20 Ağustos 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
Alman İstihbaratı "Derin devletin işi"
Genelkurmay Başkanı Başbuğ oldu
Talat "2009 başında çözüm bekliyorum"
Serap Tezcan barış ve kardeşliği yazıyor
Kolesterolü düşürmek için en yeni teknikler
Johnson canlı yayında sinek yuttu
Richard Barnes'tan destek sözü
DAÜ Yaz Kampı’na Londra’dan 12 genç katılıyor
ICAD: "Sadece Ergenekon'u Değil, Devlet Yapımı Kontrgerillayı Dağıtın"
Kraliçe yine Londra'dan

YORUMLANANLAR
Kıbrıslı Türklerin Londra'daki tarihi mahkemede gitti! [1]
Eğitim eşitsizliği dargelirliler aleyhine artıyor [1]
Döven dövene [1]
Erkeklerin Kadınlardan Ricasıdır [2]
200 bin sığınmacıya af! [1]



Kayıp ülkenin seyyar duyguları olmak

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Ekim 2006, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sirenler çalıyordu!

Ya özel bir gündü.

Ya da birdenbire gelen bir tehlike anıydı...

O sesler ki O'nu çoktan terk etmişlerdi.

Vay be!

Ne kadar olmuştu.

Ne uzun ne de kısa.

Ortalarda bir yerlerdeydi.

Biraz daha gecikse gidemeyecek, biraz erken hareket etse kalamayacak bir noktadaydı.

Dönüm noktasında dedikleri türden.

Çok zor bir durum yani...

Sirenler uzun uzun çalmaya devam ediyordu.

Üstelik yek avaz bir şekilde yükseliyordu.

Tıpkı yıllar öncesinde olduğu gibi.

Uçağa adımını atarken içindeki seslerin siren seslerine karıştığı gibi.

O gün bu gündür içindeki sesler hiç dinmedi zaten!

Yıllardır boğuşmayı sürdürüyor sessizlik içinde.

Bu nedenle bir kez daha duymak istemiyordu sürgüne giderken uğurlandığı sesi.

Sürgünün sesi.

Asırlar önce anlatılan bir masalın mutlu sonuna odaklamıştı hayatının son bir kaç senesini.

fiimdi bu sesler neyin nesiydi!

Duymayı beklemediğindendi sırt dönüşleri.

Birdenbire karşısında nasıl olmuştu da belirivermişti!

Adeta hücum halindeydi geçmişin dar sokakları.

O sokaklar ki çıkmaz sandığınız ama bir şekilde başka sokaklara çıkan.

Anılar büklüm büklümdü.

Anılar tazeydi, sıcaktı.

Oysa bir dakika öncesine kadar yalnızlık kapısını defalarca çalmıştı!

fiu anda durum değişmişti.

Unuttuğunu sandıkları bir bir önünde dizilmişlerdi.

Kimileri yüzlerini gizliyordu.

Kimileri gülüşlerini.

Fakat kahkaha seslerini duyuyordu...

Kendisini asla rahat hissedemeyeceği bir noktadaydı.

Eli kolu bağlı değildi Allah'tan!

Gözlerine kale duvarlarının mavi gökle kaynaştığı ihtişamlı haller bürünüyordu.

Kulaklarında şehrin çığlıkları yükseliyordu.

Ama ne şehirdi.

Öyle böyle değil!

Hiç bir şekilde kendisini unutturmuyordu.

Oltaya takılan balıklar gibi sudan çıkmışa dönüyordu bu yüzden.

Kayıp ülkenin seyyar duyguları olmak böyle bir şeydi herhalde.

Oltaya takılmak ve orada kayıtsızca sallanmak.

Suların kahramanı olmak.

Fakat bir daha özgürlüğe geri dönememek.

Korkunç bir şeydi.

Düşüncesi bile kötü!

Artık sırt dönemeyeceği bir yerdeydi.

Kapana sıkışmış değildi.

Yalnızca sürgünün sesini dindirmeliydi.

Sonra da tamamen susturmak.

Oltadaki balık olmamak.

Oltanın ucunda sallanmamak!

Boğulacaksan kendi sularında boğulmak.

Kayıp ülkenin seyyar duyguları değil...

Kayıp ülkenin varisi olmak!

Yani olacaksan doğduğun toprakların kahramanı olmak.

   1329 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!
06 Haziran 2008, Cuma   Dünü getiremeyiz belki ama şimdiyi kurtarabiliriz!
29 Mayıs 2008, Perşembe   Gözden geçirilmeli geçmiş denen geçen giden şey!
14 Mayıs 2008, Çarşamba   Büyüklük duruşladır, şekilcilikten vazgeçiniz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital