|
Sanırırm bazı hallerde bir defterin kapanması...
Hemen ardından yeni bir defterin açılması lazım!
Öyle anlar gelir ki, yaşanılması zor anlar!
Ne temiz bir sayfa kurtarır insanı...
Ne de çizgi çekip, yeni bir başlık atmak.
İster beş sayfa ötesine geçin...
İster sayfları yırtıp yırtıp aynı deftere yazmaya devam edin.
Olmuyor.
Olamaz!
Defteri değiştirmek gerek bazı durumlarda.
Olağanüstü haller yaşadığımız zaman, her şey değişime uğruyor.
Karşıkonulmaz bir dönüşüm yaşanıyor ardından.
Tüm sesler, renkler, görüntüler aynılığa bürünüyor.
Korkunç bir sıradanlık başgösteriyor.
Kısır bir dünyanın karanlığında kalıyoruz.
Hapsoluyoruz.
Zindan geceler üstümüze geliyor.
Dur diyemiyoruz.
Parmaklıkların ardından seyre dalıyoruz yaşanılanları.
Herşey bizim etrafımızda gelişiyor ve biz içine giremiyoruz.
Dahil olamıyoruz.
Karışmak mümkün değil bazen.
Bedeli var.
Süresi var.
Sırası var.
Öyle düştüm hemen kalkıp yürüyeyim yok!
Hayat ummadığımız zamanlarda çok acımasız.
İz bırakacak bir tokat gibi bazen.
Gözünü bile kırpmadan ceza kesiyor.
Hesabı öyle kabarık çıkarıyor ki, ödeyemeyip borcun altında eziliyoruz.
Süklüm püklüm önünde diz çökmek zorunda kalıyoruz.
Derken zindan geceler daha da köşeye sıkıştırıyor.
El pençe divanız fakat nafile.
Kaldığımız yerden olmuyor işte.
Arka sayfadan hiç olmuyor.
Tertemiz, hiç yazılmamış bir sayfa da kurtamıyor bizi.
Yeni bir defter lazım.
Başka bir hayat lazım!
Ne aynı hayatta yeni satırbaşları...
Ne de aynı defterde yeni ayak izleri aydınlığa çıkarır bizi.
Başka hayat şart.
Yeni bir defter şart.
Talihsiz yaşanmışlıkların hayatımıza hükmetmemesi için şart.
Geçmişe sırt çevirmek falan değil kastım.
Ya da yaşanılanlardan utanç duyup unutmaya çalışmaktan bahsetmiyorum.
Olağanüstü durumların ardından geriye kalan bizden bahsediyorum.
Bizden çıkanlardan ve eksiltilenlerden söz ediyorum.
Toparlanmak için şart bu yeni defter.
Yenilenmek için, aslımıza dönmek için şart.
Olağanüstü durumlarda bizi ancak yeni hayatlar kurtarır.
|