20 Ağustos 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
Alman İstihbaratı "Derin devletin işi"
Genelkurmay Başkanı Başbuğ oldu
Talat "2009 başında çözüm bekliyorum"
Serap Tezcan barış ve kardeşliği yazıyor
Kolesterolü düşürmek için en yeni teknikler
Johnson canlı yayında sinek yuttu
Richard Barnes'tan destek sözü
DAÜ Yaz Kampı’na Londra’dan 12 genç katılıyor
ICAD: "Sadece Ergenekon'u Değil, Devlet Yapımı Kontrgerillayı Dağıtın"
Kraliçe yine Londra'dan

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kimi zaman “boşuna yapılan” yargılamalar vardır hayatlarımızda...

Bize yapılan...

Bizim yaptığımız!

Yargılar!

Yargılayanlar!

Haksız yargılamalar...

Haksızca yargılayanlar...

Suçunuz yoktur ama sanık sandalyesine oturturlar.

Bağırıp çağrırsınız; ağlayıp sızlarsınız kulak asmazlar.

Sağdan soldan etrafınızı sararlar.

Alanınız daralır; ruhunuz sıkılır!

Kendinizi ifade edemezsiniz.

Veya ifade etmenize izin vermezler.

Kimsenin umrunda değildir bu...

Dinlemezler.

Dinlemeye çalışmazlar.

Anlamazlar.

Anlamazlıktan gelirler.

Kulaklarını tıkarlar!

Sorgular sorgular sorgular...

Hiç bitmez.

Ardı arkası kesilmez.

Konuşmaya çalışırsınız susturular.

Konuşturmak için uğraşırlar; tam konuşacakken ağzınızı kapatırlar.

Hükümlerini en baştan koyarlar.

Peşin hükümlüdür şu yargılayanlar.

-Durun, dinleyin, anlamaya çalışın.

Yoooo, hayır!

Böyle bir şansınız olamaz.

Sizin cezanız kesilmiştir çoktan.

Bu yüzden açıklamak için boş yere nefesinizi tüketmeyin, herşey nafile.

Neden, nasıl, niçin sorularıyla başlayan ve hayatımızı kuşatan şu yargılayıcı cümleler, kimi zaman boş yere insanları kırıyor.

Kırıyoruz; kırılıyoruz.

Ama hiç akıl koymuyoruz.

Bir zamanlar birilerinin bize yaptığını hiç düşünmeden biz de bir gün aynı şeyi başkalarına yapabiliyoruz.

Oysa karşımızdakini anlamak önemli önce.

Dinlemek.

Şans vermek.

Belli bir süre beklemek.

Zorlamadan sabretmek.

Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!

İçimizde kabaran duyguları dizginleyebilmek şart.

Yara almamak, yaralamamak için başkalarının sesine de kulak vermeliyiz.

Peşin hükümlülük bazen suçsuz günahsız insanların hayatlarını mahvedebiliyor.

Basit veya sıradan birşey değil bu.

Dinlemek, dinlemeyi bilmek bir hüner.

Kararı vermeden son bir şans tanımak!

Sonradan pişman olmamak için kulak vermek karşımızdakilere...

Yargılamadan önce muhakkak karşımızdakinin sesine kulak vermeliyiz.

Ve yargılamak yerine anlamaya çalışmayı denemeliyiz. 

   325 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!
06 Haziran 2008, Cuma   Dünü getiremeyiz belki ama şimdiyi kurtarabiliriz!
29 Mayıs 2008, Perşembe   Gözden geçirilmeli geçmiş denen geçen giden şey!
14 Mayıs 2008, Çarşamba   Büyüklük duruşladır, şekilcilikten vazgeçiniz!
08 Mayıs 2008, Perşembe   Yan gelip yatmaktansa dosdoğru gitmek en güzeli!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital