İlkeli Sohbetler sayfasında bu hafta iyi bir aile babası, Olay gazetesinin sahibi ve Londra'nın en başarılı işadamalarından bir isim yer alıyor, Nural Ezel. Yatırımlarıyla ve atılımlarıyla Londra'da yaşayan Türkçe konuşan toplumlara her fırsatta yardım elini uzatan Ezel'le unutulmayacak keyifli bir sohbet yaptık.
Nural Ezel 1964 yılında Limasol Dört Fenerler'de hayata merhaba dedi. Kıbrıs'tan on beş yaşında, henüz gençliğe adım atan bir delikanlı olarak ayrılsa; hatta Kıbrıs'ta öğrenim görmese de Kıbrıs konusuna duyarlı bir isim. Özellikle Kıbrıslılığı'yla gurur duyuyor. Beş kardeş olarak dünyaya gelen Ezel kardeşlerin en küçüğü.
Nural Ezel'in Londra serüveni on beş yaşında başladı. Bu serüven hala devam ediyor. Konuğumuz saygıyla bahsettiği Londra'da yaşayan abisi Cemal Ezel'in yanında kalmaya başladı. Daha iyi bir öğrenim için İngiltere'nin başkentine gelip yerleşen konuğumuzun annesi Malyalı (Bağlarbaşı) zengin bir ağa kızı olan Ayşe hanım. Babası ise Ayannili'li (Aydınköy) süvari polis kumandanının oğlu Kamran Ezel.
Konuğumuz ilk Londra günlerini bir zar oyununa benzetiyor. Kıbrıs'tan Avrupa'ya yelken açmasını düşeş olarak değerlendiriyor. "Hep yek de gelebilirdi" diyerek şanslı bir başlangıç yaptığını ifade eden Ezel, şu anda kırk iki yaşında. Yirmi beş yıldır sağlam bir şekilde kendi ayaklarının üzerinde duruyor. İyi bir gelecek için anne-babası tarafından başkent Londra'ya gönderilmesini yerinde bir karar olarak görüyor.
Nural Ezel on sekiz yıllık evli birisi. İki tane oğlu var. İşine ne kadar zaman ayırıyorsa evine de o kadar zaman ayırmaya özen gösteriyor. ENKA isimli muhasebe bürosunun geçmişi evliliğinden de eski. ENKA'nın temellerini yirmi yıl önce attı. Bu sağlam temellerin haklı gururunu yaşayan Ezel, tam on sekiz yıl muhasipliğini yaptığı Olay gazetesinin altı yıldır sahibi olarak başarıdan başarıya koşuyor. "Üç işim var. Evim, muhasebe bürom ve Olay gazetesi. Üçünde de iddialıyım. Karımdan ölüm olarak ayrılmayı, çocuklarımdan ölümden önce ayrılmayı Allah bana göstermesin" diyen konuğumuz ENKA'nın bir aile şirketi olduğuna dikkati çekti. Eşi Aycan, konuğumuzun ismi ve oğulları Kamran ile Koray'ın isimlerinden oluşan muhasebe şirketinin kendisi için büyük önem taşıdığını defalarca ifade etti.
Nural Ezel başarılı olmanın sırrını nasıl açıkladı peki? Üç kelimenin unutulmaması gerektiğine dikkati çekti. Tevazu göstermek, hoşgörülü olmak ve güler yüzlü davranmak. Konuğumuza göre bunlar yolun yarısı. Elbette bunları kazanmak zor. İş hayatını bunları kazandıktan sonra kazanıyorsunuz. Bu üç maddeyi hazmetmek önemli. Ezel, bu özelliklerle etrafınızda sizlerle çalışacak insan bulmanının kolay olduğunu, ekip işinden anlayan insanın iş adamı olabileceğini söylerken, "Sunmayı bilen büyüktür. Sunduğu kişiden büyük olur. Her şeyi ben yaptım. Ben, ben, ben demek yanlıştır." şeklinde konuştu. Yani konuğumuz, işletmeci olmak için, iş adamının sunmayı bilmesi gerektiğini vurguladı.
Nural Ezel yoğun bir tempoda çalışırken, sıkıldığı veya yorulduğu zamanlarda yorgunluğunu evinde atıyor. Sükuneti evinde buluyor. Kendisi için değişiklikler yapıyor. İki oğlu var. Onlarla arkadaşlık ilişkileri kuruyor. Arsenal üyesi olarak maçlara gidiyor. Misafirperver bir insan. Bu nedenle dostlarını evinde ağırlıyor.
Konuğumuz ailesine çok düşkün. Bu yüzden 'risk' sözcüğünü hayatından uzak tutuyor. Olay gazetesini almayı bir risk olarak değerlendirse de bu vakitten sonra sadece çocuklarının geleceğini düşünmeyi daha doğru buluyor. Oğulları yirmi yaşına gelinceye kadar yaşamını Londra'da idame ettirmeye kararlı. Çocuklarının geleceğini düşünen bir baba olarak, sözü kendi babasına getiriyoruz. Nural Ezel bugünlere gelmesinde babasının büyük rol oynadığına dikkati çekti hemen. Peki babandan sana ve senden çocuklarına geçecek en önemli şey nedir sorumuza hiç düşünmeden "gurur" cevabını verdi. Bu tek kelimelik cümlenin anlamı çok derin. Bazı durumlarda gururunun esiri olabileceğini açık kalplilikle söyleyen konuğumuz, bir yanlış veya hata karşışında da suçunu kabul etmeyi bir gurur meselesi yaptığını dile getirdi. Bababsının kendisine gururla kini ayırabilme konusunda büyük öğütlerde de bulunduğunu belirten Ezel, sohbetimizi şu cümlelerle sonlandırdı: "Babam benim için çok şey demektir. Bunu anlatmak zor. Beni çok sevdiğini bilirdim. Öldüğü zaman keşke aklındakileri alabilseydim dedim. Onun adını andığımda titriyorum. Öldükten sonra bir yıl boyunca her gün ağladım. Hatta Sevim halam ağama, senin de çocukların var derdi. Herşeye hazırlıklı olmak lazım demek ki! Babamı çok seviyorum..."
Nural Ezel keyifli geçen sohbetimizin sonunda babasını yad edince gözyaşlarını yine tutamadı. Babası tüm yaşamında. Hayattaki başarılarının sırrı zaten babasının öğütlerinde saklı. Yirmi yıllık bir iş deneyimi olan Nural Ezel, geçen yıllarla güçlü olmadı; istikrarıyla gücü yakladı. Her zaman 'biz' sözcüğünü kullanmaya özen gösterdi. Ezel'e göre evde ve işte başarılı olmak için 'biz' sözcüğünü kullanmak çok önemli. |