2 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Kuzey Kıbrıs'ta iç politikada yaşananlar

Hasan HASTÜRER
hasturer@kibris.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Ocak 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

LEFKOŞA- Kuzey Kıbrıs’ta demokrasinin daha gidecek çok yolu olduğundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Kıbrıs Türk toplumunun en büyük talihsizliği kendini yönetenlerin insanına gerçek anlamda demokrasiyi çok görmesidir.

Yaşım gereği 1974 öncesini de 1974 sonrasını da hatırlarım.

“İmza teşkilat”ın altında her türlü kirliliği Kıbrıs Türk insanına layık görenler demokratik gelişimi her zaman “tehlikeli” bulmuşlardır.

Ahmet Mithat Berberoğlu’nun 1973’te hiç kazanma şansı olmadan aday olduğu Cumhurbaşkan Yardımcılığı seçiminde yaşadıkları demokratik yaşamımızın kara lekelerinden biridir.

1974 sonrası da muhalefete az baskı uygulanmadı.

Sonunda şartlar değişti.

Senelerin Denktaş – UBP iktidarı gitti yerine Talat- CTP geldi.

Talat ve CTP için iktidar ifadesini bilerek kullanmadım. Çünkü hükümet olmakla iktidar olmanın arasındaki farkı yaşayarak öğrendik.

*         *        *

UBP ve DP yıllarca iktidarda oldular.

Uzun yıllar iktidarda kalırlarken çok doğal olarak muhalefetin m’sini bilmediler.

Bir diğer açıdan bakıldığı zaman da kuruluşundan sonra yirmi kusur yıl hükümet yüzü görmeyen, muhalefette doğup muhalefette yıllar geçiren CTP de hükümetin acemisi oldu.

ÖRP’nin hükümet ortağı olarak doğuşu yarı buçuk demokrasimizin ne hallerde olduğunun somut göstergelerindendir.

CTP’nin o süreçte yaşananlara adeta suç ortağı olması izahı kolay olmayan bir yanlıştı. CTP yönetiminden bazı arkadaşlar geçmişte UBP ve DP de yaşanan siyasi transferleri örnek göstererek kendi suçlarını hafifletmeye çalışmışlardı. Ancak CTP’yi yöneten bazı kişilerin görmediği, ya da görmek istemediği, halkın UBP ya da DP’ye yakıştırdığı bazı davranışları sol kökenli partilere yakıştırmadığıydı.

*            *           *

Aslında CTP’de merkeze doğru kaymanın başlangıcı DP’nin büyük ortaklığında kurulan koalisyon günleridir. DP’den öte Denktaşlarla gizli bir nikah kıyılmıştı sanki.

Bu nikahı savunanlar yanında bundan rahatsız olanlar da vardı.

O günlerin mutlu ve mutsuzları bugün de o noktada farklılığını sürdürmektedir.

*           *          *

CTP – ÖRP Koalisyon Hükümeti’nin oluşumuna karşı çıkan UBP ve DP’nin Meclis Genel Kurulu’na yönelik boykotunda Pazartesi günü yeni bir sayfa açıldı.

UBP, Meclis Genel Kurul ve AHDOC Komiteleri hariç normal komite toplantılarına katılma kararı aldı.

Hiç kuşkusuz muhalefet ve kendini anlatma becerisi gelişmemiş UBP, bu noktadan sonra da kendini kolay kolay anlatamayacak. Ve çok büyük olasılıkla hırçın ve karşısındaki tahrik edecek bir muhalefet tavrını tercih edecek.

UBP’nin DP’yi hiç dikkate almadan attığı bu adımla ilgili çeşitli yorumlar yapılıyor.

Bir görüşe göre UBP’nin kararından en önemli etken AKP’nin telkinleri. AKP’nin şahsında yeni Ankara ile barışmak için fırsat kollayan UBP, AKP’den gelen, Meclis’e dönün telkinine ayak uydurup AKP’den kocaman bir aferin almak istiyor.

Aynı senaryoya hayat verenler bir ileri hamle öngörüsünde daha bulunup, AKP’nin ilk genel seçim sonrası UBP-ÖRP koalisyonunu arzu ettiğini iddia da ediyor.

*             *          *

DP kanadında kendi dışındaki tüm siyasi partilere ciddi öfke var.

Her ne kadar birlikte yürümüyor olsalar da UBP’nin ani bir kararla meclise dönmesi DP açısından “yarı yolda bırakma” olarak niteleniyor.

Talat’ın arabuluculuğunu isteyen DP, UBP’nin adımı sonrasında adeta yalnız kaldı.

Serdar Denktaş, UBP ve CTP’ye eleştirilerini yaparken kendi tavırlar için Pazartesi’ye kadar düşünme payı istedi gibi görünüyor.

Siyaset kulislerinde konuşulan bir başka konu, DP’ye verilen, “ÖRP, ortaklıktan uzaklaştırılıp yerine DP koalisyon ortağı olacak” sözünün yerine getirilmesi. Talat’la arası çok iyi olan Serdar Denktaş, bu konuda hem CTP’ye hem de özellikle Talat’a kırgın görünüyor.

Geçtiğimiz günlerde Talat, bir televizyon programında DP ve Serdar Denktaş’tan güzel sözcüklerle bahsederken hemen ertesi gün Başbakan Ferdi Sabit Soyer, DP ve Serdar Denktaş’ı topla tuttu.

Erken toparlanamayacak bir DP’yi önümüzdeki günlerde çok zor engeller bekliyor.

*            *          *

CTP, ciddi bir siyasi kumar oynadı.

Kamu oyu yoklamalarında inişte görülen CTP, “2008 çözüm yılı olacak” deyip erken seçim önerisine karşı çıktı. Şu an için CTP’nin istediği oldu gibi görünüyor. Yani 2008’de seçim yok.

Peki 2008, sonuna ulaşılırken çözüm, mözüm olmazsa toplum suçun Rum tarafına atılmasını kabul edecek mi?

Bana sorarsanız etmeyecek.

Dahası 2008’in ekonomik bakımdan en kötü yıl olma olasılığı oldukça fazla.

Her şeyin kötüye gideceği 2008’in zor günlerinde CTP – ÖRP koalisyon hükümeti ayakta durabilecek mi?

CTP’ye Birleşik Güçler kimliğini kazandıran örgütlerin neredeyse tümüne yakını artık CTP’nin BG’sinde yok.

CTP’ye kırgınlığın ötesinde öfke duyan önemli bir kesim “Seçim olsun da CTP ile hesaplaşalım” diyor. Bu durumda seçim tarihini olabildiğince ileriye atmaya çalışan CTP için zaman getiren mi yoksa götüren mi olacak hep birlikte göreceğiz...

   964 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Bunun adı olsa olsa KKTC demokrasisi
22 Ekim 2008, Çarşamba   Kuzey Kıbrıs'tan çeşitleme
15 Ekim 2008, Çarşamba   Kıbrıs'ta görüşmleler devam etmesine ediyor da...
20 Eylül 2008, Cumartesi   Kıbrısımız adına, endişe duyuyorum, korkuyorum...
04 Eylül 2008, Perşembe   "Ne olacak bu Kıbrıs meselesi?" diye, diye...
28 Ağustos 2008, Perşembe   “Ya Taksim, Ya ölüm” el değiştirdi.....
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Yüz değil, bin fırın ekmek da yetmez...
08 Ağustos 2008, Cuma   En kötü barış en iyi savaştan iyidir
31 Temmuz 2008, Perşembe   Bir yanda Kıbrıs görüşmeleri, öte yanda CTP’nin sancıları...
25 Temmuz 2008, Cuma   "Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor"



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital