17 Mayıs 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
Ve Derviş Olimpiyat kadrosunda
Esentepe: 0 Mehmetçik: 1
Esentepe The Bet Arena Londra Kupası üçüncüsü: 3-2
Day-Mer Meydan Sahnesi oyuncuları Londra'ya nenemizi getiriyor!
Demirci Halı Sarayı Edmonton’da açıldı
Blackfen Türk Okulu'nda 23 Nisan kutlaması
Fransa Başbakanı Kıbrıs'ı ziyaret etti
Yılın annesi Pelin Değirmencioğlu
Kardeş Kervan Sofrası açıldı
Limasollulardan Hornsey Okulu'na £1050

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



CELAL TEBER

'İnsanların gördüklerimi görmelerini istiyorum' diyen Teber, herkesin bir hikayesinin olduğunu ve bu hikayeleri anlatmak için sözcükler yerine görüntüleri tercih ettiğini dile getirdi.

 

Celal Teber için fotoğraf sanatında asıl önemli olan ortaya ciddi ve başarılı projeler koymak. Uzun zamandır kafasında olgunlaştırmaya çalıştığı 'çingeneler' projesini hayata geçirmek için çalışmalar yapıyor. Konuğumuz, Avrupa'da hatta dünyada 'çingeneler'in yaşam tarzlarını sergilemeyi, görüntülemeyi ve gerçekçi bir şekilde yansıtabilmeyi çok istiyor.

   11 Ocak 2007, Perşembe 12:12 Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İlkeli Sohbetler sayfasında bu hafta küçük kareleri biraraya getirerek kafasında büyüttüğü öyküleri olgunlaştıran ve daha sonra onları fotoğraflara dönüştüren bir sima yer alıyor; Celal Teber. Toplum Postası'nda gerçekleştirdiğimiz söyleşimizde konuğumuzun geçmiş hayatını, planlarını ve fotoğraf sanatına olan ilgisini konuştuk.

Celal Teber annesine göre 1973, resmi olarak 1972 yılında Türkiye'nin Tokat kentinde hayata merhaba dedi. Kütüğe erken kaydedilen konuğumuz, askere erken gidip çabuk yol almak maksadıyla bunun yapıldığını dile getirdi. İstenildiği gibi askerliğini yapan Teber, Tokat'ta dünyaya gelmesine rağmen Tokat'ı pek bilmiyor. Daha doğrusu iki yaşında iken ailece İstanbul'a göç ettiği için doğduğu topraklara dair hiç bir şey hatırlamıyor.

Dört kardeşli bir ailenin çocuğu olarak kozmopolit kente adım atan Teber'in İstanbul'la ilgili ilk aklına gelen, kendisine verdiği yabancılık hissi oldu.  Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan İstanbul, büyük ve kalabalık bir şehir olarak yabancılık hissini doğurdu Teber'in dünyasında. İstanbul ayrıca 1970'li yılların sonunda yükselen silah sesleri ve sokaklarda özgürce oynayamayan çocukları evlere yöneltti. Teber bu çocuklardan biri olarak 1980 olaylarına tanık oldu. Yaşadığı mahallenin karşı tarafındaki tepenin üzerinde devrimle ilgili kireçle yazılan yazılara bakarak ve 1980'de yükselen silah seslerini duyarak o yılların Türkiye gerçeğini kavradı.

Herşeye rağmen çocukluğunun güzel anılarla dolu olduğunu dillendiriyor Celal Teber. Gecekonduda büyüyen dar gelirli bir ailenin çocuğu olarak kalabalık bir arkadaş listesine sahipti. Gönlünce oynayabildi, koşturabildi ve paylaşabildi güzellikleri. Küçük yaşta olmasına rağmen sorumluluklarını da bildi. İlk ve orta eğitim döneminde başarılı bir öğrencilik hayatı oldu. Çok fazla sorgulayan birisiydim diyen Teber, sürekli bahsi geçen din kavramını sorgulamaya başladı. Küçükken en çok sahip olmak istediği şey bir bisikletti; ailesinin kendisine bisiklet alacak kadar maddi durumu iyi değildi. Bisiklet sahibi olmayı Allah'tan beklediğini, dersleri iyi olduğu taktirde bisikletine kavuşacağını ama bir türlü arzusunun gerçekleşmediğini söyleyen konugumuz, inanç duygusunu yitirdiğini vurguladı.

Celel Teber Kabataş Erkek Lisesi'nde abisinin kendisine aldığı fotoğraf makinasıyla çekimler yapmaya başladı. Arkadaşlarının istekleri üzerine fotoğraflar çekti. Kabataş Erkek Lisesi'nde yatılı olarak okuyan arkadaşları ailelerine göndermek için Teber'den fotoğraflarını çekmelerini istiyordu. Bu istekler konuğumuzu fotoğrafçılığa yöneltti. Derken lise sona erdi ve Teber, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nin İşletme Bölümü'nde öğrenim görmeye başladı. Üniversite devresinde derslerine yoğunlaştığı için fotoğraf aynı yerde saydı. Eğitimi boyunca Çanakkale'de kalan konuğumuz, doğanın ve doğal hayatın güzelliklerinin farkına vardı. Üniversite tercihi pek yerinde olmasa da Çanakkale sayesinde 'gezmek' kavramının büyüsüne kapıldı. Üniversitenin ardından İstanbul'a döndü ve kalabalığa alışmak için bir geçiş dönemi yaşadı. Bu dönem içinde iş hayatına atıldı. Muhasebeci olarak çalışmaya başlayan Teber, muhasebeciliğin kendisine göre olmadığını anladı. Ne yapması gerektiğini bir türlü kestiremedi. Muhasebe işlerinden sıkıldıkça fotoğrafa sarıldı. Fotoğrafçı bir arkadaşının sayesinde siyah beyaz dünyanın kapılarını araladı ve o dünyanın tutkunu oldu.

Muhasebeciliği, işten atılınca sona eren Teber, bir süre işsiz kaldı ve o sürede vatani görevini yaptı. Askerliğin ardından hayatına daha bilinçli yaklaşarak planlar yapmaya koyuldu. Fotoğrafa yönelmenin yollarını aradı. Bu yönelmenin Türkiye'de olamayacağına kanaat getirdi. Yeni yerleri aklından bir bir geçirdi. Başka ülkelere gitmek için para gerekliydi. Para kazanmak için iki yıl boyunca bir bankada çalıştı. Arzularına kavuşmak için gerekli olan parayı kazanınca, iki yılın sonunda bankadan ayrıldı. Sadece çalıştığı yerden değil, yaşadığı ülkeden de ayrılarak yüzünü İngiltere'ye çevirdi.

Celal Teber 2002 yılında Londra defterini açtı. Bu defteri açtığı için pişman değil. Hatta çok mutlu. Hedeflerine her şeyiyle ulaşamadı ama ulaşmak yolunda ilerliyor. Fotoğrafın kolay bir sanat dalı olmadığını, emek sarfetmek gerektiğini ve yeterli zaman harcamanın şart olduğunu belirten konuğumuz; fotoğrafla gündelik hayatı yaşayabilmenin önemine dikkati çekti. Büyük paralar kazanıp zengin olmak kaygıları yok. Londra'ya gelirken profesyonel bir fotoğraf sanatçısı olmak ideali vardı; bu idealine gittikçe kavuşuyor.

Celal Teber için fotoğraf sanatında asıl önemli olan ortaya ciddi ve başarılı projeler koymak. Uzun zamandır kafasında olgunlaştırmaya çalıştığı 'çingeneler' projesini hayata geçirmek için çalışmalar yapıyor. Konuğumuz, Avrupa'da hatta dünyada 'çingeneler'in yaşam tarzlarını sergilemeyi, görüntülemeyi ve gerçekçi bir şekilde yansıtabilmeyi çok istiyor. Celal Teber fotoğraf adına ne yaptıysa hepsini kendi emekleriyle gerçekleştirdi. Okudu, araştırdı, insanlarla konuştu, ustalara sordu. Fotoğraf anlayışı edinmek için sürekli çalıştı. Konuğumuzun fotoğraf anlayışı şu an belgesel tarzı bir noktada. Sosyal olaylara ilgi duymasından ötürü  belgesel tarzı şeylerden haz alıyor. Fotoğraflarında anlattıkları kuru bir gerçeklik değil; kendi gerçekleriyle bakış açısını da karelere ekliyor. 'İnsanların gördüklerimi görmelerini istiyorum' diyen Teber, herkesin bir hikayesinin olduğunu ve bu hikayeleri anlatmak için sözcükler yerine görüntüleri tercih ettiğini dile getirdi. Ticari işler yapmak için renkli fotoğraf tarzının daha çok kullanıldığını ama kendisinin siyah-beyaz fotoğraf tarzından daha çok zevk aldığını söyleyen konuğumuz; teknolojiden uzak durmadığını, bilgisayar tekniğini de kullandığını vurguladı.

İlk kişisel sergisini geçtiğimiz yılın son günlerinde Londra'da fotoğrafseverlerin beğensine sunan Celal Teber'in en büyük arzusu başarılı projeler ortaya koymak. Yığınlar tarafından tanınan meşhur bir adam olmak kaygısı yok. Kalıcı, iyi ve köklü işlere imza atmak istiyor.

Diğer İlkeli Sohbetler haberleri
30 Mayıs 2007, Çarşamba   23:42   ÜLGEN GENÇ
24 Mayıs 2007, Perşembe   15:06   RAMAZAN GÜVELİ
17 Mayıs 2007, Perşembe   22:40   ELÇİN NURİ
10 Mayıs 2007, Perşembe   20:27   OSMAN FIRAT
03 Mayıs 2007, Perşembe   11:15   REHA ARAR
26 Nisan 2007, Perşembe   16:49   YILDIZ ÇİTÇİ
18 Nisan 2007, Çarşamba   21:32   BİROL TOPUZ
12 Nisan 2007, Perşembe   09:32   NİLGÜN SONAY
05 Nisan 2007, Perşembe   09:07   HAKAN ALPİN
29 Mart 2007, Perşembe   10:52   EMİNE SÖNMEZ
   1661 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Yorum Sayısı:   1
  cengiz ılgın         - Kdz Ereğli 24 Ocak 2007, Çarşamba 21:52 
6 – aralık Ereğli İHD yönetim kurul başkanı cetin yılmaz İHD yönetim üyesi Cengiz ılgını çanakale 10 aralık insan hakları günü etkinliklri icin İHD Ereğli sübesi temsilcisi olarak eşi ve çocuklarıyla gündüz saat 00:1de gönderdi çanakale İHD şübe yönetimi saat gece 12-de karşıladı İHD çanakale yönetim başkanı Kenan döner ile hayretin pişkinin samimi yakınlıhı ile canakale anafartalar oteline ereğli İHD desi olarak konuk olduk 7-aralık sabahı İHD de şubesi üyesi hayretin pişkinle buluştuk 10 aralık insan hakları günü porogramına KDZ Ereğli şubesi yapılan etkinliklerin sırasıyla sadık kalmıştır
7-aralık çingenelerin mahale muhtarı na Ereğli insanhakları şubesi ve canakale insanhakları şubesiylen ortak ziyarette görüş alış verişi yaptık aynı gün feyzi paşa çingenelerin genclik koları dernehine ortaklaşa canakale Ereğli insan hakları şubesi olarak ziyaret ettik 7-arlık canakale yayın basın organları çingenelerle ilgili kamuda basında insan hakları Ereğli şubesiyle canakale şubesinin çingenelerin sürekli devam eden sıkıntılarını dinledi samimi sıcak ilişkiler ortamı oluşması saglandı
İHD çanakale şubesi başkanı Kenan döner ile İHDereğli şubesi Cengiz ılgın 10 aralık dünya insan hakları etkinlikleri cercevesinde görüşlerini fevzi paşa mahlesi muhtarı ramazan ışıldak la ve Fevzi paşa mahalesi gençlerinin kurduhu derneği ziyaret ettik Fevzi paşa mahlesi bir dizi temasladan sonra mahle muhtarı ramazan ışıldaha önemli bir misyon yakaladıhını hatta yönetimede talip olmalarını istedim Fevzi paşa mahalesi gencleri koruma kalkındırma ve topluma kazandırma dernehine ortaklaşa dernek başkanı mitat karabiberi ziyaret ettik muhtarın ve dernehin görüşlerini insan hakları şubesi olarak dinledik çingenelerin şuçlu gibi görüldühünü hatta polisin yohun baskısının olduhunu mahlede sürekli baskı uyguladıklarını ifade ettiler insan hakları acısından sonderece ihlal edildiklerini toplumla kaynaşamadıklarını tedirgin bir şekil de gözlemledim fevzi paşa mahlesinin sosyal durumu yogun baskılarla sindirilmiş olduhunu gördüm nüfüsün cohunluhunun genc olusu iş siz oluşu başlıca etken sosyal cöküntüler yaşıyorlar kendi başına bırakılmışlık devletin hiçbir yapıcı cözümü oluşmadıhını gördüm canakale nufüsunun 100/30 luk kesimini oluşturduhunu gördüm
8 aralık İHD Ereğli şubesi Cengiz ılgın İHD canakale şubesi Kenan dönerle canakale belediyesi ne ziyarette bulunduk insan hakları derneğinin düzenledi 10 aralık dünya insan hakları günü etkinlikleri için canakale belediye başkanı ülgür gökanı KDZ erğli yönetin üyesi Cengiz ılgın canakale İHD de başkanı Kenan döner olarak ziyaret ettik


canakale beldiyesinin cingenelerin genel sıkıntılarını net bir şekil de ifade ettim kendisin başkanlıhında çingenelerin sosyal durumlarının hiç olmadıhını sergiledim beldiye başkanın çingenelere sıcak yemek verdihini ifade etti ayrıca belediyede 6 tane zabıta çingenin calıştıhını bi kactane geri izmette calıştıhını ifade etti bende çingenelerin yerleşim alanı olan Atatürk malesinde


ki izlenimlerimin hic iyi olmadıhını çingenelerin laylon barakaların içinde ışıksız oturduhunu hatta cocukların derslerinin aksadıhını dahası ayrımcılık gördüklerini ifade edtim belediye başkanı sayın ülger gökan atatürk mahlesinin ilk etapta 78 tane konut yapımı icin proje verdihini şuanda altyapı calışmaları yaptıhını 9 evin Atatürk mahalensinde oturan cingenelerin yaptıhını gördüm KDZ insan hakları şübesi olarak yaptıklarının yeterli olmadıhını daha ileri izmetler giitirmelerini istedim

9 aralık canakalede de KDZ eregli İHD de basınla tanıştırldı Ereğli İHD de olarak geliş amacımızın 10 aralık insan hakları günü etkinlik proğramına Ereğli şübesi olarak katkı ve destekledihimizi anlatım canakale de ayrımcılıkla ilgili çingenelerin sosyal durumlarını icerihini dahası hic toplumla entekre olmadıklarını gerek siyasi gerek atanmışların davranışlarının hiç iyi olmadıhını icerihle anlatım TV kanal 17 de TV ton da görüntülerimizin çingenelere yönelik duyarlılıhımız görsel olarak kamuya haber programlarında görüntülentik
10 arlıkta kanal 17 TV le canakale sahilinde turuva atının yanında KDZ Ereğli insan hakları şübe temsilcisi Cengiz ılgın çingenelerin bu günkü yaşam koşularının icerihini röpertaj da anlattı
10 aralık dünya insan hakları günü etkinlik programı saat 18.00 de uluslar arası af örgütü Türkiye şübesi nin katkıları çanakale belediyesinin girişimiy ile GUANTANAMO YOLU film gösterimi belediye kültür etkenlikleri
Saat19:45 insan hakları evrensel bildirgesi tam metni gösterimi
Saat 20:00 İHD şübe başkanı Kenan döner açılış konuşması
Saat 20:15 İHDKDZ EREĞLİ ŞÜBESİ YÖNETİM KURUL ÜYESİ Cengiz Ilgın Konuk konuşmacı
Saat 20:30 pir sultan abdal derneğin den yöresel türküler
Saat 20: 45 te müzik dinletisi

İHA DE YÖNETİM:KURUL ÜYESİ
CENGİZ ILGIN



Ben/ çingeneyim. Çingeneliğimden önce/ insan hakları savunucusuyum. İHD Kdz Ereğli Şube yönetim kurulu üyesiyim./ İHD’nin/ Çingeneler ile ilgili çalışmaları ve/ çabası beni/ kendi sorunlarıma ve insan hakları savunuculuğuna/ kazandırdı. Şimdi/ kendi haklarımın/ kimliğimin,/ kültürümün/ Türkiye’de ve/ bütün dünyada kabul görmesi için bir çaba içindeyim./ Bu çaba ve çalışmaları/ İHD içinde yürütür iken geçmişe baktım./ Çingeneler insan hakları mücadelesi içinde /hiç anılmamışlar. Türkiye de hatta dünyada/ yok sayılmışlar/ Almanya da hitler faşizmi Yahudiler ile birlikte/ çingenelere de soykırım uygulamış/ bütün dünya Yahudileri yazmış/ okumuş ama/ çingenelere yapılan soykırım görülmemiş/ hak arama mücadeleleri,/aydınlanma mücadeleleri,/sınıf mücadeleleri,ve/ insan hakları mücadelesi/ yakın bir tarihe kadar çingeneleri/ yani bizi /hiç görmemiş/ duymamış/ yok saymış/ acaba/ kendi kendime soruyorum/ bize dünyada ve Türkiye de hak/ gaspına uğrayanlarda mı/ ayrımcılık uyguluyor? bu sorumun cevabı/ şu/ bize hak arama örgütleri ve hak gaspına uğrayanlar ayrımcılığa uğrayanlarda yani ezilenlerde ayrımcılık uyguluyor ve eziyor. Bir çingene olarak bu duygular/ içindeyim bu durumu/ herkes/ kendi yaşamında sorgulamalı/ oturduğu mahallede/ yaşadığı kentte/ kendi kendine sorabilmeli/ çingenelerinde insan hakları varmı /
Sizlere/ çok şey anlatmak istiyorum. Ama bu süre içinde sınırlıda olsa kendi yaşamımdan ve çingenelere/ genel olarak uygulanan/ ayrımcılıktan biraz bahsedeceğim.
Sizlere çingeneleri anlatmak istiyorum./Bu anlatımım /kendi yaşamımdan ve çocuklarımın yaşamından / örnekler olacak. Öncelikle/ kendimden bahsetmek istiyorum./Ben/ Ağlama Deymez Hayat’ın bestecisi’nin oğlu Ereğli Romanlarından /Karanfilin ilk torunu Cengiz ILGIN’ım. / Size/kendi yaşamımdan örneklerden oluşan/bazı şeyler anlatacağım.
Okullarımızda okuyan Roman çocukları/ horlanıp, en arka sıralarda oturtuluyor. Ben/ ve benim çocuklarım okullarda en arka sıralarda oturtulduk/ oturtuluyoruz. / Biz/ çocukluğumuzdan başlayarak/ dışlanarak büyüyoruz./ Bu dışlanmayı sürekli yaşadığımız için/ kabulde etmişiz. / Yani /alıştırılmışız/ bütün dünyada/ ikinci/ hatta /üçüncü sınıf insan /olmaya alıştırıldık. Bir örnek vereyim size/ okullarda veliler,ve herkes /çocuklarının Çingene çocukları ile birlikte/ oturmasının istemiyor./ Ööğretmenlere baskı yapıyor./ Çingene kimliğimizi gizleyebilirsek /kamu kurum ve kuruluşlarında işe girip /çalışabiliyoruz. Çingene olduğumuz bilindiğinde/ işe girme şansımız /yok gibidir./ Çingeneler/ bu ülkenin işsizleridir./ Açlarıdır./ Yoksullarıdır /Dışlanıyoruz. Ceza evinde,/ asker ocağında,/ mahallede./ Okulda/ camide./ Her yerde/ en arkada ve ikinciyiz /öyle olmamız isteniyor./ Herkes tarafından bize dilencilik /, çöp toplayıcılığı./ Çöplüklerde çalışmak/,ve/ ayak temizleyiciliği yada/ boyacılığı reva görülmüş./ Bir çok bölgede Müslüman kimliği/ edindiğimiz halde/ camilere kabul edilmediğimizde/ oldu. Hurafeler bizler için üretildi./ Bütün kültürler/ ,genel olarak herkes/ çocuklarını/ çingeneler ile korkuttu. Ama/ kendi üzerlerinden attıkları günahlarını / hep çingenelere mal ediyorlar. Günahların/ ürünü olan çocukları /bizim kapılarımıza bırakıyorlar/. Bizler/ bağrımıza basıp/ büyütüyoruz.

Oysa bizi anlayacak /bizi dinleyecek/ bizim güzelliklerimizden/ faydalanmayı düşünecek /bir kültür ve demokrasi kültürleri arıyoruz./ Bir hoşgörü bekliyoruz./ Bizim /insan ve doğal hayatı hedef alan/, kültürümüz/coğrafyada bir arada/ kardeşçe /ayrımsız/yaşayabilmenin/ en güzel örneğidir./Diğer kültür ve kimliklere öneriyorum./Bizi /çingene kimliğimiz ile beraber/ eşit ve kardeşçe kabul edin./ Bu topraklar/ bizim güzelliklerimizden çok şey kazanacak./ Kardeşlik /ve/barış gibi..
Bizi/ bütün dünyada ve Türkiye’de/ resmi kültürler dışlıyor/ ayırıyor/ ve yok sayıyor. Bizim/ egemenlik gibi, /savaş/ gibi, kar /gibi,sömürmek/ gibi bir derdimiz hiç olmadı./ Biz çingeneler/ bütün dünyada barışın ve güzelliklerin adıyız/. Şairin dediği gibi/ biz çingeneler baharız./ Baharın/ ve güneşin aydınlığının habercisiyiz/ Dünyada /yaşadığımız bütün ülkelerde/ barış için hep /var olmuşuz. Çünkü bütün dünya da bizim/ vatan ve tapu derdimiz/ hiç olmadı./ Biz doğanın bir parçasıyız ve öyle yaşamakta/ istiyoruz.
Ama /kapitalist üretim ilişkileri, /kentleşen ve sanayileşen dünya,/ bu imkanları /bize çok gördü./ Yerleşim alanlarımızı yok ettiler /ve ediyorlar./
Ve /bu ülkeyi ülkeyi yönetenler/ de bize bunu çok görüyorlar.
Yoksulluğumuz,/ açlığımız/ ve/ kendi kültürümüzün bize kazandırdığı/ bir arada yaşamak duygusu,/ kendimizle bir arada yaşamak /isteği bizi büyük kentlerin varoşlarında, yoksulluğumuz/ ve açlığımız ile birlikte dayanışarak /yaşamaya mecbur bırakıyor. Büyük kentlerde/ bir arada yaşamayı /tercih ediyoruz./ Kendi gelenek ve göreneklerimiz ile/ yaşadığımız alanları/ bir şenliğe çeviriyoruz. Mutluluğumuzu /acılarımızı bir arada yaşıyoruz. Bize bunu da/ çok gördüler. Kentsel dönüşüm projeleri bahane edilerek,/ büyük kentlerde/ evlerimiz yıkılıyor ve dağıtılıyor./ Evlerimizin/ yerleri büyük şirketlere,/ holdinglere/ve/ /kapkaççılara veriliyor./Yani/biz yok ediliyoruz./ Kültürümüz/ geleneklerimiz,/ sazımız/ sözümüz/ yok ediliyor. / Bu duruma/ insan akları örgütleri/ ve hak arama örgütleri/ müdahil olmalıdır./ Çaba koymalıdır/ bizim yaşamımız,/kültürmüz,/ ve insangibi/ yaşamamız adına/ demokrasi barış ve özgürlüklerden yana olan herkes/ müdahil olabilmelidir.
Devletin ve Sivil toplum kuruluşlarının ilgisizliği
Yazık ki Roman halkının yaşam koşullarının en kötü olduğu ülkelerden birisi de ülkemiz. Değişen yaşam koşulları Romanların geleneksel mesleklerini yapmalarını engellemekte büyük şehirlerde çöp toplamak dışında doğru dürüst alternatif de bırakmamakta. Devletin pozitif ayrımcılık yaparak en kısa zamanda Romanların iş, eğitim ve kültürel sorunlarına çare araması, Sivil toplum kuruluşlarının da toplumu özellikle ayrımcılık, ırkçılık konusunda eğitmesi gerekiyor.
BİR GÜN GELECEK GÖK YÜZÜKAPKARANLIK
NE BİR İNSAN NE BİR CANLI
İCİNE KAPAN MIŞ FANİ DÜNYA
CİNGENE KOŞAR YALIN AYAK YEŞİL OTLAR İCİNDE
BAGIRIR DOGADA TÜM YAŞAYAN DOGURGAN ANNALARA
TÜKENMEDİ CEKİLEN ACILAR
ELİNDE DEFİ İLE CALDI SÖYLEDİ AGITLAR
GÖRMEZDEN GELDİ CEKTİRDİKLERİ ACILARI KAFİR DOHANLAR
BİR GÜN GELECEK Kİ GÖK YÜZÜ KAPKARANLIK
NE BİR İNSAN NE BİR CANLI
İÇİNE KAPANMIŞ FANİ DÜNYA

Cengiz Ilgın İHD Kdz. Ereğli Şube Yönetim kurulu üyesi
YAZAN_CENGİZ ILGIN.Baglık Mahalesi Kayalık Sokak No__93
K.D.Z. EREGLİ






  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital