23 Kasım 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [1]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Kapatma ve Ergenekon davaları devam ederken Güngören provakasyonu

Koray DÜZGÖREN
koray@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Bazılarına bakılırsa beklenmedik bir olay. Bazılarına göre ise beklenen bir provakasyon.
Ergenekon İddianamesi’nin açıklanmasından hemen sonra, AKP’nin henüz başlamış olan kapatma davası görülürken Güngören’de patlayan bombalar Türkiye’nin kırılgan yüzünü bir kere daha ortaya koydu.Geçtiğimiz Pazartesi gecesi saat 21.55’te Güngören’in Güven Mahallesi’ndeki ana caddede bulunan beton çöp kutularından birine daha önceden yerleştirilmiş bir ses bombası patladı. Bu patlamada üç ya da dört kişi yaralandı. Gezintiye çıkmış olan kalabalık yaralılara yardım etmek için olay yerinde toplandı. İlk bombadan yaklaşık on dakika sonra bu kez kalabalığın toplandığı yerdeki çöp kutularından birinde bulunan ikinci bomba patladı. Parça tesirli olan bu bomba çevredeki insanlardan on beşinin ölümüne, 15’i ağır 140 kişinin de yaralanmasına yol açtı. Daha sonra ağır yaralılardan ikisinin yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı 17’ye çıktı.Bombaların patlamasıyla birlikte, “Bu hain saldırı kimin tarafından yapılmış olabilir?” tartışmaları da gündeme geldi.Gerçekten, kim yapabilirdi böylesine alçakça bir saldırıyı?Bu saldırıyı kimin ya da kimlerin yaptığı tartışılırken herkesin hemfikir olduğu konu bu olayın alçakça bir provakasyon olduğuydu.  Gerçekten de Mahkeme henüz Ergenekon İddianamesini kabul etmişti ve AKP hakkında açılan kapatma davası da Yüksek Mahkeme olan Anayasa Mahkemesi’nde başlamak üzereydi.Buna rağmen, başta ülkeyi birbirine düşürmek ve ortaya çıkacak kargaşadan yararlanarak belki iktidar olabilirim düşüncesi içinde olan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal olmak üzere bazı aklıevveller hemen teşhisi koydular.“Bu iş, olsa olsa PKK’nın işi” olabilirdi.Çünkü tam da bu sırlarda silahlı kuvvetler yeniden sınır ötesi hava operasyonlarına başlamıştı. Baykal ve benzerleri, devam eden davalar nedeniyle ülkenin heran bir patlama, siyasi suikast ve kargaşa beklediği bir ortamda ileriye sürdükleri sorumsuz iddialarla ülkenin bir Kürt-Türk çatışmasından medet mi umuyorlardı. Bilmiyorum.Yalnız bilinen bir şey varsa o da, böyle bir iddianın, hemen patlama sonrasında dile getirilmesiyle Batı ve Güney’de Kürtlerin yaşadığı kentlerde Kürtlere yönelik bir tahrik kampanyasının başlamasına neden olabileceğiydi.Neyseki bu sorumsuz açıklamalara hükümet kanadından fazla katılan olmadı ve şimdilik bölyle bir çatışma tehlikesinin dışında kaldı.Ayrıca da başta PKK olmak üzere DTP  bu saldırı kınayarak kesinlikle Kürtlerin herhangi bir şekilde bu alçak olayla ilintisinin bulunmadığını ilan ettiler. Bunun derin devlet işi olduğunu ve arkasında Ergenekon örgütünün devlet içindeki uzantılarının olabileceğini öne sürdüler.ÖDP İstanbul Milletvekili  Ufuk Uras çok daha net bir tahminde bulunarak, “Bu Bombayı Atanlar "Üzerimize Gelmeyin" diyerek Ergenekon’u işaret etmiş oldu.Güngören'deki patlamada ölenlerden Eğitim Sen üyesi Halit Öğe için patlamanın olduğu yerde basın açıklaması yapan sivil toplum, siyasi parti ve meslek odaları temsilcileri de "Bombalar kardeş kavgası isteyenlerce patlatıldı" dediler.Uras açıklama sırasında şunları söyledi:  “Karanlık güçlerin provokasyonuyla karşı karşıyayız. Kardeş kavgası yaratmak isteyenlere karşı birlik olmak gerekiyor. Bu bombayı patlatanlar ‘Bizim üzerimize gelmeyin’ diyor. İnatla üstlerine gideceğiz.” Saldırıyı yapanların “Barıştan, huzurdan ve demokrasiden korktuklarını” ifade eden KESK Genel Başkanı Evren de,  “12 Eylül, Susurluk ve Ergenekon bir bütündür. İktidara sesleniyoruz; ‘Ya bunları açığa çıkartırsın ya da bu olayların müsebbip sizsiniz” dedi. “Çekingen tavırlara yer olmadığını” belirten TTB Genel Başkanı Gencay Gürsoy ise, “Türkiye’de toplumsal hafızanın zayıf olduğunu biliyoruz. Yaşanan bu katliamı unutturmamak için tüm sivil toplum örgütleri ve basın kuruluşları çabalamalı” şeklinde konuştu.Evet, Türkiye karanlık örgütlerin, karanlık ilişkilerin cenneti olmaya devam ediyor. Ergenekon davası bazı olayların, bazı ilişkilerin açığa çıkmasını belki sağlayabilir ama asıl örgüt hala dimdik ayakta. Belki de yendi bir düzenlemeye gidiyor. Bu arada da bu patlamayla, “Daha fazla üzerimize gelmeyin. Daha fazla ileri gitmeyin” demek istiyor.Çünkü bilinen bir şey varsa, herhangi bir terör olayı ile verilmek istenen bir mesaj daima vardır. Örgütler ya da bu olayların failleri mutlaka bu saldırı ile bir mesaj vermek isterler.Buradaki mesajın ne olduğunu kuşkusuz önümüdeki günlerde Ergenekon davasının seyrine bakarak daha iyi anlayacağız.Ama olayın yapıldığı zaman dilimine ve şekline bakarak bu mesajın görülmekte olan davalarla ilgili olduğunu söylemek de bir kehenet sayılamaz. Üstelik de bu çete, Ergenekon vesaire, adı ne olursa olsun, bunda çok daha kanlılarını gerçekleştirmiş, çok da korkunç katliamlara imza atmış bir çete. 6-7 Eylül olayları, Kahramanmaraş Katliamı, Sivas Katliamı hep bu çetenin marifetleri. Siyasi katliamlar, siyasi cinayetler, bombalama olayları ve daha binbir melanet hep bu çetenin işi.Bunları gözünü kırpmadan yapan bir anlayış Güngören’deki patlamayı haydi haydi yapar.Şunu da ilave etmek zorundayız. Yarın bu patlamanın faili olarak ortaya çıkartılacak kişilerin kimlikleri ve bağlı oldukları örgütler kimseyi yanıltmasın. Netice olarak yapılan şeyin kimin yararına olduğuna, perdenin arkasındaki asıl faile bakmak gerekecek.Ergenekon davasıyla devletin illegal yapılanması tamamen çökertilip Türkiye demokratik bir hukuk devleti olmak yolunda ilerleyebilecek mi?Yoksa bu davayla asıl örgüt, günün ve değişen dünyanın şartlarına göre yeniden kendisini yapılandırarak ayakta kalmaya ve Türkiye’nin başına bela olmaya devam mı edecek?Göreceğiz.Tabii bu arada, tepkilerimizi göstermeye, demokratik taleplerimizi ileri sürmeye ve bu amaçla örgütlenmeye devam etmek zorunda olduğumuz gerçeğini tekrarlayarak.
   2474 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Dönüşü olmayan yol’ politikası kimseye fayda sağlamadı
22 Ekim 2008, Çarşamba   Gerginlik gerginliği, şiddet şiddeti körüklerken...
15 Ekim 2008, Çarşamba   Artık deniz bitti. Kimse eski masallara inanmıyor
01 Ekim 2008, Çarşamba   "Bu kriz bizi etkilemez. Bizim yardımlarımız var"
20 Eylül 2008, Cumartesi   "Birisi vurmadan kafanız çalışmıyor mu?"
25 Temmuz 2008, Cuma   Ergenekon ve parti içi despotizmden güç alan darbe heveslileri
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ergenekon iddianamesi: Ne reddetmek. Ne de çok şey beklemek gerek
03 Temmuz 2008, Perşembe   Toz duman arasında Sivas katliamını unutmayalım
26 Haziran 2008, Perşembe   İsmi nedeniyle sınır kapısından çevrilen bir çocuğun hikayesi
13 Haziran 2008, Cuma   'Ayıkla pirincin taşını'



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital