|
MELBOURNE- Avustralya’da yaşayan yirmi binin üzerinde Kıbrıslı Türk var. Bazılarına göre bu rakam elli binin üzerindedir.
Altmış yıl önce Kıbrıs’tan Avustralya’ya ayak basan ilk Kıbrıslı Türklerden sonra farklı zamanlarda Kıbrıs’tan Avustralya’ya göç sürmüş.
Aslında her Kıbrıslı Türkün, hayatı film olacak özellikte.
Kıbrıs – Avustralya arası yaklaşık 18 bin km. En gelişmiş ulaşım araçlarıyla, uçakla bile 24 saat dolayında bir yolculuğu göze almak gerekiyor Avustralya’ya ulaşmak için.
“Gidip de gelmemek var” ı söyletecek kadar uzak.
Avustralya’da da Kıbrıslı Türkler kendilerine göre bir dünya kurmuşlar, yaşayıp gidiyorlar.
Hemen belirteyim bir elleri yağda, bir elleri balda olan, yani çok kazanıp yüksek bir refah düzeyinde hayat süren Kıbrıslı Türklerin sayısı çok fazla değil.
Gözlemlerime göre büyük çoğunluk neredeyse hiç lüksü olmayan normal bir yaşam sürdürüyor.
Kıbrıs akıllarında, gönüllerinde var... Ama geri dönme konusunda cesaret toplaması yapacak konumda olanlar da çok değil.
Aslında 1974 sonrası Avustralya’dan Kuzey Kıbrıs’a geri dönüş denemesi yapanların sayısal azlığı bu saptmamı besliyor.
Aile boyu bilet parasını denkleştiremediği için tatil için bile Kıbrıs’a uçamayanlar çok.
Kısacası Melbourne ya da Sydney, Londra değil.
Melbourne’da Her gün çok sayıda Kıbrıslı Türkle iletişimim var. Onlar beni konuşturmaya çalışırken ben onları daha çok konuşturmayı başarıyorum. Amacım hem Avustralya hem de onların Avustralya’daki yaşamıyla ilgili ip uçları yakalamak.
Şartlar Londra’yı daha kolay öğrenmemizi besledi. Ama Avustralya için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Mesafe olarak uzaklık bilgilenmemizi olumsuz etkiledi bir biçimde.
Avustralya’da yaşayan insanlarımız Kuzey Kıbrıs’ı çok bilmiyor. KKTC’den Avustralya’ya düzgün bilgi akıtan sağlıklı bir çeşme yok. O çeşmenin suyu kesik kesik akıyor.
Akan bilgiler de Kıbrıslı Türklerin ters göçle öz yurduna dönüşünü beslemiyor. Tam tersi korkutuyor.
Avustralya’da yaşayan Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun evleri Londra’ya göre daha az para yapıyor. Yani “Evimi satar, Kıbrıs’a gider bir ev alırım. Üstünden kalan paramla bir güzel yaşarım” deme şansına çoğunluk sahip değil.
Kuzey Kıbrıs’tan Avustralya’ya ulaşan pahalılık bilgileri de insanları korkutuyor.
Kıbrıslıların yemek kültüründe etin yeri önemli. Bu kültür Avustralya’da da devam ediyor. Pek çok Kıbrıslı Türk’ün evinin bahçesinde Kıbrıs’ta da bildiğimiz toprak küçük fırınlar var. O fırınlarda fırın kebabı pişiriliyor.
Et, ekonomik durumu en kötü olan Kıbrıslı Türkler için bile çok kolay satın alınacak kadar ucuz. Bizdeki fiyatlarla kıyaslamaya kalkarsak neredeyse beleş...
Melbourne’daki ünlü Victoria Market’te kıyafetten, hediyelik eşyaya, hediyelik eşyadan, sebze, meyve, et ve deniz ürünlerine kadar aklınıza ne gelirse var.
Hayvanın değişik yerine göre fiyat farkına rağmen dana etinin kilosu ortalama 6 Avsutralya doları. Bir Avustralya doları 1.1 YTL civarında olduğuna göre bir kilo dana eti Melbourne’da 6.6 YTL...
Bir bütün kuzunun fiyatını sordum. Bütün olarak kilosu 5.5 Avustralya doları denildi.
Ev kiraları da dahil günlük yaşamda önemli yeri olan her şey Kuzey Kıbrıs’tan ucuz.
***
İklim koşulları Kıbrıs’ta ne varsa yetiştirmeye uygun.
Evlerin bahçelerinde zeytinden, babutsaya kadar neler yetiştirilmiyor ki?
Kıbrıs’tan 18 bin kilometre uzakta, dünyanın öte ucunda Kıbrıs’ı yaşamaya ve yaşatmaya çalışan insanlarımız var...
Çok kültürlü bir ülkede yaşadıkları için dışlanma sorunları ilk bakışta yok. Ancak her etnik topluluk gücü oranında o çok kültürlü ortamda yerini alıyor. Öne çıkarılmasa da her etnik toplum, kültürel değerleriyle varlığını sürdürme savaşı veriyor.
İşte o savaşta bizim insanlarımız neredeyse yapayalnız. Özyurtlarından bugüne kadar neredeyse hiç destek almamışlar.
Kuzey Kıbrıs’taki pahalılık dahil pek çok konu bizim insanımızın geri dönüş hayallerinin köprüsünü de yıkıyor.
***
Ölülerin nereye gömüldüğü bile bana göre ciddi bir işarettir. Melbourne’daki Türk mezarlığını da gezdim. Son soluğunu Melbourne’da veren insanlarımız orada yatıyor. “Bir gün Kıbrıs’a dönersem anam, babam, kardeşim Avustralya topraklarında yalnız mı yatacak?” diye düşünülmeden cenazeler Melbourne’da toprağa veriliyor. Avustralya’dan Kıbrıs’a getirilen kaç cenaze anımsıyoruz? Bu bile geri dönüş projelerinin cılızlığının göstergelerindendir.
Mezar taşlarının her biri ise bir başka öykünün özeti...
***
Pazartesi akşamı Melbourn’de etnik topluluklar radyosunun Kıbrıslı Türklere ayrılan yayın kuşağının stüdyo konuğuydum.
Program akışında şarkı istekleri, Kuzey Kıbrıs’tan haberler de var...
İstenen şarkılara bakıyorum, gurbetlik şarkılara da damgasını vuruyor... İstenen ilk şarkı neydi biliyor musunuz?
“ANADAN AYRI, BABADAN AYRI...”
“Artık dünya küçüldü, uzaklar yakın oldu” türden yaklaşımlar çok seslendirilse de bu Avustralya için çok yaygın bir geçerlilik taşımıyor. Kıbrıs’a göre Avustralya çok uzak ve Avustralya’nın gurbetliği öteki gurbetliklerden daha zor.
***
Yurt dışında Londra Türk Radyosu yayınlarına da katıldım.
Melbourne’da katıldığım radyo programı beni farklı duygulara taşıdı. Programa telefonla katılanların ne söylediği bir yana, seslerinin ruhundan yansıyan benim için daha önemliydi.
Kıbrıs’a özlem duyuyorlar. Ama özlemlerini turistik ziyaret için bile değerlendirmede sorunları var. Program sunucusu Hakkı Süleyman, çok açık söyledi: “ Kıbrıstaki kardeşlerimizin Avustralya’ya gelmesi, burdaki insanlarımızın Kuzey Kıbrıs’a gitmesinden daha kolay.”
Kısa ve net olarak şu tablo ortada: “AVUSTRALYA DA, AVUSTRALYA’YA YILLARINI, HAYATINI VEREN AMA ANCAK GEÇİNEN ÇOK İNSANIMIZ VAR. BU İNSANLAR UZUN YILLARIN SONRASINDA SAHİP OLDUKLARININ YETERSİZLİĞİ NEDENİYLE KADERLERİNE SESSİZ BİR İSYAN YAŞIYOR.”
|