|
Dünyaları farklı!
Zıt kutupların insanları...
Aynı tadı alamıyorlar.
Birbirlerine ait değiller...
Bu cümleler hemen hemen her gün yaşamımızın bir anında ağzımızdan çıkıveriyor.
Şahsen kendimiz kullanmasak bile, çevremizdekiler dillendiriyor.
Lugatimizin en eskimeyen parçaları...
İnsanlar anlaşmazlığa düşünce ilk yapılan yorumlar.
Hatta ilk bahaneler.
"Onlar ayrı dünyaların insanları..."
Doğrusu anlayamıyorum!
Bir gün öncesine, hatta bir kaç dakika öncesine kadar aynı dünyada yan yana yürürken, bir anda nasıl başka dünyalara ait olunabiliyor?
Nasıl?
Bir gün başka, ertesi gün başka olmak bir hüner değil ki!
Ayni filmi izleyip gülen...
Aynı varlıklardan hoşlanmayan...
Kahveyi aynı kıvamda seven...
Çayı şekersiz içen...
Yağmur kokusunu aynı hasretle içine çeken...
Aynı şiirlerle dünya masalına karışan...
Aynı'lıktan hiç bıkmayan 'siz'ler nasıl oluyor da bir anda başka dünyalara ait olduğunuzu söyleyebiliyorsunuz...
Ya da ötekilere söyletebiliyorlar...
Aynı paralelde yaşarken, birdenbire kuzey ve güney olarak ayrışabilmek bir ustalık mı oluyor?
Kötü bir yol ayrımı bence.
Beni yanlış anlamayın!
Aynılığı ben de sevmem.
Hiç sevmem.
Benim için bir durağanlık, bir monotonluk ya da sıradanlık gibi birşey.
Kısırdöngü!
Mümkün olduğunca 'aynı' olan şeylerden uzaklaşırım.
Ama bu başka birşey.
Kişinin alıştığı çember içinde dönüp durmasıyla, aynı dünyada nefes aldıği ötekilerle hayatı paylaşması apayrı!
Aynı telden çalmak sıkıcı geliyorsa başka nağmeler yaratabilir kişioğlu kendisine.
Yanıbaşındakiyle ters düşmesine, O'ndan kaçmasına ya da O'nu terketmesine hiç gerek yok.
Lakin aynı telden çalmamanın da kusurlarını düşünün!
Bir kere büyük bir ses kirliliği demek.
Her kafadan bir ses çıkıyor...
Sazı eline alan istediğini söylüyor.
Bilinen ve tanınan atmosfer yerle bir oluyor.
Tek kişilik saltanatlıklar kuruluyor.
Tek başına hakimiyetler yaratılıyor.
Ayni hava solunmuyor!
Kabul ediyorum; insanlar boy boy; insanlar türlü türlü.
Ne yazık ki bu, birlikte yaşamak zorunda olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.
Ne yazık ki bu, insanın insana olan muhtaçlığını başka bir boyuta taşıyamıyor.
Kaybeden yine, 'siz', 'biz', 'o'.
İnsanoğlu kaybediyor.
Evet ayrı dünyaların insanları olabiliriz.
Başka dünyalardan da gelmiş olabiliriz.
Zıt kutuplarda yaşayabiliriz.
Herşeye rağmen birarada nefes alıp veriyoruz.
Bu dünyanın çocuklarıyız!
Aynı telden çalamasak bile, birbirimize yakın sesler çıkarmak için uğraş göstermeliyiz.
Birazcık uğraş bile yaşadığımız dünyadaki ses kirliliğini azaltmaya yeter.
Unutmayın, paylaşmak zorunluluktur.
Bir arada yaşamak kaçınılmazdır!
Ve komşu komşunun külüne muhtaçtır!
|