|
Tamam...
Oldu!
Nihayet bazı gülüşler belirdi yanaklarda.
Dudaklardaki hüzünlü şarkılar başka baharlara kaldı.
Hatta sözler sustu.
Gözler konuşuyor anlamlı anlamlı.
Güneş yükseldikçe yükseldi.
Kış mevsiminin bir yerlerinde yaz mevsimini yaşıyoruz.
Renkler iç içe geçti adeta!
Alacalı bulacalıyız.
Çanlar çalıyor sanki...
Ya da sirenler.
Ama havada uğursuzluk yok!
Matem rengi değil bu gördüğümüz.
Şimdi mutluluk zamanı.
Yok, hayır; daha farklı bir duyguya bürünmüş gibiyiz.
Mutluluğun ötesinde bir yerlerdeyiz.
Ne sesimizi duyuyorlar, ne de sesimizi duyurabiliyoruz.
Ama huzurluyuz.
Yalnızlaşan içimizde gittikçe büyüyen bir heyecan var!
Güzelliklerden geçiyoruz, mutluluğa yaklaşıyoruz.
Emin olmak lazım mutluluğun en ince ayrıntısından...
Daha sonraki ayrıntılara takılmamak için elbette.
Derinlerde devam etmeli yolculuk.
Gürletmeli ortalığı.
Adımlarımız aşmalı bizi.
Her şeye rağmen serüvenimiz, rotasını kaybetmemeli.
Bir kaptan olarak şapkamıza sahip çıkmalıyız.
Bizi biz yapan şeylerle özdeşleşmeliyiz.
Yerimiz yurdumuz kopmamalı bizden.
Ya da biz kopmamalıyız ait olduklarımızdan.
Yönümüzü tayin edecek gücü tüketmemeliyiz.
Bu yüzden yenilenme ve yinelenme başucu sözcüklerimiz olsun!
Olsun diyorum çünkü olmalı!
Yenilendikçe yineleniyoruz...
Nihayetinde kışın yaz mevsimi yaşıyor olmamız geçici bir durum.
Önemli olan sahip olduklarımızla serüvenin her zerresinde ayakta kalmayı başarabilmek.
Ve mutluluğu sımsıkı tutabilmek!
Daha da önemlisi yenilenme ve yinelenme sözcüklerini unutup da başka yollara sapmamak!
Tekrara düşmek bir yerden sonra boğar bizi.
Monotonluğu ve mutsuzluğu getirir...
Filizlenmek, çiçeklenmek şart!
Hayatlarımıza renk lazım.
Işık, şevk, kahkaha lazım.
Sarmaşık güllerini budamak lazım.
Arzular çoğalmalı...
Yaşamak için yığınla nedenimiz var.
Boş yere yaşlanmak niye?
Oradan oraya savrulmak niye?
Zincerlere dolanan ayaklarımızı kurtarma zamanı şimdi.
Kemanın nağmeleri acı acı çalmamalı; tatlı tatlı dinlendirmeli ruhu.
Bağlılık ayaklarımızda değil, ruhumuzda olmalı.
Unutmayın kahkahalar bize ait.
Dudaklarımızdaki hüzünlü şarkıları susturmak elimizde.
Kimse zorla söylettiremez bize.
Yani mutluluk az da olsa ellerimizde, kalbimizde, yüzümüzde...
Filizlenmek içimizde!
Okşayın ruhunuzu.
Sarılın ait olduklarınıza!
Şapkanıza sahip çıkın.
|