2 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Elimizi attığımız her şey eskiyor ama...

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Nisan 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çerçeveler...

İçinde yaşamak zorunda olduğumuz gerçekliğimiz.

Kaçamama noktamız!

İşte bu noktada barışçıl tavırlar sergiliyoruz.

Farkında olmadan kendimize yeni çerçeveler çiziyoruz.

Cazip alanlar.

Yepyeni dünyalar...

Zaman'da keşfe çıkıyoruz.

Yarattığımız Harikalar Diyarı'nda yol alıyoruz.

Çerçevemiz çok renkli; bir o kadar da geniş!

An oluyor, nereye bakacağımızı şaşırıyoruz.

Düne yarını ekliyoruz.

Eskiyi yenilerle eskitiyoruz.

Doludizgin koşturuyoruz.

Derken çerçeveye bir haller oluyor.

O dayanılmaz gelen çerçevemiz giderek cazibesini ve haşmetini kaybetmeye başlıyor.

Bizi bir korku, bir telaş alıyor.

Aynı döngüye girmek istemiyoruz.

Her şey başka olsun istiyoruz ama olmuyor.

Elimizi attığımız her şey eskiyor.

İçinde yer aldığımız tablolar tanındık oluyor.

Of ne sıkıcı diyoruz.

Bunaltıcı.

O geniş çerçeve daralıyor.

Boğmaya başlıyor.

Nefessiz kalıyoruz!

O ihtişamlı çerçeve boyuna hüküm veriyor.

Sarıp sarmalamıyor.

Alanımız daralıyor.

Yolumuz kısalıyor.

Tek yönlü bir sokağa sapıyoruz.

Aynı evler, aynı kaldırımlar...

Çerçevemiz yaptıklarımızı tayin ediyor; yaptıklarımız çerçevemizi.

Ama dar alanlarda daha fazla şey yapamama azizliğini yaşamaktan kurtulamıyoruz.

Karşılıklı veya karşılıksız bir hesaplaşma içinde buhran dolu saatlere yelken açıyoruz.

Dalgalı bir denizde durağanlaşıyoruz.

O heyecanla doldurmaya çalıştığımız çerçeveden, uzaklaşmak için elimizden geleni yapıyoruz.

Kısır döngünün baş kahramanı olmamak için cebelleşiyoruz.

Ne yazık ki 'ömür' böyle bir şey!

Kendimize yeni çerçeveler çizmek, sonra da o çerçevedeki donmuş tablonun dışına çıkmakla geçiyor hayatlarımız.

İstesek de değiştiremiyoruz.

Bırakıp kaçamıyoruz.

Hükmü dolmadan bir şeylerin değişmesi imkansız çünkü.

Anlayacağınız gemilerin yanması lazım.

Ancak o zaman yeni gemilerin kaptanı olabiliriz.

Yeni rotalar belirleyebiliriz.

Sonuç olarak yaşamak için yeni alanlara ihtiyaç duyarız hep.

Alanımız daraldıkça başka yollara saparız!

Ve biraz cesaret, biraz şans, biraz da bağlılıklarımızla eski çerçevenin içinden sıyrılıp çıkarız.

Dönüp geriye baktığımızda ardımızda bir sürü donmuş tablo bıraktığımızı görürüz.

İşte orada bir kez daha anlarız eskiye yeniler eklediğimizi.

Ve sonra da yenileri bir bir eskittiğimizi.

Eskiciler ve yenilikçiler olarak tür değiştiriyoruz belki.

Belki de elimizi attığımız her şey eskiyiveriyor!

Ama olsun.

Yenilemek de elimizde işte.

   1225 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   İnsanlara değerinden fazlasını vermeyeceksin
04 Eylül 2008, Perşembe   Vermesini de bileceksin almasını da!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Alışmakla alışmamak birdir!
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital