İsmail Kemal: AKEL’le sıkı ilişkisi olan Londra’daki sol hareket uzun süre CTP’yi de etkiledi
Lefkoşa’da Naci Talat Vakfı tarafından düzenlenen “Naci Talat ve Türk Solu” konulu panelde, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin kuruluşundan itibaren yaşadığı süreç ve Kıbrıs Türk solunun izlediği seyir tartışıldı. Cumhuriyetçi Türk Partisi ile komünist AKEL partisi arasındaki ilişkilerin de irdelendiği panelde, özellikle 1980’li yıllara damgasını vuran dönemin CTP Genel Başkanı Özker Özgür ile Genel Sekreteri Naci Talat arasındaki ilişkiler ve fikir ayrılıkları da gündeme taşındı.
Panel için İngiltere’den adaya giden CTP Londra Dayanışma Derneği Başkanı İlker Kılıç, Naci Talat’ın, “Kıbrıs Türk solunun kök saldığı ve fidan attığı dönemin merkezinde bulunduğunu” söyledi. Kıbrıs Türk solunun AKEL ve Türkiye’deki sol hareket olmak üzere 2 temel dayanak noktası bulunduğunu anlatan Kılıç, Naci Talat’ı ise “Kıbrıs Türk solunun hem üreticisi, hem de bir ürünü” olarak niteledi. Naci Talat’ın Kıbrıs Türk solu içindeki yerinin sadece partisi CTP ile de sınırlı kalmadığını anlatan Kılıç, “Kıbrıs Türk sol hareketini etkilemesi ve etkilenmesi kesintisiz bir süreç oldu” dedi.
Kılıç, Naci Talat’ın Kıbrıs Türk solu hareketi içinde yer alma sürecini “Türkiye’deki Kıbrıs Türk öğrenci hareketi içindeki yeri”, “Kıbrıs’a dönüp CTP’ye girmesi”, “eski kuşakla Londra’da buluşması”, “Kıbrıs Türk Federe Devleti döneminde solda güç birliği”, “KKTC yıllarında yeni Türk solu” olmak üzere 5 evrede değerlendirdi. Naci Talat’ın Erenköy’den Türkiye’ye dönüşünde Kıbrıs Türk Ulusal Öğrenci Federasyonu’nun kurulmasında rol alarak ilk başkan olduğunu söyleyen Kılıç, “Taa başından bu hareketin hem içinde, hem de başındaydı” dedi.
Türkiye’de 12 Mart 1971 darbesinden sonra Kıbrıs’a dönen Naci Talat’ın kısa süre önce kurulan CTP’ye girdiğini ve partinin sekreteri olduğunu kaydeden Kılıç, Naci Talat’ın KTFD kurulduktan sonra Özker Özgür ile birlikte meclise girdiğini anımsattı. Kıbrıs Türk solunun KKTC’nin ilanını “gereksiz ve ayrılıkçı bir girişim” olarak gördüğünü, CTP’nin de cumhuriyet ilanına “parti kapatma tehdidi karşısında” onay verdiğini söyleyen Kılıç, Naci Talat’ı n 1990’da solda güç birliğinin kurulması için de ön ayak olduğunu kaydetti.
Kılıç, şunları kaydetti: “Liderler arkasında iz ya da miras bırakır. Naci Talat hem iz, hem de miras bıraktı. 27’sinde CTP sekreteri oldu. 30’unda CTP’yi KTFD’de temsil etti. Kimse onun için mühürlü davetiye çıkarmamıştı. Kendi girişimciliğiyle, mücadelesiyle yaptı ne yaptıysa…Bu gençliğe mirasıdır.
CTP kurulduğunda sosyalist değildi. Naci Talat ve kuşağının girmesiyle CTP sosyalist oldu. Eğer bugün CTP sosyalistse, Naci’nin katkısı büyüktür. Bu da partisine mirasıydı.”
Naci Talat için, “1945’de doğmuş ve 1991’de ölmüş olabilir ancak devrimci Naci Talat 1968’de doğdu ve hala yaşıyor” diyen Kılıç, konuşmasını da Naci Talat’ın ünlü “Devrim yapacaksak devrimci yetiştirmek zorundayız” sözleriyle tamamladı.
Akademisyen Dr. İsmail Kemal da, AKEL’le sıkı ilişkisi olan Londra’daki sol hareketin uzun süre CTP’yi de etkilediğine işaret etti. Kemal, CTP’nin esas gelişiminin 1974 sonrasında yaşandığını ve kitle örgütlenmelerin bu dönemde olduğunu belirtti. CTP’nin bugün Kıbrıs Türk solunun bağımsız partisi olduğunu belirten İsmail Kemal, konuşmasını gençlere hitaben, “Hiç kimseyi, hiçbir şeyi kutsal saymayın. İnanan değil, düşünen olun” sözleriyle tamamladı.
Panele KKTC Başbakanı ve CTP lideri Ferdi Sabit Soyer ile Özker Özgür’ün akademisyen oğlu birikim Özgür de katılarak birer konuşma yaptı. Paneli, Dr Niyazi Kızılyürek yönetti. |