20 Ağustos 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
Alman İstihbaratı "Derin devletin işi"
Genelkurmay Başkanı Başbuğ oldu
Talat "2009 başında çözüm bekliyorum"
Serap Tezcan barış ve kardeşliği yazıyor
Kolesterolü düşürmek için en yeni teknikler
Johnson canlı yayında sinek yuttu
Richard Barnes'tan destek sözü
DAÜ Yaz Kampı’na Londra’dan 12 genç katılıyor
ICAD: "Sadece Ergenekon'u Değil, Devlet Yapımı Kontrgerillayı Dağıtın"
Kraliçe yine Londra'dan

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Çürük tahta zehirliyor yaşamak fiilini

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Kasım 2006, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir defter açılır bir defter kapanır.

Hayat bu!

Ne olacağını bilemezsin.

Tahmin edersin sadece.

Körkuyu değil; perdenin ardındakiler var göremediğiniz.

İşte bütün mesele bu göremediklerinizde.

Belki öngörüleriniz güçlüdür...

Ya da hissedebilme yeteneğiniz fazladır; hepsi bu.

Ötesi yok, yaşayarak görmekten başka!

Yaşam sınıyor.

Bir miktar ödül veriyor.

Yanlış bir adımda verdiğini alıyor.

Ne oldum diyemiyorsunuz!

Yani diyenler var ama sonlarını görüyoruz.

Ödülden sonra ceza geliyor nasıl olsa.

İnsanın durduğu nokta çok önemli.

Varmakla yol almanın kesiştiği tek yer çünkü.

Yaşarken gayemiz birşeyleri sonlandırmak ve daha sonra yeni başlangıçlara yelken açmak.

Kimilerinin kısa gördüğü uzun bir yol var önümüzde.

Yeni kapılar ve güçlü adımlar lazım.

Defter bittiği anda yedekte başka bir defter olmalı.

Yazgınız devam ediyor çünkü...

Yaşadıkça kapıları çalmak lazım.

Yanlış kapıyı çalmak kurtarabiliyor.

Karşınıza çıkacak kişi önemli.

fiansınız iki misli artabilir ya da tamamen şanssızlığa bulanabilirsiniz.

Oysa adım atma noktasında iki kere soluklanmalıyız.

Yanlış adım atmak daha çok sürüklenmenize neden olabilir.

Adımlar size bağlı!

Birileri sizi itmedikçe yönünüzü siz tayin edersiniz.

Titrek adımlar sallantılı günlere gebe.

Yürekli olunmalı.

Dizginleri elde tutmalı.

Kontrol her daim size ait olmalı.

İliklere kadar yaşamak bütün mesele.

Aksi taktirde boşa kürek çekmiş olursunuz.

Sonra çürük tahta misali gittikçe dağılmaya başlar hayat...

Zehirlenir yaşamak fiili.

Koca bir girdap beliriverir.

Öyle bir girdap ki dışına çıkmak nafile!

Bir yudum kahveden aldığınız tadı özler olursunuz.

Böyle bir noktada düşünmek için zorlarsınız kendinizi.

Başınızı ellerinizin arasına alırsınız.

Sımsıkı kavrarsınız.

Hiç birşey duymamak için taaruz edersiniz düşüncelerinize.

Ne yazık ki düşünceleriniz kuşatma altında; onlar size ulaşamaz.

Derken bir yerlerden süzülen isimsiz bir ışık karşınıza çıkar.

Peşinden gidersiniz!

Bir umut!

Geniş zamanlara doğru koşmaya başlarsınız.

Bir de bakmışsınız ki yeni defterin üstünde yürümektesiniz.

Kalelerden fırlayan muhafızlar gibi kuşanmış bir şekilde, defterin sayfalarına karışmaya çalışırsınız.

Satırlardan yol alarak yaşamak fiilini harekete geçirirsiniz.

Belki ödülünüz daha fazla, belki de cezanız!

İkisi de büyük bir lutuf aslında.

Ne oldum hastalığından kurtulmak için varmakla yol almak arasındaki noktada herşeyin olabileceğini kabul etmeli.

Çürük tahtaya basmamak için eski defterleri zaman zaman okumalı!

   1078 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!
06 Haziran 2008, Cuma   Dünü getiremeyiz belki ama şimdiyi kurtarabiliriz!
29 Mayıs 2008, Perşembe   Gözden geçirilmeli geçmiş denen geçen giden şey!
14 Mayıs 2008, Çarşamba   Büyüklük duruşladır, şekilcilikten vazgeçiniz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital