|
Geçtiğimiz hafta, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarına tanık olduk. Ondan bir hafta önce de Anneler Günü idi. Kadınlar için ardarda iki kutlama. Bu iki günde kadınlara ne kadar değer verildiği belirtildi. Kadınlar ne kadar şanslıymış! 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, Türkiyede şık kadınlar, önde asker erkeklerin taşıdığı çelenkler ve üst düzey asker eşleri olmak üzere Anıtkabiri ziyaret ettiler. Alkış tuttular. Deftere kozmetik, anlamsız şeyler yazdılar. “İzindeyiz” falan gibi. Ve o gece binlerce, onbinlerce kadın o aynı ülkede kocaları, erkek kardeşleri, sevgilileri tarafından ev içi şiddet yaşadı. Seks yapmak istemedikleri için zorla tecavüze ugğradı kadınlar o aynı ülkede 8 Mart gecesi. 8 Mart gecesi, görkemli salonlarda Kadınlar Günü baloları düzenlendi. Şampanyalar patlatıldı. Çılgınca eğlendiler sosyete kadınları ve eşleri. Bazı kesimler balolarda, kokteyllerde, kutlamalarda havyar tadıp şampanya yudumlarken, kocaları tarafından birkaç çocukla sefalet içinde terkedilmiş kadınlar, anneler ve küçücük çocukları, damları akıtan gecekondu evlerinde soğuktan çeneleri titreyerek uyumaya çalışıyorlardı. İşte Radikal gazetesinden bir alıntı: “Türkiye'de kadınların büyük bölümü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü ev işleri yaparak, tarlada, aile işlerinde bedava çalışarak kutluyor! Gelişmiş ülkelerde çalışma çağındaki kadınların yüzde 45 -80'i istihdam edilirken, Türkiye'de bu oran yüzde 22.2 seviyesinde. İstihdama katılan kadınların yüzde 38'si ise tarlada veya eşinin dükkânında 'ücretsiz aile işçisi' olarak çalışıyor. İşte 8 Mart'ta Türkiye'nin kadın tablosu” Dünya Kadınlar Gününde görkemli törenler düzenlendi. Bizim küçücük anavatanımız Kıbrıs’ta da ağızlarına mikrofon uzatılan siyasiler, kadın dernekleri, sendika temsilcileri görkemli sözler söyleyerek dünyadaki tüm kadınların gününü kutladılar. “Dünyanın neresinde olursak olalım, sömürülen kadınların yanında olacağız” dediler. 8 Mart gecesi, ülkelerindeki sefaletten kaçarak çeçit umutlarla bu küçücük ülkeye getirtilen yabancı seks işçileri insafsızca sömürüldü, aşağılandı, dövüldü, tecavüz edildi. Ve yukarıdaki sözleri söyleyenler kıllarını kıpardatmadılar burunlarının dibindeki bu kadınlar için 9 Martta. Ne de KKTCdeki kadın kaçakçılığına karşı seslerini duyacağız bu kahramanların 10 Mart, 16 Ağustos, 23 Aralık, 8 Ocak, v.s., v.s. tarihlerinde. Geçtiğimiz hafta, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarına tanık olduk. Ondan bir hafta önce de Birleşik Kırallıkta Anneler Günü idi. Tüm dünya ülkelerinde tıpkı bizim 23 Nisan günü çocuklara karşı sergilediğimiz hipokrasi, riyakârlık ve ikiyüzlülük sergilendi. Dünya Kadınlar Gününde sayısı çok kabarık kadınlar, gelişmemiş değil, “gelişmesi önlenmiş” ülkelerdeki göçmen kamplarında gıdasızlıktan karınları şişen küçücük yavrularının ölmesini beklediler. Göz çukurlarında artık yaş kalmamış, çocuklarının yüzlerine konan sinek ordusunu kovrmaya takatleri olmayan annelere, kadınlara erkek sözde askerler saldırıp zorla tecavüz ettiler göçmen kamplarında. 8 Mart gecesi yataklarında ilerinin kadınları olacak küçücük kız çocukları sessizce ağladılar. Babalarının kendilerini değil, sadece erkek kardeşlerini sevdikleri için. İstenmemenin ezikliğini yaşayarak gözleri yaşlarla doldu. Bazı küçük kızlar babalarının, erkek kardeşlerinin, erkek akrabalarının yatak odalarına yaklaşacak olan ayak seslerini küçücük kalbleri korku ile çarparak beklediler. 8 Mart günü, hergün olduğu gibi yaşıtları şehirlerdeki okullarda beyinlerini faydalı bilgilerle doldururken milyonlarca kız çocuğu evde kalıp anneleri ile tarlalarda çalıştı. Çünkü kız oldukları için onların eğitim görmesi gereksizdi babalarına göre. 8 Mart günü anneler, kadınlar morglara gidip erkeklerin yönettiği uyuşturucu çeteleri tarafından öldürülen kişilerin cesetlerinin çocuklarına ait olduklarını doğruladılar . 8 Mart günü dünyanın birçok yerinde kadınlar töre ve namus cinayetleri kurbanı oldular. Sayısız genç kız aileleri tarafından zorla, hiç görmedikleri erkeklere evlendirildiler. Bazıları evlerinden kaçtı. Bazıları ise canlarına kıyma teşebbüsünde bulundular. Becerenler de oldu. Bazı ülkelerde kız çocukları vahşi bir örf ve adeti yerine getirme uğruna yatırılıp ‘sünnet’ edildi. Bu satırları okumakta olan erkeklere soruyorum. 8 Mart 2009 tarihinde ve ondan sonraki 8 Martlarda çevrenizdeki kadınlara “Kadınlar Gününüz kutlu olsun” deyip çiçek verirken yüzünüz hiç kızarmayacakmış.
|