2 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



'Aynı'lığa nasıl dayanabilir bir ömür?

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Aralık 2006, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İki perdelik bir oyundu sanki hayatı.

Yaşadıklarında hüzün dolu sahneler vardı.

Git gide artan bir gerilim.

Bir de azıcık tebessüm...

Dengeli değildi hiç birşey!

Dengelemeye çalışmıştı defalarca ama olmamıştı.

Şartlar elverişli değildi.

Terazinin bir yanı ağır basmıştı hep.

Gözyaşından nefret etmesine rağmen, hüzün dolu saatlerde yol alıyordu.

Madalyonun diğer yüzüyle karşılaşamıyordu bir türlü.

Aynı salıncakta allanarak yaşlanıyor gibiydi!

Zaman hiç adil davranmıyordu.

Parlak ışıklar altında hezimetini yaşıyordu bu yüzden!

Rengarenk kostümleri vardı.

Işıl ışıldı sahnede.

Hayattan kopan bir yaprak gibi uçuşarak hayata karışıyordu.

Sonra bir yerlerde eziliyordu.

Ya da kayboluyordu.

Sonra başka bir oyunda can buluyordu.

Yeniden karşımıza geliyordu.

O’na biçilen kaftan aynıydı.

Benzer rollerin adamı olmuştu.

Bütün mesele o rollerin dışına çıkabilmekteydi.

‘Aynı’lığa nasıl dayanabilirdi ömür boyu?

Bu çok sıkıcıydı.

Bir o kadar da aşılmaz.

Aynı yörüngede dönüp durmaya benziyordu.

Sepetinde bir hiç!

Sıfıra sıfır, elde var sıfır...

Bugüne kadar rotası aynıydı.

Bermuda şeytan üçgeninden farksızdı.

Elde avuçta değişik lezzetler yoktu.

Ezberlenmiş noktalar vardı boylu boyunca yaşadıklarında.

Sadece kostümleri değişiyordu.

İsimleri de...

Parlak ışıklar aynıydı.

Soneleri bile birbirini andırıyordu.

Bu bir oyuncunun bozguna uğramasıydı.

Hayat nelerden ibaretti?

Birden donup kaldı parlak ışıklar altında.

Yüzlerce kişinin tam ortasında kala kaldı.

Odak noktası olduğunu anımsadı.

Aslında çok güçlüydü.

Peki bu ‘aynı’lık nasıl üzerine yapışıp kalmıştı?

Dilinden sözcükler süzülüverirken, O bir sorgulamanın peşine düşüverdi.

Neden boyuna yakarış halindeydi?

Niçin sözcükleri bir birine benziyordu?

Hele hele yüzündeki acı dolu gülüş...

O gülüş yok muydu?

Bitiriyordu.

Eritiyordu.

Sesindeki titreklik ürkütücüydü...

Nefes alışına yerleşen ‘aynı’lıktan kurtulmalıydı.

Ne olursa olsun bunu o an yapmalıydı.

Zaman aleyhineydi çünkü.

Önce üzerindeki pelerinden kurtuldu.

Sonra adımlarını başka yöne kaydırdı.

Kendisine başka bir yön verdi.

Hüzün dolu saatler içinde yürümekten kurtularak başlayabilirdi yeni hayatına.

Farkına vardığı yerden anında yol alarak ilerleyebilirdi.

Heyecanlanacağı sahneler bir bir geçti gözünün önünden.

Ne de olsa O bir oyuncuydu.

Her rolü başarıyla oynayabilmeliydi.

Bir ömrü ‘aynı’lığın kuşatması altında geçirmek O’na göre değildi.

 

 

   1401 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   İnsanlara değerinden fazlasını vermeyeceksin
04 Eylül 2008, Perşembe   Vermesini de bileceksin almasını da!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Alışmakla alışmamak birdir!
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital