21 Kasım 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Cyprus seeks to extend MoU [1]
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir poyrazın hışmına uğramış gibi dağılmıştım.

Dağıtmıştım.

Dışarıda bir enkaz yoktu!

Ama içimde yerle bir olmuştu sanki tüm kaldırımlar.

Yollar tıkanmıştı ve yollar kayboluyordu bir bir.

Köprüler kapanıyordu.

Varmak istediğim noktalara ulaşamıyordum.

Sis bulutuydu hayatımı sarmalayan çember.

Savunmada gibiydim!

Maçı kaybetmeden sonlandırma telaşını yaşıyordum.

Kazanmak falan fikrimde yoktu.

Kazanmak fiilini önemsiz işler arasına atmıştım...

Bu bir savunma mekanizmasıydı!

Öyle bir poyrazın hışmına uğramışım ki yaşamanın gayelerinden olan “kazanmak” sözcüğünü bile silip atmışım.

Vay be!

Derinlerde bir yerlerde saklı kaldım bir müddet.

Sonra gözümü kamaştıran gün ışığına çıktım.

Sanki ben değildim.

Sanki bedenimi bir başkası idare ediyordu.

Başka bir dünyadaydım sanki.

Başka bir gezegenden gelmiş gibiydim.

Zaman aşımına uğramıştım.

Yer çatlamış hatta yarılmış gibiydi.

Tıpkı bir süre çıkmaktan korktuğum kendi kabuğum gibi.

Bir poyrazın gölgesi düşmüştü üstüme.

Hem de ne gölge...

Korkmuştum.

Herşey tıkırında giderken bir anda sarsılmıştım.

Ne oluyoruz bile diyememiştim.

Sersemlemiştim.

Öyle aniydi ki herşey!

Sarsıp geçmişti beni bu poyraz.

Arda neyin kaldığını bilmiyordum.

Bu sinir sistemimi altüst ediyordu.

Toparlanamıyordum.

Arda kalanları bulmaya çalışırken; birşeyleri daha ardımda bırakıyordum.

Bu tam bir umutsuzluk tablosuydu.

Hele hele bu yaşanılanlar kasvet vericiydi.

İnsanı depresyona sürükleyiverirdi.

Önce sesiniz soluğunuz kesildirdi.

Sonra nidalarınız.

Derken ışığınız kaybolurdu.

Gözlerinizin feri siyaha bulanırdı.

İsimsiz yalnızlık senfonileri çınlardı duvarlarınızda.

Sonra duvarlarınız dayanamaz yıkılırdı.

Bir anıt dikilirdi ardından.

Neye yarardı ki bu!

Giden gitmişti.

Bitenden haber bile yoktu.

Poyraz alıp götürüyordu ayakları yere sağlam basmayanları.

En önemlisi bir anlık dalgınlığa düşenleri.

Tıpkı benim gibi.

Bir anlık dalgınlıkla savruluvermiştim!

Poyrazın hışmına uğramıştım.

Enkaz olmamıştım ama dağılmıştım.

Şimdi bir toparlanma telaşıydı benimkisi.

Bir derlenme gayesi.

Affalladıktan sonra ilerlemek gerçekten zormuş.

Bırakın ilerlemeyi aynı noktaya gelmek bile zaman işi.

Bu kıssadan hisse bir hikaye.

Anlayana işte!

Her durumda ayaklar yere sağlam basmalı.

Hazırlıklı olmalı her olaya, koşula, duruma.

Aksi takdirde poyrazın gölgesinde yolunuzu kaybedersiniz.

Savrulup karanlıklara sürüklenirsiniz.

   1180 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   İnsanlara değerinden fazlasını vermeyeceksin
04 Eylül 2008, Perşembe   Vermesini de bileceksin almasını da!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Alışmakla alışmamak birdir!
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
06 Haziran 2008, Cuma   Dünü getiremeyiz belki ama şimdiyi kurtarabiliriz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital