|
Camdan kalp ve taştan kalp!
Bütün olayı özetliyor.
İki zıt kutup.
Ayrılamayan ve yan yana yaşamak zorunda olan iki parça...
Birbirlerinin alternatifleri.
Biri kırılgan, biri kırıcı.
Biri dayanıklı, biri dayanıksız.
Lakin hangisi iyi, hangisi kötü; karar vermek imkansız.
Birisi hep üzülen taraf oluyor!
Diğeri hep üzen.
Yara almamak için taş duvarları mı örmeliyiz hayatlarımıza!
Ya da camdan kaleler mi olmalıyız acının tadını çıkarabilmemiz için; bilemiyorum.
Evet şeffaf olmak bir erdemdir!
Ama bu yüzden kırılmaya mahkum oluyorsunuz.
Bir yerlerden kırılıveriyorsunuz.
Veya her yanınız çatlaklarla doluyor.
Ve bir daha eskisi gibi olmuyor hiç birşey!
Geriye dönülemiyor.
Tamir edilemiyor.
Her gün acı veren yaşanmışlıklarla güne merhaba diyorsunuz.
Kabul etmediğiniz halde onlarla yaşamak incitiyor ruhunuzu.
Kırılan birşeyleri yapıştırmak güç neticede!
Bu yüzden camdan bir kalp taşıyacaksanız her an kırılmaya hazırlıklı olacaksınız.
Veya şeffaflığınızı taş duvarlar arkasında saklayacaksınız.
Bir çeşit saklambaç oyunu!
Derken taşa döneceksiniz.
Geçit vermez bir baraj olacaksınız.
Ne başka sulara karışacaksınız.
Ne de onların size karışmasına izin vereceksiniz.
Taştan bir kalp taşımayı öğreneceksiniz.
Bulutlara yakın, güneşe uzak olacaksınız.
Başınız daha az acıyacak.
Belki de içiniz hiç sızlamayacak.
Derin düşüncelere dalıp boğulmayacaksınız.
Teselli veren taraf olma şerefine erişeceksiniz.
Bir zamanlar düştüğünüzde, sizi kaldırmayanlara duyduğunuz öfkenin kurbanı olacaksınız.
Birilerinin yaptığı hata yüzünden herkese aynı cezayı vermek adaletsizlik aslında!
Uğradığınız haksızlık uğrattığınız haksızlık oluyor.
Bir düşünsenize.
Ve derken taştan bir kalbe dönüşüveriyorsunuz.
Nasır tutuyorsunuz.
Ama unutmayın bir zamanlar o nasırın altında camdan kalp taşıyordunuz.
O kalp sizindi.
Hem de kırık dökük ve çatlaklarla döşenmiş.
Acıyı siz de tattınız!
Yabancısı değilsiniz.
Bu nedenle bir camın taşa dönüşmesi çok zor!
Dönüşse bile hiç inandırıcı olmaz!
Eğreti durur.
Yapay olur.
Yani camdan bir kalp olarak doğmuşsanız taşa dönüşmeniz imkansız gibi birşey.
Kırılmaya mahkumsunuz.
Yine de taşa dönüşmek istiyorsanız kırıklarınızı başkalarını kırarak tamir etmeye çalışmayın.
Kırıklarınızı aldırınız.
|