|
Skytürk'teki programda dilimin döndüğü kadar Kıbrıs Türkü'ne yapılan saldırılara karşı düşüncelerimi çok net bunları anlatıp, en son şunları söyleyerek konuşmama noktayı koydum:
"CTP'ye yönelik saldırıları yapanlar aslında Kıbrıs Türkü'ne hakaret ve saygısızlık yapıyor. Amaç belli. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere doğru gidilirken Kıbrıs'tan da malzeme yaratıp şu an için AKP'ye ve Erdoğan'a karşı kullanılmak isteniyor.
Ankara'da birileri hesaplaşacaksa bizim bunu engelleyecek gücümüz yok. Ancak sonsuz Anadolu Bozırları hesaplaşma alanı olarak onlara yeter, lütfen Kıbrıs'ta bizi rahat bıraksınlar."
İSTANBUL- İstanbul trafiğinde direksiyonda Skytürk'ün ulaştırmasından bir görevli.
Dünyanın en zor trafiğinde zamanla yarışarak beni 14.30'da haber programına yetiştirmeye çalışıyor. Ucu ucuna yetiştik.
Stüdyoya girdiğimde program devam ediyordu. Sessizce yerimi aldım. Program sunucusu Özlem Zengin sorular soruyor, Skytürk Ankara stüdyosundan Hasan Kundakçı Paşa, soruları yanıtlıyor. Dinliyorum.
Konu inatla gündem değiştirmek için kullanılan CTP Kurultayı'nda kürsüde Türk Bayrağı olmaması, şehitlerin anısına saygı duruşu yapılmaması ve İstiklal Marşı'nın çalınmaması.
Soğukkanlı olma konusunda kendi kendimi sessizce uyarıyorum.
Her insan topluluğunun öğrenecekleri mutlaka var.
Kıbrıs Türkü'nün ulusal değerlere sahip çıkmadaki çağdaş yaklaşımından özellikle Türkiye'de kendi kendilerini milliyetçiliğin şampiyonu ilan edenlerin öğreneceği çok şey var.
Hasan Kundakçı'ya canlı yayında saygılarımı sundum. Ama hemen ardından ekledim, "Saygım yaş olarak büyüklüğüne, görüşlerine değil."
* * *
Canlı yayında hem soruları yanıtladım hem de Kundakçı Paşa'nın Kıbrıs Türkü'ne yönelik yanlış kanaati besleyecek yaklaşımlarını düzeltmeye çalıştım.
Sabırla bir kez daha anlattım.
Kıbrıs Türkü'nün ortak karakterinde ulusal sembolleri istismar etmek yok.
Bayrağa, ulusal marşa ve şehitlere saygımızı şova dönüştürmeyi. Nasıl ki ibadet Tanrı ile kulu arasında kaldığı oranda değerlidir, aynı şekilde ulusal değerlere saygı da insanın özünde olmalı.
Her nerede bu tür değerler yerli yersiz öne çıkarılır anlayın ki orada örtülmeye, perdelenmeye çalışılan bir pislik vardır.
Ulusal değerleri istismar edenler affedersiniz tuvalete de ulusal marşla gidebilir. Ama bu onların ulusal değerlere sonsuz saygısını göstermez.
CTP Kurultayı'na yönelik bu bağlamdaki soruları yanıtlarken şunları söyledim:
"Kıbrıs'ta büyük çoğunluk bu tür değerleri istismar etmez. CTP kurultayı geleneksel salon düzenlemesi ve akışla gerçekleşti. Kimse bayrağı, İstiklal Marşı'nı ya da şehitlere saygı duruşunu tartışıp, olup olmaması yönünde irade üretmedi. Türkiye'de bazı partilerin kurultaylarında bunlar önemli olabilir ama bizde değil. Bu asla değer vermeme anlamını taşımaz. Kıbrıs Türkü için bayrağa, İstiklal Marşı'na ve şehitlere saygı tartışmasız benimsenen değerlerdir. Türkiye'de bunlar tartışma konusu olabilir ama bizde olamaz."
Tam bu noktada Hasan Kundakçı'ya sordum: "Bağımsız bir devlet olan KKTC'nin ayrı bayrağına rağmen hâlâ ulusal marşının olmamasını nasıl yorumluyorsunuz? Bu bir eksiklik değil mi?"
Yüz ifadesinden sorumu sevmediği çok net anlaşılıyordu. Yanıtı öz olarak şuydu: "KKTC'nin ulusal marşı olabilir. Ama şu an yok ve İstiklal Marşı'nın çalınmaması önemli."
* * *
Yapılanın dün de belirttiğim gibi yapay gündem yaratmak olduğundan hiç kuşkum yok.
Yaklaşımlar kendini ele veriyor zaten. CTP kurultayından yola çıkılarak eleştiri yapılırken, "CTP'nin AKP'nin desteğiyle iktidara taşındığının" altı çiziliyor.
Türkiye'nin demokrasi yolunda gidecek daha çok uzun yolu olduğunu dünkü konuşmaları dinlerken bir kez daha anladım.
Düşünceye düşünceyle yanıt verme kültürü henüz gelişmemiş. Dünyada soğuk savaş dönemi geride kalmasına kaldı da Türkiye'de bazıları kendilerini yenileyemediği için soğuk savaş döneminin "teşkilat" yöntemleriyle saldırarak ayakta kalmaya çalışıyor.
Kıbrıs, ulusal duygularla oynamak için onlara göre hâlâ bitmeyen bir deniz.
Skytürk'teki programda dilimin döndüğü kadar Kıbrıs Türkü'ne yapılan saldırılara karşı düşüncelerimi çok net bunları anlatıp, en son şunları söyleyerek konuşmama noktayı koydum:
"CTP'ye yönelik saldırıları yapanlar aslında Kıbrıs Türkü'ne hakaret ve saygısızlık yapıyor. Amaç belli. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere doğru gidilirken Kıbrıs'tan da malzeme yaratıp şu an için AKP'ye ve Erdoğan'a karşı kullanılmak isteniyor.
Ankara'da birileri hesaplaşacaksa bizim bunu engelleyecek gücümüz yok. Ancak sonsuz Anadolu Bozkırları hesaplaşma alanı olarak onlara yeter, lütfen Kıbrıs'ta bizi rahat bıraksınlar."
Günün sözü:
Abartılı her davranışta gizleme duygusu egemendir
|