Bu sorulara cevap vermeye çalışayım:
Allah (c.c)
Dünyayı,Ayı, Güneşi, Gezegenleri ve Mevcudatı
yaratı ona sistem ve kural koydu,Seneyi var etti onun içerisine 12 ayı
yerleştirdi onunla hesablarımızı bilelim diye, O aylar içerisinden Ramazan
ayını seçti. Ramazan ayının içinden Kadir gecesini seçti ve biz kullarına ikram
etti. Buda gösteriyorki Allah biz ibadet eden kullarını seviyor.Ramazan ayı
boyunca her gün ve gece Allah dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve derki:
‘Yok mu aranızda
bağışlanmak isteyen onu hemen bağışlayayım, yok mu aranızda rızıklanmak isteyen
ona hemen rızık vereyim, yok mu belalardan, sıkıntılardan kurtulmak isteyen ona
huzur ve rahatlık vereyim, yok mu başka talepleri olan isteklerine cevap
vereyim.’
Oruç, Sevgili Peygamberimizin
Mekke’den Medine’ye hicretinden iki yıl sonra Bakara Suresinin 183.
ayetiyle Ramazan ayında, farz kılındı. Yüce Rabbimiz bu ayette şöyle
buyuruyor: “Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere
farz kılındığı gibi size de farz kılındı.
Umulur ki korunursunuz.”
Peygamber efendimiz
(s.a.v.), Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:
(Ramazan ayı
mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet
kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece
vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından
mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.)
ORUÇ Nedir?
İslam dininde oruç:
"Sabahın başlangıcı sayılan, 'Fecr-i Sadık' adı verilen beyazlığın doğu
ufkunda belirmesinden güneşin batışına kadarki sürede mükellef bir insanın,
ibadet niyetiyle nefsini: yemek, içmek ve cinsel ilişki gibi orucu bozan
şeylerden uzak tutmasıdır."
Orucun
Güzellikleri Hikmetleri :
Alimler demişlerdir
ki: oruç ve açlıkda on güzellik vardır:
l. Açlıkta kalb safası, gönlün
hakka daha bağışıklı, göz keskinliği vardır. Tokluk ise tembellik verir,
basireti kör eder. Dimağda buharı fazlalaşdırır, bu sebeble kalbde bir ağırlık
olur. Söylenen fikirlere uyum sağlamaz,
sırları anlayamaz.
2. Açlıkta kalb yumşaklığı olur. Kalb safası da insanı ibadetin lezzetini idrak
etmeye hazırlar, zikrinin ve sair ibadetlerinin te'sirini görür.
3. Kalbde züll alcak gönülülük olur, şımarıklık gider. Cenab-ı Hakk da hadîsi
kudside: "Ben, benim rızam için kalbi münkesir olanlarla beraberim",
buyurmuştur. Lüzumsuz ferah ve böbürlenmenin
başlangıcı olan, aynı zamanda büyük mahrumiyetlerin sebebi olan iftihar
ve böbürlenme duygusu gider. Nefis açlıkla kırıldığı kadar hiç bir şeyle
kırılmaz.
4. İnsan açlıkda belaları unutmaz, zararlara ve afetlere duçar olanları unutmaz.
Tok olan açları unutur, aç olanlar ise açlığın ve belaların elemlerini
bilirler. Elemli fakirleri ve zayıfları unutmazlar.
5. Açlık bütün ma'siyet arzularını kırar, devamlı kötülüğü emreden nefsin
(nefs-i emmarenin) üzerine basar.
6. Açlık, insana temmbellik veren fazla uykuyu defeder. Çok yiyen ise çok içer,
çok içen çok uyur, çok uyuyanın gafleti artar. Kimin gafleti artarsa hüsrana
uğrar ve nedameti artar.
7. Açlıkta ibadete devam kolaylaşır. Toklukta ise ibadet zorlaşır, ibadete
devam ise daha güçleşir.
8. Açlıkta bedenler ve uzuvlar sıhhatli olur, hastalıklar def olur. Çünkü
umumiyetle hastalıkların sebebi çok yemek, çok içmek, çok uyumak, kan
fazlalığıdır. Hastalık ibadetlere mani olur, kalbi huzursuz eder, ibadet
şevkini kırar.
9. Gayet sade bir hayat sürer, sıkıntısı olmaz. Az yemeği alışan az mala kanaat
eder. Bu sebeble Rasûlullah -sallallalahü aleyhi ve sellem-: "İktisada
riayet eden fakra duçar olmaz." yani maîşetinde orta yolu tutan fakir
olmaz buyurmuşlardır.
10. Açlıkta sadakasını gönül huzuru ile verebilir, yemeğinin fazlasını
yetimlere, miskinlere dağıtır, kıyamette de sadakası altında gölgelenir.
Başka bir sohbette
buluşmak üzere Allah orucumuzu ibadetimizi Kaul buzursun.
Aziz Durmaz |