8 Ağustos 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
Londra Jazz Festivali Şenlen'ecek
Genelkurmay Başkanı Başbuğ oldu
Alman İstihbaratı "Derin devletin işi"
'Türkiye AB üyesi olacak'
Boris, Kraliçe'nin de akrabası çıktı
ABD seçiminde petrol savaşları
Konut sektörünü kurtarma planları
Kaybolan ehliyetinizi konsolosluktan yenileyebilirsiniz
İşçi Partisi içten içe kaynıyor
Talat "2009 başında çözüm bekliyorum"

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



VEHBİ KOCA

HAZIRLAYAN: İlke SUSUZLU

1980 sonrasında Türkiye'de beyinleri yıkanmış, yozlaşan, çevresinde olup bitenleri sorgulamayan yapay bir gençliğin yetişmeye başladığını söyleyen Koca, böyle bir ortamda duyduğu rahatsızlıktan dolayı o yıllardaki sevgilisiyle Londra sayfasını açmaya karar verdi.

Birleşik Krallık için yaptığı Kuzey İrlanda projesini çok seven Koca, bu çalışmasında iki toplumun çatışmasını ve iki toplumu birbirinden ayıran duvarı karelerle anlattı. Olumlu tepkiler alan konuğumuzun Londra'da yaşayan göçmenlerle ilgili bir çalışması mevcut.

Uysal ve uzlaşıcı bir insan olarak ırkçı ve seksist anlayışlara şiddetle karşı çıkan konuğumuz, kendisini rahatsız eden şeyleri vurgulamayı hedefliyor.

   7 Aralık 2006, Perşembe 12:18 Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İlkeli Sohbetler sayfasında bu hafta insan yaşamındaki en küçük ayrıntıları ve doğanın yansımalarını küçük karelere aktaran bir fotoğraf sanatçısı yer alıyor; Vehbi Koca. Yağmurlu ve soğuk bir Londra gününde Green Lane hattı üzerinde başladığımız sohbet çok keyifli geçti.

Vehbi Koca 1960 yılında Kars'ta dünyaya geldi. Konuğumuz Türkiye'nin Doğu Anadolu bölgesindeki Kars'ı tıpkı yazar Orhan Pamuk'un "Kar" kitabında anlattığı gibi tanımlıyor. Pamuk'un yazdıklarını pratikte yaşadığını ifade eden konuğumuz geçmişine büyük özlem duyduğunu ve buyüzden Kars'a olan borcunu ödemek istediğini vurguladı. Koca bu noktada elindeki sanatını konuşturacak elbet. Kars'la yani doğduğu kentle bir bağ kurmak için kişisel olarak fotoğraf sergisi hazırlamayı düşünüyor. Doğduğu topraklardan ayrıldıktan yirmi yıl sonra, o toprakları ziyaret eden Koca pek birşey değişmedi diyerek Kars'ta yaşayan insanların yoksul, ezilmişve mahzun yanlarını anlattı.

Konuğumuzun geçmişteki yolculuğu devam ederken otuz, kırk bin nüfusu olan Kars'tan üniversite eğitimi için ayrılıp İstanbul'a gidişi aklına geliyor. Gidiş o gidiş... 1977-78 yıllarıydı veya dönemi. Yani Türkiye'nin siyasi anlamda karışık olduğu bir dönem. Vehbi Koca ise İstanbul'da patlamaya hazır, naif, saf bir Anadolu çocuğu olarak yaşamaya çalışıyor. "1980 darbesi hatta cuntası" dediği dönemde yaptığı siyasi faaliyetlerden dolayı suçlandıp tutuklandığını belirten Koca, bir yıl karanlık bir hücreye hapsedildi. fiimdi demokratik bir sol anlayışı olsa da, o yıllarda radikal bir sol anlayışının olduğunu ve toplumun ikiye bölündüğünü ifade eden konuğumuz, sol propaganda yaptığından ötürü tutuklandığını dile getirdi. Hücre odasındakendisini daha iyi tanıyan ya da yeteneklerini keşfeden Koca, hapisten çıktıktan sonra siyasi kavgalara ait olmadığını hissetti. Sanatçı kimliği git gide oluşmaya ve oturmaya başladı. Sanata olan ilgisi İstanbul'da şekillendi. Romantik bir yanı vardı ve bu yanı O'nu öykülere, şiirlere ve resimlere yönlendirdi. Renkleri tuvale aktardı, yazılar kaleme aldı. Sosyal sorunları ana mesele haline getirdi ve sosyal içerikli işlere imza attı. Uysal ve uzlaşıcı bir insan olarak ırkçı ve seksist anlayışlara şiddetle karşı çıkan konuğumuz, kendisini rahatsız eden şeyleri vurgulamayı hedefliyor.

Aşırı olan hiç birşeyin yanında yer almayan Koca'nın tutuklandıktan sonra üniversite hayatı da son buldu. Yine de kendisini yetiştirmeyi bildi. Yedi sekiz ay ünlü hocalardan resim dersleri alarak sanat yolculuğuna yelken açtı. Bunun yanında Cumhuriyet gazetesinin Kitap Fuarı'nda çalıştı. Başka bir gazete-mecmua dağıtım şirketinde görev aldı. Yavaş yavaş fotoğraf ve sinema dünyasına kaymaya başladı. O yıllardaki sevgilsinin konuğumuza hediye ettiği fotoğraf makinesiyle, Koca çeşitli manzaraları belgeledi. Fotoğraf çekmekten haz aldı. Önce siyah beyaz sonra da renkli fotoğraflar çekti ve insanların beğenisini toplamaya başladı. Daha önce almış oluğu resim derslerinin hiç kuşkusuz yararını gördü. Türkiye'de fotoğrafçılık üzerine hiç bir kursa gitmeyen konuğumuz yaşamını Türkiye öncesi ve sonrası diye ikiye ayırıyor.

Vehbi Koca Londra'ya 1988 yılında ayak bastı. 1980 yılından sonra Türkiye'de küs bir cenerasyonun oluştuğunu ve yaşadığı ülkeden rahatsızlık duyduğunu ifade eden konuğumuz, sekiz yıllık bir zaman zarfı içinde barışık bir hayat yaşayamadığını ve hala küs olduğunu vurguladı. 1980 sonrasında Türkiye'de beyinleri yıkanmış, yozlaşan, çevresinde olup bitenleri sorgulamayan yapay bir gençliğin yetişmeye başladığını söyleyen Koca, böyle bir ortamda duyduğu rahatsızlıktan dolayı o yıllardaki sevgilisiyle Londra sayfasını açmaya karar verdi. Green Park'ta bir dil okuluna kaydını yaptırdı. Bu okulda bir çok ulusun yer alması Londra'ya daha hızlı ve kolay adapte olmasını sağladı. Koca Londra'da, doğru olarak değerlendirdiklerinin ve düşündüklerinin sorgulanabilceğini öğrendi. Daha ılımlı ve uzlaşıcı bir yapı kazandı.

Eğitime önem veren Vehbi Koca kendisini geliştirmek için London College of Printing'de Medya kursuna yazıldı. Medya kursundan sonra aynı okulda A-Level Fotoğraf eğitimi aldı. Fotoğrafla sinemayı birleştirme fikriyle hareket etti ve kısa metrajlı filmler yapmaya koyuldu. Derken Westminister Üniversitesinin Fotoğraf Bölümü'ne kaydını yaptırdı. Aynı anda Southwark College'de Odion Vision Design alanında öğrenim gördü. Bir yanda fotoğraf, diğer yanda sinema. Ve biribiriyle ilintili iki sanat dalını hem pratikte hem de teoride birleştirdi. 1990'ların başında gece geç saatlere kadar çalıştığı bir süreçten geçti. Projelerini hayata geçirmek ve üretip başka insanlarla paylaşmak için çok çalıştı. Kısacası konuğumuz için Londra, sanatsal anlamda gelişip büyüme süreci oldu. İngiltere'nin başkentinde koşulların zengin olduğunu; müzelere, galerilere, akademilere ve her türlü malzemeye istenildiği anda ulaşılabileceğini belirten Koca, on sekiz yıllık Londra serüveninde bir çok başarılı ise imza attı.

Özellikle Birleşik Krallık için yaptığı Kuzey İrlanda projesini çok seven Koca, bu çalışmasında iki toplumun çatışmasını ve iki toplumu birbirinden ayıran duvarı karelerle anlattı. Olumlu tepkiler alan konuğumuzun Londra'da yaşayan göçmenlerle ilgili bir çalışması mevcut. Göçmenlerin yaşam biçimini, dünyaya bakış açılarını, alışkanlıklarını anlatan Koca'nın bu çalışması hala devam ediyor. Londra, Belfast, Türkiye ve Amerika'da sergiler açan konuğumuz IFSAC'ın düzenlediği Fotoğraf Bienali'ne de katıldı. Son olarak kısa bir süre önce kurulan RenkArt çatısı altında açılan karma fotoğraf sergisinde yer alan Koca, RenkArt için olumlu şeyler düşünüyor. RenkArt'ın Londra'daki Türkçe konuşan toplumlara sanatsal ve kültürel yönden olumlu şeyler vaadettiğini düşünen konuğumuz, böyle bir catı altında üretmekten mutluluk duyduğunu belirtti.

Geniş Açı dergisine yazılar yazan, Foto8 için Türkiye'ye yönelik röportajlar yapan Koca yazmaktan büyük keyif alıyor. Kuzey İrlanda ve göçmenlerle ilgili projelerine devam eden Vehbi Koca, iki yıl içinde Türkiye'nin siyasi ve sosyal yapısıyla ilgili kapsamlı bir fotoğraf sergisi planladığını da bizlerle paylaştı.

Diğer İlkeli Sohbetler haberleri
30 Mayıs 2007, Çarşamba   23:42   ÜLGEN GENÇ
24 Mayıs 2007, Perşembe   15:06   RAMAZAN GÜVELİ
17 Mayıs 2007, Perşembe   22:40   ELÇİN NURİ
10 Mayıs 2007, Perşembe   20:27   OSMAN FIRAT
03 Mayıs 2007, Perşembe   11:15   REHA ARAR
26 Nisan 2007, Perşembe   16:49   YILDIZ ÇİTÇİ
18 Nisan 2007, Çarşamba   21:32   BİROL TOPUZ
12 Nisan 2007, Perşembe   09:32   NİLGÜN SONAY
05 Nisan 2007, Perşembe   09:07   HAKAN ALPİN
29 Mart 2007, Perşembe   10:52   EMİNE SÖNMEZ
   1367 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital