|
Sirenler çalıyordu!
Ya özel bir gündü.
Ya da birdenbire gelen bir tehlike anıydı...
O sesler ki O'nu çoktan terk etmişlerdi.
Vay be!
Ne kadar olmuştu.
Ne uzun ne de kısa.
Ortalarda bir yerlerdeydi.
Biraz daha gecikse gidemeyecek, biraz erken hareket etse kalamayacak bir noktadaydı.
Dönüm noktasında dedikleri türden.
Çok zor bir durum yani...
Sirenler uzun uzun çalmaya devam ediyordu.
Üstelik yek avaz bir şekilde yükseliyordu.
Tıpkı yıllar öncesinde olduğu gibi.
Uçağa adımını atarken içindeki seslerin siren seslerine karıştığı gibi.
O gün bu gündür içindeki sesler hiç dinmedi zaten!
Yıllardır boğuşmayı sürdürüyor sessizlik içinde.
Bu nedenle bir kez daha duymak istemiyordu sürgüne giderken uğurlandığı sesi.
Sürgünün sesi.
Asırlar önce anlatılan bir masalın mutlu sonuna odaklamıştı hayatının son bir kaç senesini.
fiimdi bu sesler neyin nesiydi!
Duymayı beklemediğindendi sırt dönüşleri.
Birdenbire karşısında nasıl olmuştu da belirivermişti!
Adeta hücum halindeydi geçmişin dar sokakları.
O sokaklar ki çıkmaz sandığınız ama bir şekilde başka sokaklara çıkan.
Anılar büklüm büklümdü.
Anılar tazeydi, sıcaktı.
Oysa bir dakika öncesine kadar yalnızlık kapısını defalarca çalmıştı!
fiu anda durum değişmişti.
Unuttuğunu sandıkları bir bir önünde dizilmişlerdi.
Kimileri yüzlerini gizliyordu.
Kimileri gülüşlerini.
Fakat kahkaha seslerini duyuyordu...
Kendisini asla rahat hissedemeyeceği bir noktadaydı.
Eli kolu bağlı değildi Allah'tan!
Gözlerine kale duvarlarının mavi gökle kaynaştığı ihtişamlı haller bürünüyordu.
Kulaklarında şehrin çığlıkları yükseliyordu.
Ama ne şehirdi.
Öyle böyle değil!
Hiç bir şekilde kendisini unutturmuyordu.
Oltaya takılan balıklar gibi sudan çıkmışa dönüyordu bu yüzden.
Kayıp ülkenin seyyar duyguları olmak böyle bir şeydi herhalde.
Oltaya takılmak ve orada kayıtsızca sallanmak.
Suların kahramanı olmak.
Fakat bir daha özgürlüğe geri dönememek.
Korkunç bir şeydi.
Düşüncesi bile kötü!
Artık sırt dönemeyeceği bir yerdeydi.
Kapana sıkışmış değildi.
Yalnızca sürgünün sesini dindirmeliydi.
Sonra da tamamen susturmak.
Oltadaki balık olmamak.
Oltanın ucunda sallanmamak!
Boğulacaksan kendi sularında boğulmak.
Kayıp ülkenin seyyar duyguları değil...
Kayıp ülkenin varisi olmak!
Yani olacaksan doğduğun toprakların kahramanı olmak.
|