2 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



GIBRIS TÜRGCASI

Ertanc HIDAYETTIN
info@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

“İnsanları birbirleriyle anlaştıran dil, aynı zamanda kültürün biricik aynasıdır. Kültürün inceliği, derinliği, tarihi gelişmesi dile yansır. Dilden bir kavramın silinmesi, kültürden bir damarın koptuğunu gösterir.”  Bu sözler Zaman Gazetesi köşe yazarı Mehmed Niyazi’nin bir yazısından alıntıdır.  Yazar dilin önemini çok güzel bir şekilde ifade etmiş.  Bu haftaki yazım Kıbrıs Türkçesi hakkında. Çünkü asırlardan beri kullandığımız güzelim dil büyük bir erozyana uğradı ve yaşam sürdürmek için direniyor.  Kültür damarlarımız koparılmaya çalışılıyor.

Bu yazıda Kıbrıs Türkçesi var mı, yok mu?, konuştuğumuz dil mi ağız mı diye gereksiz akademik bir tartışmaya girme niyetinde değilim. Zaten istesem de bilgim buna yetmez.

Son zamanlarda Kıbrıslıtürklerin kimlikliklerini yaşatma çabaları oldukça hızlanmıştır. Özellikle genç nesillerin bu hayati meselede faal olarak yerlerini almalarını görmek çok sevindiricidir. Kıbrıslıtürkleri asimile etme girişimleri hızlandıkça doğal olarak bizler de buna karşı kimliğimizi koruma girişimlerinde bulunacağız. Esasında bu girişimler çok uzun yıllar önce başlamıştı, ama bunlar çok yetersiz, desteksiz, birkaç kişinin özverili çabalarına bırakılıyordu.

Bu sürecin hızlanmasına en büyük neden Internet olmuştur. Özellikle benim ancak birkaç ay önce tanıştığım ‘Facebook’, Kıbrıslıtürklerin bu girişimleri duyurmak ve hızlandırmak için can simidi gibi sarıldıkları çok önemli bir araç olmuştur.  Örneğin Facebook gruplarından olan ‘Kıbrıs Türkçesi’ grubu, sitelerinde amaçlarını şu şekilde açıklıyor: “Kıbrıs Türkçesine özgü kelime, deyim ve söylemlerin derlenmesi, paylaşımı ve ilerletilmesi için kurulmuştur”.  Grup su sekilde devam ediyor.

“Bu neden önemlidir?:
Dilimiz süratle değişmektedir. Yazılı bir gıbrız türkcesi olmadığından bugün artık genelde kullanılmayan kelime ve deyimler çabucak unutulma tehlikesiyle karşı karşıyadır.  Ana dilimizi gendimiz yaşatmazsak başka kim yaşatacak?
Bu amacın önemini kavrayan herkesin bu gurup aracılığıyla yapacağı katkılar dilimizin zenginliğini koruma çabalarına yardımcı olacaktır”.

Tüm Kıbrıslıtürkler gruba Kıbrıs Türkçesiyle söylenmiş mesel (hikâye), şiir, mani ve fıkralarıyla katkı koymaya davet ediliyor.

Bu grubun yanısıra üye olduğum iki grup daha var. ‘Magarına ve Bulli’ grubu şu açıklamayı yapıyor: “Tam kıbrıslı gonuşalım da unudulup gideceyik. Biz sahip çıkmazsak kimsenin umurunda değil.
Değil mi gardaşcıklarım ???” 

Bir diğer Facebook grubu “LEFKOŞA, not Lefkoşe” grubudur.  Kıbrıslıtürklere ısrarla Lefkoşe dedirtmeye çalışan asimilasyonist zihniyet yıllarca kafamızda Demoklesin kılıcı gibi durmaktadır. Ayni zihniyet ile kalkıp yılların Çağlayan Parkının adını değiştirip ‘Ankara Çağlayan Parkı’ koydular.  Tıpkı ısrarla o güzelim eski köy isimlerini değiştirdikleri gibi.  Ama sorun bakalım Luricinaya kaç kişi Akıncılar der, veya Piskobuya Yalova?  Geçenlerde Kıbrıs’a para göndermek icin Türk Bankasının bir şübesine uğradım. Formada gönderilecek yer olarak Mağusa yazdım. Kız afal afal yüzüme baktıktan sonra “Magosa mı demek istiyorsunuz” demez mi? Kan beynime sıçradı. Kıbrıs Türkçesiyle sinirli sinirli, “Yok, Mağusa demek istedim” dedim.  Kız herhalde “deli mi ne?!” diye düşünerek sessizce işlemi yaptı.  Dışarı çıktığımda kendi kendime epeyce söylendim.

Dilimizin yaşatılması için siyasetçiler, akademisyenler, toplum kuruluşları elele vererek ciddi çalışmalar yapmalıdır.  Hatta onlar topluma örnek olup dilimizi konuşmalıdırlar. Bunu özenle yapan birkaç siyasetçi var (vardı) aslında. Bunların başında şimdiki Başbakan Ferdi Sabit Soyer gelir. Soyer hakikaten konuşmalarında özenle Kıbrıstürk dilini konuşuyor. İçeriği bir yana, sayın Soyer  konuşmalarını zevkle dinlediğim bir siyasetçidir.  Rahmetli Naci Talât ve Özker Özgür, ve ayni zamanda Dr. Fazıl Küçük de dilimizi en güzel konuşan üç siyasetçi idiler. Onları rahmetle anarım. Londra’da tanıdıklar arasında ise sevgili Niyazi Enver ve Osman Tango’yu Kıbrıstürkçesini en iyi konuşanların başına rahatlıkla koyabilirim.

  Sevgili okurlar. Konuştuğumuz dil ile gurur duymalıyız. Çünkü Kıbrıs Türkçesi çok güzel bir dildir.  Hernekadar hor görülsek de ısrarla dilimizi konuşalım.  Bundan hiç utanmayalım.  Konuştuğumuz Türkçe öz Türkçedir falan gibi argumanlara girecek değilim. Çünkü herhangibir şeyin karşısına ‘öz’ konulduğu zaman bu bana Hitler’in ‘Aryan Alman’ anlayışını anımsatır.  Ama bunu söyledikten sonra, bizim ‘dümen’ kelimesini kullanmamıza gülen ve kendileri ‘direksiyon’ diyen sözde entel İstanbul’lu beyefendilere, hanımefendilere hangi kelimenin ‘öz’ Türkçe olduğunun hatırlatılmasında da fayda var.

 

Kıbrıs’ta tatilde iken, Lefkoşa’da Baf Kapısında dolaşıyordum. Bir evin yanından geçerken bir Kıbrıslıtürk kadın kocasına şöyle seslendi: “Be herif, o gancelliyi gındırıg bırakdın, danga dunga vurur. Ya tam aç, ya da kapa yahu beytambalı”.  Bundan daha güzel bir dil kullanılışı olabilir mi sevgili okurlar?

 

Hafdaya görüşmeg üzere.

 

   1334 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Obama Kazandı Değişen Ne Olacak Ki?
22 Ekim 2008, Çarşamba   ŞENLİK BUNA DENİR
15 Ekim 2008, Çarşamba   Yaşamın Kıyısına Attıklarımız
01 Ekim 2008, Çarşamba   Kıbrıs İzlenimleri 2008 (6)
20 Eylül 2008, Cumartesi   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (4)
04 Eylül 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (2)
28 Ağustos 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (1)
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ESKİ LEFKOŞA’YA ÖZLEM
08 Ağustos 2008, Cuma   'Ana Dili Okulları' , 'Ek okullar', ve Şimdi 'Tamamlayıcı Okullar'
01 Ağustos 2008, Cuma   KKTC'den Neler Bekliyoruz?



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital