Mustafa Çetinkaya
Toplam uzunluğu bin 937 mil (3100 km) olan Londra - İstanbul arası kara yolculuğu, arabaya ve sürüşe başlı olarak değişmekle birlikte yaklaşık üç gün devam ediyor. Otoyollar, tüneller, sarp geçitler, köy yolları ve şehir merkezleri gibi bir çok değişik etabı bulunan yolculuk bir anlamda macara. Uzun ve renkli yolculuğun keyifli yapılabilmesi, sorun yaşanmaması için ilk defa gidenler başta olmak üzere tüm okurlarımıza yol hakkında bilgi vermeye çalışacağız.
Karayolu ile Londra’dan Türkiye’ye on defa gidiş geliş yapan Londra siyah taksi şoförü. Nesimi Erbil, Avrupa kara yollarında en az sorunla seyahet etmek konusunda bu yazıyı hazırlamamızda yardımcı oldu.
Rahat ve zamandan kazanmak için Londra’dan çıkış günü çok önemli, Almanya ve Kuzey Avrupa’da yoğun olarak yaşayan çok sayıda Türk vatandaşı ile aynı gün yola çıkmamaya dikkat etmek gerekiyor. Almanya ve Hollanda’da yaşayan işçiler hafta sonu tatillerini izine dahil edebilmek için genellikle cuma günleri akşam ya da Cumartsi sabah erkenden yola çıkmayı tercih ediyorlar. Londra’dan yola çıkmak isteyenler için pazar, pazartesi, salı ve çarşamba en isabetli günler. Haftanın bu günlerinde yola çıkan Londralılar aynı yolu tercih eden diğer gurbetcilerin neden olduğu trafik yoğunluğundan kurtuluyorlar. Deneyimli danışmanımız Nesimi Erbil, İngiltere’den Türkiye’ye gitmek isteyenler için Fransa, Belçika, Almanya, Avusturya, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan güzargahını tavsiye ediyor. Fransa otoyolları için yaklaşık 100 -140 euro ödenmesi ve Fransız polisinin çok titiz (kıl) olması nedeniyle Belçika üzerinden giden, Fransa’yı teğet geçen E 40 otoyolu başlangıç için dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri. Trafiksiz ve ücretsiz E 40 sizi Almanya’nın Köln şehrine kadar ulaştırıyor. Buradan alınacak A 3 otoyolu yaklaşık 400 kilometre devam ederek Güney Almanya’da bulunan Nürnberg kentine ulaşıyor. Her 40 kilometrede servis istasyonu bulunan bu yolu takip edenler Nurberg’den sonra 170 kilometre uzunluğundaki A 9 yoluyla Münih çevre yolu üzerinden Salzburg tabelesını takip ederek Avusturya’ya ulaşıyorlar.
Avusturya sınırında yol vergisi alınmalı
Londra’dan Avusturya sınırına kadar ücretsiz ve sorunsuz devam eden yola bu aşamadan sonra sürücülerin daha fazla dikkat etmeleri gerektiriyor. Avusturya sınırından ülkeye girmeden önce otoyol geçiş pulunun alınması gerekli. Haftalık 7 euro olan pulun alınmaması halinde ağır para cezası uygulanıyor. Bu pulu aldığınızda eğer yanınızda yoksa Avusturya polisinin mutlaka istediği 5 euro değerinde sarı yeleği de almayı unutmayın. Alp Dağları’ndan geçen Avusturya yolları yılın her mevsimi yağışlı olduğundan dikkatli ve yavaş gidilmesi can güvenliğiniz ve ceza yememeniz açısından “önemle rica olunur”. Salzburg yakınlarında başlayan Avusturya’dan yolculuğunu Villach tabelalarını takip ederek sürdürün. Villach yazılarını gördüğünüzde ilk defa olarak İstanbul tabelalarını da göreceksiniz.
Küçük bir AB ülkesi olan Slovenya’da sorun yok, yalnız yollar paralı olduğu için 15 euro değerinde oto yol pulu alınması gerekiyor. Yeri gelmişken belirtelim, tüm kıta Avrupa ülkelerinde euro geçerli ve sterlinle alışveriş yapma şansınız yok. Yanınızda yeteri kadar bulundurmanızda yarar var. Ayrıca beş ve onluk bozuk paralar bulundurmanızda yolun bundan sonrasında para üstü ödeme alışkanlığı olmayan ülkelerde işinize yarayacaktır!
Pasaport kontrolleri Hırvatistan’da başlıyor
Batı Avrupa bitti. Yol, pasaport, sıkı kontrol ve “çorba parası” bölgesine giriş yaptınız. Londra’dan yola çıkanlar ilk defa pasaport kontrolünü Slovenya Hırvatistan sınır kapısında yatırıyorlar. Avrupa Birliği ülkesi olmamasına rağmen Hırvatistan tam bir AB ülkesi görünümünde ve insanları çok nazik. Hırvatistan boyunca yaklaşık 400 kilometre virajsız devam edecek olan E 80 otoyolu oldukça keyifli. Sıradaki ülke uzun yıllar savaş yaşadığı için “by pass” edilen Sırbistan. Artık güvenli olduğu söylenebilir. Sınırdan 150 kilometre sonra başkent Belgrat’a ulaşılıyor. Çevre yolu olmayan Belgrat’ı sabah ve akşam iş trafiğinin olmadığı saatlerde geçilmesi şiddetle tavsiye olunur. Sırbistan’a kadar konaklama ve molalarda çok fazla sorun yaşanmazken bu ülkede dikkatli olmak gerek. Belgrat’dan sonra Nis kentine kadar yaklaşık 150 kilometre devam eden yolda durulmaması uzmanımızın tavsiyesi. Nis’de bulunan Hürriyet tesisleri konaklamak için en iyi nokta. Nis’den sonra 13 tünel geçilen yaklaşık 80 kilometre devam eden sarp ve tehlikeli dar yol başlıyor. Tek şeritli bu yolda yavaş gidilmesi ve çok gerekmedikçe sollama yapılmaması gerekiyor. Özellikle konvoy halinde giden guruplar buna çok dikkat etmeliler. Saatte 60 kilometre hız sınırlaması bulunan yolda çok sıkı radar kontrolü yapılıyor. Sırbistan ve Bulgaristan’da benzin alacaksanız para üstü almayı unutun. Bu nedenle paranızın tamamı kadar deponuza benzin doldurun. Arabadan dışarıya çöp atmak büyük suç, bu nedenle dışarıya en küçük çekirdek kabuğu atılması dahi astronomik cezalara neden oluyor.
“Komşi Çorba Parası”
Yolculuğun en sorunlu ülkesi olan Sırbistan’ı geride bıraktınız ve Dimitrovgrad sınır kapısından Bulgaristan’a adım attınız. Burada polisler Türkçe konuşmaya başlıyor fakat “çorba parası” da başlıyor. Son yıllarda azalmakla birlikte yukarda yanınıza almanızı tavsiye ettiğimiz beş ve on eurolar burada işinize yarayacaktır.
Sınırdan Sofya 50 kilometre tek şeritli yolda her on kilometrede bir radar kontrolü var ve hız sınırı saatte 60 km. Sofya’ya girmeden önce sola çevre yoluna girmek gerekiyor. İstanbul ve transit yazan tabelayı kaçırmayın; Bu çıkışı kaybettiğinizde bozuk köy yollarında çok toz yutar ve zaman kaybedersiniz. Bulgaristan’da yol kenarlarında müşteri bekleyen hayat kadınlarına da dikkat etmek gerek. Bulgaristan boyunca toplam 360 kilometre yol var. Bunun yaklaşık 200 kilometresi otoyol ve geri kalan 160 kilometresi bozuk yollardan oluşuyor. “İstanbul transit” yazan Sofya çevre yolundan sonra yaklaşık 200 kilometre otoyol bulunuyor. Svillengrad şehrinden sonra köy ve kasabaların içinden geçilen yolda doğru düzgün tabela bulunmadığından dikkatli olmak gerek. Ayrıca hırsızlığın çok yoğun olarak yaşandığı bu bölgede zorunlu olmadıkça durulmaması, durulmak zorunda kalınırsa da arabadan fazla uzaklaşılmaması şiddetle tavsiye olunuyor. Harmanlı kasabasını geçtikten sonra önünüze Türkiye girişi kapısı olarak Kapıkule ve Hamzabeyli olmak üzere iki yol çıkar. Bu aylarda sınır kapısında günlerce beklenilen uzun kuyruklar olduğu için İstanbul’dan gelen tır şoförlerine kapılarda bulunan trafiklerin durumunu sorup diğer kapıya yönelebilirsiniz. Londra’dan çıkış gününüzün Almanya’dan yola çıkanlarla kesişmemesi zaman zaman tam gün beklemelere yol açan yığılmalara takılmamak için çok önem kazanacaktır.
Ayrıca akşamları 6 - 8 saatleri arasında vardiya değişikliği olduğu için işlem yapılmaz. Fazladan iki saat kaybetmemek için bu saatlere de özel önem gösterin.
En büyük sorunları Türkiye’de yaşayabilirsiniz
Türkiye’ye girdik tüm sıkıntılar bitti artık memleketteyiz diye kendinizi kapıp koy vermeyin. Edirne İstanbul arası 240 kilometre. Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden yola çıkan gurbetçiler en çok Edirne - İstanbul arasında soyuluyorlarmış. Balkan ülkelerini uyumadan geçen sürücüler Kapıkule’den geçtikten sonra mola yerlerinde ve yol kenarlarında derin bir uykuya daldıklarından çok sayıda soygun yaşanıyormuş. Ayrıca çok fazla konaklama yeri bulunmayan Edirne - İstanbul arsında mola vermemeye çalışın ve İstanbul Boğazı’nı geçmek için Fatih Sultan Mehmet köprüsünü tercih edin. Avrupa’nın en ağır trafik cezalarının Türkiye’de olduğunu ve her ilin on kilometre dışında seyyar radarlar bulunduğunu da ayrıca hatırlatalım. |