5 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Bir rüya gerçek oldu
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (1)

Ertanc HIDAYETTIN
info@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Ağustos 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 

9 Ağustos 2008.  Monarch Hava Yolları uçağında 34.000 metre yükseklikte sallantılı bir yolculukla Kıbrıs ziyaretimiz başlıyor. Bu satırlar azami sayıda yolcu taşıma adına daracık bır koltukta, dizlerim önümdeki koltuğa değerek, iki büklüm bir şekilde yazıldı.

 

Kıbrıs Türk Hava Yolları dönüş tarihimizi garanti edemediği için ilk kez Larnaka üzerinden uçtuk. İyi de oldu. Çünkü aksi aktirde dönüşün Larnakada iki gece kalmak aklımıza gelmeyecekti. Ama burada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. İki kişi için seferlerinde yer bulmaya zorlanan KTHY, nasıl olur da bizim seyahat ettiğimiz tarihten birkaç gün sonra 25 kişilik bir öğrenci kafilesi için yer ayarlayabilir? Hem de gidiş, dönüş okeyli?! Bizim toplumlarda adaletin değil, torpilin daha geçerli olduğunun çirkin bir göstergesi daha.

 

Bu yıl bir ilk yaparak herzamanki gibi Girne’de değil, Mağusa tarafında kalmaya karar verdik. Önce eşimin babasının yaşadığı Karpaz köylerinden Boltaşlı’da iki gece kalacak, tatilin büyük kısmını ise  Boğaz’da, Exotic Otelde geçireceğiz. Uçakta Londra yerel gazetelerinden birinde bu yılki 48inci Mehmetçik Üzüm Festivalinin bu hafta sonu biteceğini okuyup heyecanlanıyorum. Meşhur Galatya Panayırının sonuna yetişmek de nasip olacak galiba.  Özellikle festivalin sanatsal yanı heyecanımı artırıyor.

 

İngiltere’ye 1970 yılında yerleşeli Kıbrıs’a bu sadece 5inci kez gidişim. Hiçbir zaman ziyaretlerim kültür/sanat etkinliklerine denk gelmedi. Veya Girne’de kısıldığımız için bu etkinliklere uzak kaldık.  Bu kez ziyaretimiz Galatya Panayırının yanısıra Yeni Boğaziçi Pulya Festivalinin ve bu çerçevede Aysergi Karikatür Festivalinin de organize edileceği tarihlere rastlıyor. Anlaşılan Mağusa bölgesi sanata, kültüre daha fazla önem veriyor.

 

Larnaka’ya alçalmak üzere iken aklıma birşey geliyor ve neşem balon gibi sönüyor. Geçtiğimiz Eylül ayında Ercandan giriş yaptığımda pasaportuma KKTC damgası vurulmuştu. Şimdi Larnaka’da bunun yüzünden başıma bir iş açılır mı? diye kara kara düşünüyorum. Bir taraftan da olası bir güçlükte Londra’da torpil kullanabileceğim birilerini düşünüyorum. Aklıma o an kimse gelmiyor! Bu kez geri Gatwick’e döndürüldüğümüzü ve Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetini AB İnsan Hakları Mahkemesine şikayet ettiğimi hayal ediyorum. Ne ise genelde epeyce korktuğum iniş bu şekilde farkına varmadan gerçekleşiyor.

 

 

Uçaktan inerkenden müthiş bir ısı yüzümüzü yalıyor. İlkelliğine hayret ettiğim Larnaka Hava Limanı terminaline giriyoruz. İlk düşüncem ‘Ercan bundan çok daha iyi’ oluyor. İlk beklediğimiz kuyruğa bakan memurun güleryüzlü, ama her pasaportu alıp inceleyen birisi olduğunu görünce çaktırmadan yandaki asık suratlı ama herkesi pasaportlarına sadece göz atıp geçirten memurun bulunduğu kulübenin kuyruğuna kayıyoruz. Korktuğum başıma gelmiyor. Kazasız belasız terminalden çıkıyor ve bizi karşılamaya gelen kardeşimin arabasına atlıyoruz. İlk durak Vadili. Orada biraz dinlendikten sonra Ercana uğrayıp kiralık arabamızı oradan alarak Karpaza yollanacağız. Bu arada bize bu sıcakta bu eziyetleri yaşattığı için KTHYrına küfür ediyorum.

 

Yol boyunca uçaktan gördüğümüz korkunç kuraklık elle tutulur gibi yakınlaşıyor. Her taraf kupkuru. Kıbrısın tek karma yerleşim köyü Pile’den geçip Beyarmudu sırından giriş yapacağız. Pile bir hayalet köyü gibi. Etraf esrarengiz bir sessizliğin kucağında. Saat öğleden sonra iki civarında. Herkes siesta yapıyor olacak. Yanyana duran cami ile kilise ilginç bir görüntü sergiliyor. İri puntolu levhalarda ‘Askeri bölge. Fotoğraf çekmek yasaktır’ yazısını okuduğumdan bu ilginç görüntüyü belgeleyemiyorum. Esasında çok gereksiz ve anlamsız bir uygulama ama gel de uyma!

 

Devam edecek

 

   1303 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Obama Kazandı Değişen Ne Olacak Ki?
22 Ekim 2008, Çarşamba   ŞENLİK BUNA DENİR
15 Ekim 2008, Çarşamba   Yaşamın Kıyısına Attıklarımız
01 Ekim 2008, Çarşamba   Kıbrıs İzlenimleri 2008 (6)
20 Eylül 2008, Cumartesi   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (4)
04 Eylül 2008, Perşembe   KIBRIS İZLENİMLERİ 2008 (2)
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ESKİ LEFKOŞA’YA ÖZLEM
08 Ağustos 2008, Cuma   'Ana Dili Okulları' , 'Ek okullar', ve Şimdi 'Tamamlayıcı Okullar'
01 Ağustos 2008, Cuma   KKTC'den Neler Bekliyoruz?
25 Temmuz 2008, Cuma   Şükran mı Hüsran mı?



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital