|
Kimbilir kaç gündür aynı yerde duruyordu...
Sımsıkı saracağını düşleyerek özlemleri büyütüyordu!
Etrafına bile bakmıyordu.
Herşey yollardaydı sanki...
Gözleri yollara kolları güneşe yalvarırcasına bekliyordu.
Belki de kımıldamadan!
Hem de hiç yerinmeden.
Şikayet etmeden.
Büyük bir soğuk kanlılık gösterisiydi bu!
Bir sabır yarışı da olabilirdi.
Yarış değildi O’nun için.
Ama bir şekilde kolların zamanla savaşıydı.
Adına ne derseniz deyin...
Kollar kucaklamak için açık duruyordu!
Yoldan birisi görünebilirdi.
Kimsecikler gelmeyebilirdi de...
Kendisini sürekli telkin ediyordu bu nedenle.
Her bekleyişin hayal kırıklıklarıyla sonlanması...
Ve insanın kollarının boş kalması inanılmayacak derecede yaralıyordu!
Biliyordu ama yapabilecek birşeyi yoktu!
Tercihi buydu.
Umutla hayal kırıklığı karşı karşıya geliyordu her defasında.
Bir oyunun iki farklı takımıydılar!
Her yeni gün kolların kucaklaşacağı anı hayal etmekle doğuyordu.
Her günün sonunda bitip tükenmeyen arzunun hayalleri yıkılıyordu.
Başka günlere kalıyordu sayısız sessiz bekleyiş.
Tüm ricalar hissizleşiyordu.
Donuyordu adeta!
Kaybetme içgüdüsü kapıdaki yabancı oluveriyordu.
Her günün başındaki arzu saatleri sarıp sarmalıyordu kimi zaman.
Bu akıl karıştırıyordu.
Umuttu çünkü!
İşte bu yüzden kollar bekçi olmaya devam ediyordu.
Büyük bir sözü tutmak ya da görevi yerine getirmek gibi birşeydi bu!
Hayat daha da derinlik kazanıyordu.
Bir bakıyordunuz kuşlar yuvalarına dönüyordu.
Sonra birden göçüyordu.
Yeni yavrular kanat çırpmayı öğreniyordu.
Özgürleşiyorlardı!
Gidenler galibiyetleriyle ya da mağlubiyetleriyle seferlerinden dönüyorlardı.
Sabah ezanı her yere yayılıyordu.
Bir anda akşam oluveriyordu.
Güneş yüzünü gizliyordu.
Sayısız göz ufka dalıyordu.
Yeni renkler alışılmış geliyordu.
Albatroslarla turnalar dost olup, el ele veriyorlardı.
Herşey kendiliğinden oluveriyordu anlayacağınız.
Hem de hiç zorlamadan.
Bir de bakmışsınız ki imkansız gibi görünenler hayatımıza girip zafer çığlıkları atmaya başlamışlar!
İşte bu yüzden bıkıp usanmadan beklemektedir ‘O’ kollar...
Kolları aşka açık, kolları barışa dönük!
Kollarında sevda filizlerini büyüteceğine inanarak tam o noktada ‘yaşamı’ seyre dalmaktadır.
|