4 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Hücum! Tek kişilik saltanatlıkları yıkalım!

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Nisan 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dünyaları farklı!

Zıt kutupların insanları...

Aynı tadı alamıyorlar.

Birbirlerine ait değiller...

Bu cümleler hemen hemen her gün yaşamımızın bir anında ağzımızdan çıkıveriyor.

Şahsen kendimiz kullanmasak bile, çevremizdekiler dillendiriyor.

Lugatimizin en eskimeyen parçaları...

İnsanlar anlaşmazlığa düşünce ilk yapılan yorumlar.

Hatta ilk bahaneler.

"Onlar ayrı dünyaların insanları..."

Doğrusu anlayamıyorum!

Bir gün öncesine, hatta bir kaç dakika öncesine kadar aynı dünyada yan yana yürürken, bir anda nasıl başka dünyalara ait olunabiliyor?

Nasıl?

Bir gün başka, ertesi gün başka olmak bir hüner değil ki!

Ayni filmi izleyip gülen...

Aynı varlıklardan hoşlanmayan...

Kahveyi aynı kıvamda seven...

Çayı şekersiz içen...

Yağmur kokusunu aynı hasretle içine çeken...

Aynı şiirlerle dünya masalına karışan...

Aynı'lıktan hiç bıkmayan 'siz'ler nasıl oluyor da bir anda başka dünyalara ait olduğunuzu söyleyebiliyorsunuz...

Ya da ötekilere söyletebiliyorlar...

Aynı paralelde yaşarken, birdenbire kuzey ve güney olarak ayrışabilmek bir ustalık mı oluyor?

Kötü bir yol ayrımı bence.

Beni yanlış anlamayın!

Aynılığı ben de sevmem.

Hiç sevmem.

Benim için bir durağanlık, bir monotonluk ya da sıradanlık gibi birşey.

Kısırdöngü!

Mümkün olduğunca 'aynı' olan şeylerden uzaklaşırım.

Ama bu başka birşey.

Kişinin alıştığı çember içinde dönüp durmasıyla, aynı dünyada nefes aldıği ötekilerle hayatı paylaşması apayrı!

Aynı telden çalmak sıkıcı geliyorsa başka nağmeler yaratabilir kişioğlu kendisine.

Yanıbaşındakiyle ters düşmesine, O'ndan kaçmasına ya da O'nu terketmesine hiç gerek yok.

Lakin aynı telden çalmamanın da kusurlarını düşünün!

Bir kere büyük bir ses kirliliği demek.

Her kafadan bir ses çıkıyor...

Sazı eline alan istediğini söylüyor.

Bilinen ve tanınan atmosfer yerle bir oluyor.

Tek kişilik saltanatlıklar kuruluyor.

Tek başına hakimiyetler yaratılıyor.

Ayni hava solunmuyor!

Kabul ediyorum; insanlar boy boy; insanlar türlü türlü.

Ne yazık ki bu, birlikte yaşamak zorunda olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.

Ne yazık ki bu, insanın insana olan muhtaçlığını başka bir boyuta taşıyamıyor.

Kaybeden yine, 'siz', 'biz', 'o'.

İnsanoğlu kaybediyor.

Evet ayrı dünyaların insanları olabiliriz.

Başka dünyalardan da gelmiş olabiliriz.

Zıt kutuplarda yaşayabiliriz.

Herşeye rağmen birarada nefes alıp veriyoruz.

Bu dünyanın çocuklarıyız!

Aynı telden çalamasak bile, birbirimize yakın sesler çıkarmak için uğraş göstermeliyiz.

Birazcık uğraş bile yaşadığımız dünyadaki ses kirliliğini azaltmaya yeter.

Unutmayın, paylaşmak zorunluluktur.

Bir arada yaşamak kaçınılmazdır!

Ve komşu komşunun külüne muhtaçtır!

   1119 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   İnsanlara değerinden fazlasını vermeyeceksin
04 Eylül 2008, Perşembe   Vermesini de bileceksin almasını da!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Alışmakla alışmamak birdir!
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital