7 Eylül 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
DAÜ İngiltere’den gelen öğrencileri ağırlıyor
Tolga’nın filmi tartışma getirecek
Orhan Pamuk'un son romanı bir aşk masalı
Piraye’nin Sandığından Nazım’ın “Öteki Defterleri” Çıktı
İran’daki idamlara karşı protesto
Methanol found in counterfeit Spar brand vodka
Thousands celebrate Olympic Handover in Hackney
‘Beş Vakit’ İngiltere’de gösterime giriyor
KIBRIS'TA MÜZAKERE SÜRECİ RESMEN BAŞLADI
Eylem, gönülleri fethetti

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Uzun, dar ve bitmeyen koridorlardı yaşamak...

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Ocak 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ah yaşamak.

Sen nelere kadirdin...

İsmin aklıma gelir gelmez geride bıraktığım yılları kuşanıyordum kayıtsızca...

Yaşamak...

Bir daha ele geçmez bir fırsat.

Zordun, karmaşıktın ama güzeldin.

Herşeye rağmen ayakta kalma savaşıydın.Zor olanın daha tatlı olduğunu gösterendin.

Ve oradan oraya savurandın.

Bense savrulandım.

Bir yerden alıp başka bir yere fırlatmıştın beni.

Sonra oradan koparıp başka yerlere serpiştirmiştin...

Her an toplanmayı bekleyen parçalar bütünüydüm.

Aradan zaman geçtikçe olup bitenleri ayırt etmeye başlamıştım.

Sanki bir masallar dizisiydim şimdi.

Başı belli, çilesi dinmeyen ve sonu mutlulukla bitecek bir masal.Uzun kış akşamlarında düşünecek çok zamanım oldu arkadaşlar.O akşamlarda vakitli vakitsiz yığınla hezeyan şakaklarımda çınladı.Meğer ne kadar çok şey biriktirmişim bu masalda...Ve meğer ne kadar çok şey gebe kalmış bilinmezliğe.Bu bilinmezlik bazen düğüm düğümdü.Bazen de ilmek ilmek çözülüyordu.Netleşiyordu yaşamak kavramı.

Ben o netliğin ortalarında bir yerlerdeyim şimdi.Yıllardır bu kavramla cebelleşmiştim...

Ne mutlu ki, git gide netleşirken birçok yolu ardımda bırakmıştım.İki iki daha dört eder mantığını yıkmaya çalıştığım saatleri de elimin tersiyle itmiştim.

Geride bıraktıklarıma dönüp bakıyordum.Sonra kapatırım deyip de açtığım parantezleri kapatmak için kolları sıvadım.Sonra yeni cümleler düşündüm...Ardından önemli paragraflara başladım.

Adım adımdı bugüne kadar herşey, bundan sonra da adım adım olmalıydı.Derken çıktığım kapıdan girdiğimi farkettim.

Etrafıma bakındım.Pek birşey değişmemişti.

İyi ki çıkmıştım o dar kapıdan...

Yaşamak dedikleri buydu.

Uzun, dar ve bitmeyen koridorlar.Oysa ben nasıl da değişmiştim.Zaman değiştirmişti farkına varmadan.Ben istememiştim, bilinçlice olmamıştı.Farkındalıklarla sarılmıştı dört bir yanım.

Acının tatlıyı katık ettiği bir yorgunluk durağındaydım.Efkar basmıyordu eskisi gibi ama yüzüme bir hüzün çöküyordu.Kalbimin orta yerinde avaz avaz bağıran bir çığlık vardı, susturmayı başaramıyordum.İlginçtir kimse duymuyordu, görmüyordu, bilmiyordu.Savaş halindeydim her an.Barışa susamıştı gözlerim.Barışmayı çok istiyordum ve birgün belki diyerek ilerliyordum.Rüzgar üşütüyordu kulaklarımı...Kırmızı iki katlı otobüsün ön camından seyre dalıyordum tanıdığım sokakların beni bezdiren dünlerime.Yaşamanın erişilmez tadına varıyordum yeniden.Birleştiren, dağıtıp toparlayan, kucaklayan, korkutup kaçıran ve sonra geri döndüren sokaklardan geçiyordum barış için.

Gidişimle küsmüştüm birşeylere, küstürmüştüm birşeyleri...

şimdi barış zamanıydı.

Masal devam ediyordu.

Acıyla tatlı el ele vermiş yaşamın rengini anlatıyordu.

Bense onların arasında netleşiyordum.

Yaşamak güzel diye haykırıp el sallıyordum yeni doğacak günlere....

   863 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Eylül 2008, Perşembe   Vermesini de bileceksin almasını da!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Alışmakla alışmamak birdir!
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!
06 Haziran 2008, Cuma   Dünü getiremeyiz belki ama şimdiyi kurtarabiliriz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital