2 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Kıbrısımız adına, endişe duyuyorum, korkuyorum...

Hasan HASTÜRER
hasturer@kibris.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Eylül 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

LEFKOŞA- KKTC’de yeni adli yıl Salı günü yapılan törenle başladı.

Her yıl geleneksel olarak düzenlenen törende Cumhurbaşkanından başlayarak tüm yetkililer yargıyla ilgili eteklerindeki taşları döker.

Salı günü de aynen öyle oldu gene.

Dün sabah gazetelere bakıyorum. Konuşan herkes dert yandı.

Cumhurbaşkanı Talat, “Bir kere öyle bir anayasa yapmışız ki zamanında, kutsal kitap gibi. Kimse dokunamıyor, kimse değiştiremiyor. Halbuki bu anayasayı değiştirmek Meclis’in elinde,” dedi. Talat, Anayasa Mahkemesini de eleştirdi.

*                *           *

Basına yer alan haberlerden Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan, Başsavcı Aşkan İlgen ve KKTC Barolar Birliği Başkanı Mustafa İnan’ın konuşmalarından bazı kesitleri  sizlerle paylaşmak istiyorum:

“... Nevvar Nolan, 5 yılın üzerinde hapis cezası gerektiren suçların ele alındığı ağır ceza mahkemeleri önündeki dava sayılarını da şöyle verdi:

 "2000 yılında 261, 2004 yılında 295, 2006 yılında 451, 2007 yılında 522."

Geçtiğimiz yıl ağır ceza önündeki 522 davanın 230'unun uyuşturucuyla ilgili olduğuna işaret eden Nolan, uyuşturucu maddelerle ilgili davaların 2000 yılında 34, 2004 yılında 73, 2006 yılında 177 olduğunu kaydetti.

"Uyuşturucu maddelerle ilgili suçlardaki artış dikkat çekici ve endişe vericidir" diyen Nolan, mahkemelerin uyuşturucu maddelerle ilgili suçlara son yıllarda daha ağır cezalar vermesine rağmen bu tür suçlardaki inanılmaz artışın önünün alınamadığını belirtti.”

“... Başsavcı Aşkan İlgen, KKTC'de nüfusa göre suç işleme oranının yüksek olduğunu ifade ederek, suçların nicelikleri yanında, niteliklerinin de artış gösterdiğini belirtti. Geçen adli yılda Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi gereken 1061 dosya varken, Ağır Ceza Mahkemesi'ne havale edilenlerin dinlendiğini, diğerlerinin ise beklediğini kaydeden İlgen, "evrak sahteleme, uyuşturucu madde suçları ve sirkat suçlarında" dikkat çekici bir artış görüldüğünü bildirdi.

Polis Genel Müdürlüğü bünyesinde "mali polis" birimi, "kriminalistik ve adli tıp laboratuarı" bulunmamasının, grafoloji ve sahtecilik uzmanı sayısının yetersizliğinin yarattığı sıkıntılara dikkat çeken Başsavcı İlgen, trafik kazaları ve uyuşturucu suçlarına karşı da toplumsal bilinçlenme ve okullardaki eğitimin önemine işaret etti.”

“... Son zamanlarda Polis Genel Müdürlüğü'nde çalışan bazı emniyet mensuplarımız hakkında avukatlar ve halkımız tarafından çok ciddi şikayetler yapılmaktadır" diyen KKTC Barolar Birliği Başkanı Mustafa İnan, adli şubelerin bazılarında, şikayetlerin yapıldığı bölümlerde, trafik şubelerinde ve polisin muhtelif birimlerinde çok ciddi aksaklıkların olduğu, bu aksaklıkların mahkemelere dahi yansıdığı ve mahkemeler tarafından da yapılan yanlışların doğrulandığını savundu.

İnan, şöyle konuştu:

"Herkes bilmelidir ki hiçbir kimse mahkeme tarafından mahkum edilmediği müddetçe suçlu sayılmaz. Aynı zamanda hiçbir kimse dövülemez, işkence yapılamaz, kanunsuz yollardan ifadesi alınamaz ve hakkını aramak için polise müracaat ettiği zaman hak talep edenlere kaba davranılamaz, kötü muamele yapılamaz, tehdit edilemez ve en önemlisi de görevli polis veya yetkili polis mahkeme yerine geçip olay yerinde insanları yargılayarak şahısların suçlu olup olmadığına karar veremez. Bizim, Baro olarak Polis Genel Müdürlüğü'nden talebimiz bu konularda gerekli titizliğin gösterilip, yukarıda belirtilen birimlerin sıkı bir denetime tabi tutulması, suçlu olan polisler için gereğinin yapılması, bu mevkilerde olan polislerin sıkı bir eğitimden geçerek, sabırlı, özverili, sinirleri çelik gibi olan polislerin bu göreve getirilmesidir".

*               *            *

Yargıda sorumluluk taşıyanları çizdiği tablo ortada. Bu sözler sokaktaki insanlar tarafından seslendirilmiyor.

Siyasiler anlamında baştakiler de bir birini yerken ülke toz duman...

Kuzey Kıbrıs’ın her yerini geziyorum.

Toplumun tüm kesimleriyle iletişimim var.

Az konuşuyor çok dinliyorum.

İnsanların politikacılardan ziyade devlete saygısı, güveni kalmıyor.

Polis teşkilatından dışarıya çok pis kokular geliyor. Halk polise saygıda, sevgide kusur etmeden güven duymak istiyor. Halk istemesine istiyor da gördükleri, duydukları, tanık oldukları buna ne kadar izin veriyor?

*              *            *

Çok samimi olarak belirteyim, yasa dışı davranan, bu ülkede mafiya kanunlarını estirmek isteyenlere şu an için hiç sözüm yok.

Kuzey Kıbrıs  urup avuçluk bir vatan parçası.

Adı ister polis, ister asker olsun, nüfus başına düşen silahlı güvenlik elemanı dünya ortalamasının üstünde.

İşte bu ortamda yasa dışı yollara başvurup, çevresinde tehdit oluşturanlara, devlet yasalar çerçevesinde gücünü gösterse o insanlar bu davranışlarını sürdürebilir mi?

Gerekli önlemler zamanında alınmayınca meydan boş kabul edilir. Meydanı boş görenler uyuşturucu işinden, haraca kadar her işe bulaşır.

Bir defa bu işlere bulaşıp, yasa dışı dünyada içerilere açıldılar mı geri dönüşleri zorlaşıyor.

Yırtıcı bir kuş oluyorlar kısaca.

Yırtıcı kuşun ömrü gibi bu insanlarımızın da ömrü o kadar oluyor.

*           *          *

Toplum bir aileye benzer.

Bir ana – babanın, her hangi bir suçu işleyen evladının sonuna kadar yanında durması gibi yasal sınırlar dışına çıkanları da bu toplum, bu devlet hızla sahip çıkarak ıslah etmenin yollarını bulmalıdır.

Kolay para kazanmak bir insanı bozulmasında en önemli dönemeçtir. Kolay para kazanan, alın teriyle para kazanma alışkanlığını yok eder. Her türlü riski göze alıp kolay para kazanmak isteyince çevre için ciddi bir tehdit oluşturur.

Küçük toplum bu tehditleri kaldıramaz.

Bizi idare edenler bir biriyle cebelleşirken ülke her bakımdan tehdit altına giriyor.

Orman kanunlarının geçerli olduğu ortam misali pek çok insan şahsi güvenlik tedbirlerini alma kararının eşiğinde. “Ölmemek için öldürmek hakkımdır” diyenler var.

Ülkemiz adına, Kıbrısımız adına,  insanımız adına endişe duyuyorum, korkuyorum...

   1433 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Bunun adı olsa olsa KKTC demokrasisi
22 Ekim 2008, Çarşamba   Kuzey Kıbrıs'tan çeşitleme
15 Ekim 2008, Çarşamba   Kıbrıs'ta görüşmleler devam etmesine ediyor da...
04 Eylül 2008, Perşembe   "Ne olacak bu Kıbrıs meselesi?" diye, diye...
28 Ağustos 2008, Perşembe   “Ya Taksim, Ya ölüm” el değiştirdi.....
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Yüz değil, bin fırın ekmek da yetmez...
08 Ağustos 2008, Cuma   En kötü barış en iyi savaştan iyidir
31 Temmuz 2008, Perşembe   Bir yanda Kıbrıs görüşmeleri, öte yanda CTP’nin sancıları...
25 Temmuz 2008, Cuma   "Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor"
17 Temmuz 2008, Perşembe   Altı günde adanın kaderi değişti...



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital