|
Geçen haftaki yazım için şikâyet aldım. Birkaç arkadaşım “zaten bu aralık her taraf
olumsuzluklarla dolu. Nereye baksak çatışma, kavga, kan, öldürme. Bir de sen çıktın öyle bir hüzünlü yazı yazdın ki bileklerimizi
kesmemizi mi istiyorsun?” diye sitem ettiler.
E, hüzün bizim kanımıza işlemiş. Hüznü, melânkoliyi çok seven bir toplumuz. Bu hafta beni eleştiren arkadaslarımı dinledim ve geleceğe umudla bakan bir yazı yazdım siz okurlar için.
80 li yıllarda komedi ustası Alper Susuzlu’nun “Ah Şu Kıbrıslılar” isimli bir
oyununu Hornsey Town Hall salonunda izleyenler yukarıdaki başlığın kaynağını anlayacaklardır. Ben de bu yazımda ah şu İngiltereli Kıbrıslılar diyorum ve
toplumumuzu anlatmaya çalışıyorum. Ama alışageldiğimizin dışında, değişik bir bakış açısı ile.
Kıbrıslılar derken Kıbrıslıtürklerden bahsediyorum, ama sanırım ayni şeyler ikiye bölünmüş adamızdan gelen diğer toplum, Kıbrıslırumlar için de, hatta
yabancı ülkelere yerleşmiş göçmen toplumlar için
de geçerlidir.
Önce şunu söyleyeyim. Ne antropolojist ne de sosyoloğum. Gerçi yüksek
ögrenimim sosyoloji alanında geçti, ama konuya bilimsellikten uzak,
tamamen kişisel izlenimlerimle yaklaşıyorum. Umarım Mehmet Ali Dikerdem kardeşim ileride bizim
toplumlar üzerinde çok detaylı bilimsel bir çalışma yapar.
Çoğu zaman hepimiz toplumumuzla ilgili olumsuzlukları öne çıkarır ve kendi kendimize
çok karamsar bir çerçeveden bakarız.
Çocuklarımız akademik yönden başarısız, gençlerimiz
uyuşturucu ve çeteleşme sorunları ile debelleşiyor, işsizlik aldı başını gidiyor, vs. v.s. Bütün bunlar tabii ki çok
önemli ve üzerinde durulup toplum olarak koordineli bir şekilde çözüm üretmemiz
gereken konular. Bu da çeşitli bilinçli kişiler, dernekler tarafından yapılmaya çalışılıyor.
Ya toplumumuzun olumlu, güzel yanları? Onlar yok mu? Elbette var, ama biz alışmışız, hep çirkinlikleri,
olumsuzlukları vurgulamaya, kendi kendimizi yerden yere vurmaya. Geçenlerde alışveriş için gittiğim bir yerde yaşlı bir kişi ile tanıştım. Yazılarımı okuduğunu ve çok beğendiğini söyleyip beni gururlandırdı. Tüm ailemi tanıyor. Bana hayat
hikâyesinden küçük bir kesit anlattı. Çok kültürlü, çok bilgili gün görmüş biri olduğu belli bir
yaşlımız. Kendisine “amca sen Kıbrıs hakkında çok değerli bilgilere
sahipsin. Bunları herkesle paylaşman gerekir. Gel seninle bir söyleşi yapayım” dedim. Kibar ve
mütevazı bir şekilde reddetti. Ön
plâna çıkmak istemediğinden. Söylemeye çalıştığım toplumumuz içerisinde bu yaşlı kişi gibi daha nice
cevherlerin olduğudur. Bütün mesele bu tür
insanları ön plâna çıkarıp onların bilgi dağarcıklarından yararlanmak. Gazetelerde her hafta karşımıza çıkan tanınmış çehreler malum. Bu kişilerin çoğu toplumumuz için birşeyler yapmaya çalışıyor. Aralarında eğitimli ama aydın olmayı becerememis olanlar
da yok değil. Ama herzaman ön plânda olan bu insanlardan
çok geri plândaki bilgi ve deneyim dolu toplum ferdlerimizi bulup ortaya çıkarmamız gerekir.
Walthamstow Türk Derneğinin yaşlılar projesine gelen kişiler arasında da tanıdığım çok değerli kişiler var. Örneğin Yeni tanıştığım bir yaşlı amca Limasol’un Türk
Ocağı takımında top koşturmuş eski bir futbolcu.
Gerek futbol gerekse Limasol hakkında bilgi yüklü. Hatta bir süre önce bilgilerini
ileride bir kitap haline getirmeyi amaçladığı için birçok notlar yazmaya başlamış.
Geleceğe umudla bakmamız için bircok nedenimiz var. Eğitim alanında Türk dili ve
kültürü okullarında faal olanlarımız herzaman tanık oluyoruz. Yeni nesil anne ve babalar
çocuklarının eğitimine çok değer veriyor ve onlara
yardımcı olmak için uğraşıyorlar. Bu okullarımız bu tür bilinçli
ailerimizden oluşan gönüllü ordusu sayesinde ayakta duruyorlar. Yine bu okullarımıza gelen çocuklarımız arasında çok yetenekli
çocuklarımızın olduğunu görüyoruz. Sadece
akademik alanda değil, örneğin müzik becerileri çok yüksek çocuklarla karşılaşıyoruz zaman zaman.
Eğitim alanından bahsetmişken çeşitli okul, üniversite ve kolejlerde üst düzey görevler yüklenmiş arkadaşlarımız olduğunu unutmamalıyız. Örneğin Haringey’in CONEL
Kolejinde 15 ile 20 arasında çoğu üst düzey görevler yapan Kıbrıslıtürk öğretim üyesi çalışmaktadır. Bu arkadaşlar arasında kendi toplumumuzun
eğitim gereksinmelerini
araştıranlar ve çözüm
üretmeye çalışanlar da var.
Genç nesillerimiz arasında eğitim düzeyi çok yüksek, kültürlü ve yetenekli
gençlerimiz oldukça fazla. Eğitim magazini için yazılar hazırlarken bu tür
gençlerle tanışma şansına sahip oluyorum.
Ekonomik alanda çok başarılı Kıbrıslıtürk iş sahipleri olduğunu herkes biliyor. Ama ön plânda olup
devamlı kendilerinden
bahsedilen kişilerin yanısıra sessiz sessiz çok büyük, ünlü şirketlerde üst düzey işlerde çalışanlarımız da var aramızda. Sanat alanında isim yapmış kişiler olduğu gibi ilerisi için
çok şeyler vadeden genç
sanatçılarımız da var. Umarım bu gençler ileride
birer gurur kaynağımız olur.
Kısacası sevgili okurlar, o ölümsüz ama kasvetli şarkının sözleri gibi “her
yer karanlık” değil. Sorunlarımıza eğilelim ama geleceğe de umudla bakalım.
|