Lefkoşa Türk Belediyesi ile birlikte KKTC'nin dğnyada resmen tanınan tek kurumu olan Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın yeni başkanı Hasan İnce, ülke ekonomisinde gidişatın iyi olmadığını söyledi. İnce, Londra'daki Kıbrıslı Türklerin Kuzey Kıbrıs ekonomisi için çok önemli olduğunu vurguladı.
Avrupa'da çeşitli merkezlerde Asbaşkan Alp Cengiz Alp ile birlikte yaptıkları temaslardan sonra Londra'daki Kıbrıs türk Ticaret Odası ile işbirliği protokolü imzalamak ve görüşmelerde bulunmak için İngiltere başkentine gelen İnce, Toplum Postası'na özel demeç verdi.
İnce, şu anda Kuzey Kıbrıs ekonomisinde ciddi bir durgunluk yaşandığını kaydetti. Londra'daki Kıbrıs Türk Ticaret Odası (CTCC) Başkanı İbraihm Durmuş ve yönetim kurulu üeleri ile yapacakları görüşmede, Kuzey Kıbrıs'ta Londralı işadamlarına ne tür rehberlik ve danışmanlık hizmeti verebileceklerini de konuşacaklarını anlatan İnce, Londra'da yaşayan Kıbrıslı türklerin, Kuzey Kıbrıs ekonomisi için önemine de dikkat çekti ve şunları söyledi:
"Kuzey Kıbrıs ekonomisinin en önemli sektörlerinden turizmde en büyük potansiyel Londra'daki Kıbrıslı Türklerdir. Gayrımenkulün örneğin konut sektörünün en büyük müşterisi gene Londralı Kıbrıs Türkleridir. Üçüncü olarak Londra'da brikmiş sermayeye sahip yatırımcı Kıbrıslı türkler de Kuzey Kıbrıs ekonomisi için çok önemlidir. Londra'daki sermayenin Kuzey Kıbrıs'ta yatırıma dönüşmesi aşamasında bazı istismarların yaşandığı bize bildirilmiştir, bilgimiz dahilindedir. Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak, Londra'daki işadamı kardeşlerimize, yatırımlarının doğru alanlara kanalize eidlmeis konusunda rehberlik, danışmanlık ve benzeri her türlü profesyonel hizmeti verebilecek bir yapımız bulunmaktadır. Yatırım yapmak isteyen kardeşlerimizi, istismara açık kişilere değil, doğru insanlara yönelndirebiliriz."
Hasan İnce, Londra'daki işadamı ya da kurumların, Kuzey Kıbrıs için Avrupa Birliği (AB) tarafından ayrılan 259 milyon Euroluk yatırım kaynaüı açısından da önemi olduğunu kaydetti ve şunları söyledi:
"AB'nin kredi verebilmes, ya da AB'nin açacağı ihalelere katılabilmek için gerekli şartlar vardır. AB başvuru yapacak şirketin referanslarına büyük önem verir. Tcrübeye büyük önem verir.Bazı srmaye kriterleri vardır. Örneğin diyelim ki ihale 3 milyon Euro'luksa, sizin ödenmiş sermayeniz 100 bin euro olamaz. Daha büyük kapasitenizin olması gerekebilir. Kuzey Kıbrıs'ta bunu karşılayabilecek şirketler pek yok. Dolayısıyla birçok alanda Londra'daki şirket ya da girişimcilerimizin bulunamsı olasılığı vardır. "
KKTC'de genel ekonomik durumda daralma ve durgunluk olduğuna da dikkat çeken İnce şöyle devam etti:
"İnşaat sektörü geriledi. Turizmde yakın çevreyle rekabet edemiyoruz. İzolasyonlar nedeniyle ulaşım pahalı. Bu da göreceli olarak ülkemizi pahalı yapıyor. Asgari ücret yükseldi. Örneğin Türkiye'nin Güney sahillerinde işgücü çok daha ucuz. Ücretler düşük. Rekabet şansımız ortadan kalkıyor. Bu arada Güney Kıbrıs'tan alışveriş hiç durmadı. Durmayacak da. Çünkü çeşitlilik daha fazla. Yatırdığımız bir araştırmada ortaya çıktı ki dükkan çekiciliği, kailte, araç park yeri kolaylığı ve fiyat ucuzluğu güney Kıbrıs2ta daha avantajlı. Bizim işadamlarımız bir malı ithal ettiğinde, satsa da satmasa da KDV ve peşin vergisini hemen öder. Güney Kıbrıs'ta ise üç ay sonra öder. Kuzey Kıbrıs'a Avrupa ve Uzak Doğu'dan gelen mal Mersin Limanı aktarmalı olduğundan ulaşım maliyeti yüksek olur."
İnce, turizm ve inşaat sekötrünün yanısıra, bu yıl eğitim alanında da sıkıntı yaşanacağına dikkat çekti ve şunları ekledi:
"Ekonomide durgunluk hali devam edecek hatta kötüye gidiş artacak. Çünkü bu sene üniversitelerimize öğrenci de gelmeyecek. Geçen sene yüzde elli düşüş vardı. Ancak biliyorsunuz bu sene Türkiye'de liselerin öğretim süresi uzatıldı, mezun olmayacak. 2008'de daha ciddi bir ekonomik kriz olacağı beklentimiz vardır. Avrupa'da Kıbrıs'la ilgili görüştüğümüz herkes bize Güney Kıbrıs'taki seçimlerden hemen sonra kim kazanırsa kazansın bir gelişme, görüşme süreci yaşanacağını söylüyor. Kesin bazı gelişmeler olacağını bekliyoruz ve umutluyuz. Bu herhalde son umudumuzdur. Bu arada şunu söyleyeyim. Görüşme sürecinde eğer bir sonuç alınmayacaksa, sona yaklaşıldığı zaman bir B Planımızın, alternatif bir çözüm planımızın olduğunu bilmek istiyoruz. Bu planın ne olduğunu bilmek istiyoruz. 40 sene Türk liderliğini bekledik, bir 40 sene de rum liderliğini bekleyemeyiz. Çözüm olsun istiyoruz. Ama olmayacaksa, akıbetimizin belirli olmasını talep ediyoruz. Ayrıca AB kurumlarına da toplumumuzun güveni azaldı. Eurbarometre'nin araştırması bunu ortaya koyuyor. Doğrudan Ticaret Tüzüğü yaşama geçirilmeli. AB yeni açılımlar yapacaksa, Kıbrıslı Rumları çözüm olmadan tek yanlı olarak tam üye yaptıkları gibi, bize de doğrudan ticaret hakkını verebilir. bunu istemek hakkımızdır. AB, Yeşil Hat Tüzüğü ve 250 milyon Euroluk yardım tüzüğünü yaşama geçirdi. Doğrudan Ticaret Tüzüğü Rumların engeline takıldı. Yani AB verdiği sözlerin üçte birini henüz tutmadı. Bölünmüş adayı üye yapmanın bir bedeli olmalı..." |