5 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



İsmi nedeniyle sınır kapısından çevrilen bir çocuğun hikayesi

Koray DÜZGÖREN
koray@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Haziran 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Başlığı okuyunca hemen itiraz edeceğinizi biliyorum. “Böyle şey olur mu?” deyip karşı çıkacaksınız.

Hele bu olayın Türkiye’de bir sınır kapısında gerçekleştiğini öğrendiğinizde eminim itirazlarınızın dozununu daha da yükselteceksiniz.

Buna rağmen yukarda, bir tek cümle ile özetlediğimiz yüz kızartıcı olayın Türkiye’de bir sınır kapısında cereyan ettiğini belirtmek durumundayım.

Ve bu yazıyı yazarken bu nedenle kendimi isminden dolayı herhangi bir ülkenin sınır kapısından çevrilmiş, aşağılanmış bir çoçuğun yerine koyuyorum.

O çocuğun adı Welad.

Yedi yaşındaki Welad, geçtiğimiz hafta annesi ve kardeşleriyle İstanbul’a geldi. Annesi ve kardeşlerine ülkeye giriş izni verildi ama ona verilmedi.

Çünkü o, Türkiye’de devletin yasakladığı bir harf olan W harfinin bulunduğu bir isme sahipti. O birt Kürt çocuğu idi.

“Böyle bir şey olabilir mi?” diyeceksiniz yeniden.

Ama orası Türkiye biliyorsunuz. Orada herşey olabilir.

Benim bu konuda söyleyecek fazlaca bir lafım ne yazık ki yok. Çünkü insanlığın bittiği bir noktadayız.

Bunun yerine Welad’a yönelik bu insanlık dışı uygulamayla ilgili haberleri size aktarmakla yetineceğim.

 

“Annesiyle birlikte önceki gün (15 Haziran) Düsseldorf kentinden uçakla İstanbul’a giden Dağ ailesinden 7 yaşındaki Welat’ın isminin Kürtçe olması Türkiye’ye girmelerine engel olarak gösterildi.

7 yaşındaki çocuk tekrar uçağa bindirilerek Almanya’ya geri gönderildi. Almanya’nın Essen kentinde ikamet eden Dağ ailesi, Muş’un Bulanık İlçesi nüfusuna kayıtlı. Almanya’ya siyasi sığınmacı olarak gelen Sadrettin Dağ, eşi Yadigar ve çocukları; Welat (7), Birhat (3) ve Esmanur (1,5) ile birlikte 1999 yılından beri Almanya’da yaşıyor. Siyasi oturum hakkı olan Sadrettin Dağ, yıllardır ülkesine gidemiyor. Türkiye pasaportuna sahip olan Yadigar Dağ, çocuklarıyla birlikte, İstanbul’da bulunan yakınlarını ziyaret etmek için 15 Haziran’da Düsseldorf Havaalanı’ndan Türk Hava Yolları’na (THY) ait bir uçakla İstanbul’a hareket etti. Dağ ailesini taşıyan uçak saat 11:00 sıralarında Atatürk Havaalanı’na ulaştı.  

Pasaport kontrolü yapan memurlar, Yadigar Dağ, Birhat ve Esmanur’un Türkiye’ye girişlerinde bir sakınca bulunmadığını, ama Welat’ın Türkiye’ye girişine izin vermeyeceklerini belirtir. Buna itiraz eden Yadigar Dağ’a, memurlar “Welat ismi Türkiye’de yasak. Bu nedenle çocuğunuzu geldiğiniz yere geri göndereceğiz” dediler. Annenin girişimleri sonuçsuz kaldı.

Olup bitenlere anlam veremeyen Welat, tek başına saat 18:00 sıralarında Düsseldorf uçağına bindirilerek geri gönderildi.
‘Bu Türkiye’nin ayıbıdır’
Welat, babası Sadrettin Dağ’a saat 22:00 sıralarında Düsseldorf Havaalanı’nda görevli memurlar tarafından teslim edildi. Olaya ilişkin olarak açıklamada bulunan Sadrettin Dağ, “Bütün bu yaşananlara hiçbir anlam veremiyorum. Her fırsatta Kürt-Türk kardeşliğinden, Türkiye’nin demokratikliğinden, Kürtçenin serbestliğinden bahsedenlerin ne kadar yalancı, inkarcı ve hala ne kadar yasakçı bir zihniyeti taşıdıklarını bir kez daha gördük. Bu Türkiye’nin bir ayıbıdır” dedi.

Dağ, “Bize ve çocuğuma isminden dolayı bu kadar sıkıntı yaşatanları ve oğlumun ülkesine girişine izin vermeyenleri de kınıyorum” sözleriyle tepkisini ifade etti.

 

Welat’ın annesi anlatıyor
Welad’ın
annesi Yadigar Dağ ise yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Almanya’da çocuğumuzu kaydederken Alman polisi, ‘çocuk her ülkeye gidebilir ancak Türkiye’ye gidemez’ dedi. Daha sonra ‘çocuktur bir şey olmaz’ dediler. Biz Almanya’da Türkiye Konsolosluğu’na kaydetmek için gittik. Ancak Konsolosluk hakaret ederek, ‘W harfini kabul etmeyiz’ dedi. 3 çocuğumla birlikte İstanbul Havalimanı’na geldiğimizde ‘Welat yabancıdır. O’nu almayacağız’ dediler. Çocuğumu zorla aldılar benden. Çocuk ağlıyordu. Dayanamadım ben de ağladım. Welat bana, ‘Anne ne oluyor neden ismimi kabul etmiyorlar’ diyordu. İçim yandı. Onu almaya çalıştım ama vermediler. Almanya’ya geri gönderdiler. Bu insafsızlıktır.”
Welad’ın hikayesi tabii ki burada bitmiyor. Bitmemeli.

Nitekim DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal da böyle düşündüğü için meseleyi bir soru önergesi olarak İçişleri Bakanlığı’na yöneltiyor.


İçişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, isminin başharfi "W" olduğu için Türkiye'ye alınmayarak sınırdışı edildiği iddia edilen Welat Dağ'ın "vize sorunundan dolayı" sınırdışı edildiği belirtildi. Akın Birdal ise, Bakanlığın açıklmasının tatmin edici olmadığını ve "diğer kardeşler vize alırken Welat'ın neden yok" sorusunu akla getirdiğini kaydetti.
Evet soru işte bu. “Türkiye niçin diğer kardeşlere vize verdi de Welad adlı Kürt çocuğuna vize vermedi?

Bu sorunun cevabı Türkiye’nin işlediği bir insanlık suçunun ifadesi olacaktır.

Bu ayıba karşı çıkmak ise insanım diyen herkesin boynunun borcudur.

   1154 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Dönüşü olmayan yol’ politikası kimseye fayda sağlamadı
22 Ekim 2008, Çarşamba   Gerginlik gerginliği, şiddet şiddeti körüklerken...
15 Ekim 2008, Çarşamba   Artık deniz bitti. Kimse eski masallara inanmıyor
01 Ekim 2008, Çarşamba   "Bu kriz bizi etkilemez. Bizim yardımlarımız var"
20 Eylül 2008, Cumartesi   "Birisi vurmadan kafanız çalışmıyor mu?"
31 Temmuz 2008, Perşembe   Kapatma ve Ergenekon davaları devam ederken Güngören provakasyonu
25 Temmuz 2008, Cuma   Ergenekon ve parti içi despotizmden güç alan darbe heveslileri
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ergenekon iddianamesi: Ne reddetmek. Ne de çok şey beklemek gerek
03 Temmuz 2008, Perşembe   Toz duman arasında Sivas katliamını unutmayalım
13 Haziran 2008, Cuma   'Ayıkla pirincin taşını'



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital