Ersoy Osman şimdilerde '14 Milion To One' ismini verdiği eseri yazdı. Lotery kazanmanın on dört milyonda bir olduğunu anlattığı eseri de ilgi göremeyince, konuğumuz kendi matbaasını kurup ismini de değiştirdi ve eserini yayınlattı.
Kendisini bildi bileli çizgi film kahramanları olan superman ve spiderman'i mizahi bir şekilde çizgisel anlamda kağıtla buluşturan Osman, bir yandan da yazmaya başladı. Önceleri çizmekten büyük haz alırken, ergenlik döneminde yazmanın büyüsüne kapıldı.
İlkeli Sohbetler sayfasında bu hafta düşlerini, hayallerini, dünyaya bakış açısını ve düşüncelerini satırlara aktararak kendisini anlatmaya çalısan bir isim yer alıyor; Ersoy Osman. Ya da bir diğer adıyla Jason Nightingale. Kıbrıslıtürk olarak kaleme aldıklarının İngiltere'deki yayın kuruluşları tarafından sansüre uğramaması ve eserlerinin basılması için yabancı bir isim kullanıyor.
Ersoy Osman 18 Aralık 1976 tarihinde Kuzey Londra'da dünyaya geldi. Çocukluğu ve ilk gençlik yılları Wood Green sokaklarında geçen konuğumuzun babası Mehmet Salih, restoran işiyle uğraşan ve Londra'ya Pınarbaşı'ndan gelen birisiydi. Anne Emine Osman ise evhanımı olarak bütün vaktini çocuklarına adayan ve başkente Kurtuluş'tan gelen bir isimdi. Üç kardeşin en küçüğü olarak sıkıntılı ve mutsuz bir çocukluk geçiren Osman, bunun nedenini babasını küçük yaşta kaybetmesine bağlıyor. Beş yaşında babasını kaybeden konuğumuzun kızkardeşi de yürüyüp konuşamıyor. Anne Emine hanım herşeye rağmen bütün sevgi, ilgi ve şevkatini çocuklarına vererek O'nları koruyup kolladı. Ersoy Osman şimdi 29 yaşında, hayatındaki herşey yolunda gidiyor. Ama Yirmi yıl önce babasinın yokluğu yüzünden sıkıntılı bir evreden geçti.
Crouch End bölgesinde Highgate Secondary School'da öğrenim hayatı başlayan konuğumuz en büyük idealini yedi yaşında belirledi. Kendisini bildi bileli çizgi film kahramanları olan superman ve spiderman'i mizahi bir şekilde çizgisel anlamda kağıtla buluşturan Osman, bir yandan da yazmaya başladı. Önceleri çizmekten büyük haz alırken, ergenlik döneminde yazmanın büyüsüne kapıldı. fiimdi birşeyler çizmese de o yıllardaki yazar olma idealini hayata geçirdi. Başka dünyaları merak edip araştırmalar yapan konuğumuz günden güne hayal gücünü geliştirerek bugün durduğu noktaya geldi.
Ersoy Osman bir yandan yazarken diğer yandan da öğrenimine devam etti. Southgate Kolej'in ardından sırf diploma sahibi olmak için Middlesex Üniversitesi'nin İşletme bölümünde okumaya başladı. Üç yıllık üniversite eğitimi boyunca kendisini korumak için judo, boxing gibi dövüş sporlarıyla uğraşan Osman, üniversite döneminde yazma eylemine ara verdi. Derslerine iyi calışıp diplomasını başarıyla almak için kendisini okula koşullayan konuğumuz, para kazanmak için de sinemalarda bilet sattı.
Osman, üniversitenin ardından işletmeyle ilgili değişik işler yapmaya çalışsa da pek başarılı olamadı. Diploma derecesi düşük olmasının yanında İngiltere'de yabancı toplumlara karşı ırkçı davranışların olmasından ötürü istediği işi yapamadığını söyleyen konuğumuz, bunu sanssızlık olarak degerlendirdi. Adını bu yüzden değiştirip Jason Nightingale yaptığını ifade eden Osman, kendisine yeni iş yolları aramaya koyuldu ve Türkiye'ye gidip İngilizce öğretmenliği yapmaya karar verdi. Teaching English as a for of Language kursunu yapan konuğumuz, Türkiye'ye gideceği sırada Polanya'lı bir bayanla tanıştı. Polonya'dan Londra'ya iki haftalığına tatile gelen bayana aşık olan Osman, bu aşkı yarıda kesti. Polonya'lı bayan, konuğumuzu kendi ülkesine gitmesi konusunda ikna etmeye çalıştıysa da Osman kabul etmedi. Bunun üzerine yeni aşıklar ayrılmak zorunda kaldı. Konuğumuz Kıbrıs'a gitmek için biletini almasına rağmen, Polonyalı'ya, Türkiye'ye gideceğini söyledi. Aradan bir kaç gün geçti ve Türkiye'de 1999 yılındaki korkunç deprem meydana geldi. Osman Londra'ya dönünce cep telefonunda Polonyalı eski sevgilisinin Türkiye'deki depremden dolayı kendsisini merak eden mesajlarıyla karşılaştı. Kendisinin iyi olduğunu söylemek için hemen telefona sarılan konuğumuz, bitirdiği aşka yeniden başlamaya karar verdi ve Polonya'ya gitti. Altı yıl Polonya'da kalan ve evliler kervanına katılan Osman, İngilizce öğretmenliği yaparak hayatını idame ettirdi. Altı yıllık evliliği anlaşmazlık yüzünden bitiren konuğumuz Londra'ya geri geldi. Dört ay önce başkent sınırlarına giren Osman, İngilizce öğretmenliği mesleğini sürdürüyor.
Tüm bu evlilik ve Polonya macerası boyunca konuğumuzun yazarlığı devam etti. Üniversitenin ardından kalemi yeniden eline aldı ve Kıbrıslıtürkler'in sesini dünyaya duyurmak için birşeyler yazmaya başladı. Bu sesi en iyi şekilde duyurmak için bir film senaryosu yazmaya koyuldu. Eroini simgelemesi bakımından 'Beyaz Altın' ismini verdiği film senaryosunda Kıbrıslıtürk, Rum ve Türkiyeli karakterlerin bulunduğu bir mafya olayını anlattı. Ambargoları anlattığı film senaryosunu İngiltere'deki ecentalara gönderdi. İlgi gormeyince senaryoyu roman olarak yazmaya karar verdi. Üç yıllık uğraştan sonra romanı tamamladı ve eserini Polonya'dan Londra'daki yayın şirketlerine gönderdi. Yine kimse ilgilenmedi. 'Beyaz Altın'ın ardından 'Dedektif' isimli romanını kaleme alıp Londra'daki yayın şirketlerine gönderdiyse de yine beklediği ilgiyi göremedi.
Ersoy Osman şimdilerde '14 Milion To One' ismini verdiği eseri yazdı. Lotery kazanmanın on dört milyonda bir olduğunu anlattığı eseri de ilgi göremeyince, konuğumuz kendi matbaasını kurup ismini de değiştirdi ve eserini yayınlattı. Beş yüz kitap yayınlatan Osman, eserlerini beş kitap evine verdi. Bunun yanında www.amazon.co.uk ve www.theundergroundpress.co.uk adreslerinden de kitaplara ulaşılabileceğini belirten konuğumuz, ilgilenenlerin jsn_nightingale@yahoo.co.uk e-mail adresinden de merak edilen soruları sorabileceklerini ifade etti. Kitaplarını Türkçe'ye tercüme edip yayınlatmak istediğini de söyleyen Ersoy Osman, bu konuda kendisine sponsor aradığını da belirtti. |