23 Kasım 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [1]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Bardağın hangi tarafına baktığınız önemli!

Ilke SUSUZLU
ilke@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mart 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ortada bir masa.

Masanın ortasında bir bardak.

Bardak tam ortasından ikiye ayrılmış gibi...

Bir tarafı boş.

Bir tarafı dolu.

Peki hangi taraf?

Sağa dönüyorum...

Sola dönüyorum...

Yukarıdan bakıyorum!

Bir taraf boş, bir taraf dolu.

Ama hangi yanı boş, hangi yanı dolu kestiremiyorum.

Uzun soluklu bir karmaşa bu!

Bitmeyecek bir kararsızlık gibi duruyor.

Kafam karışıyor.

Ciddi ciddi oturup düşünüyorum.

Dünyaya neresinden bakmalı insanoğlu?

Hangi çerçeveden yol almalı?

Veya hangi pencereden yaşama karışmalı?

Düşündürücü sorular...

Ve verilmesi güç olan cevaplar!

Odanızın iki kanatlı penceresinden bazen gün ışığı giriyor içeriye.

Bazen de karanlığın sessiz halleri.

Bu ikilemlik yoruyor bizi.

Hatıralara takılıp kalmış gibi donduruyor zamanı!

'Boş' ve 'dolu' sözcüklerle geçiyor asırlar.

Yaşlanıyoruz.

Ve bir türlü cevabını bulamıyoruz 'bardak' mevzuunun.

İnsan kimi zaman görmek istediği gibi görürmüş.

Kimi zaman da dokunmak istediği gibi dokunurmuş.

Bazen duymamazlıktan gelirmiş sesleri.

Bazen de kör bir kuyuya bilerek atlarmış!

Çıplak ayakla ateşe basıp da acıyı duyumsamamak imkansızlıktan çıkıverirmiş demek ki!

Yani uzun lafın kısası işimize geldiği gibi herşey.

Birileri bardağın boş kısmıyla ilgilenir.

Birileri ise dolu kısmını görür hep!

Bakan göze ve hisseden yüreğe göre değişir anlayacağınız.

Kişi yalnızca görmek istediğini görür...

Ötesi boş laf!

Peki hangisi doğru?

Seçmekle alakalı sanırım.

Bir tercih meselesi.

Belki ikisi de doğru...

Belki ikisi de yanlış.

Ve kimilerine göre bu yanlışlar doğruları götüremeyecek kadar doğru!

Bardağın dolu ve boş tarafı kurgusu bir kaos.

Kurgu diyorum çünkü hayatlarımızın kalaslarını birbirine bağlıyor.

Hayatımızı naklen anlatan büyük bir gerçeklik.

Bana göre tamamen iyimserlik ve kötümserlikle alakalı olan önemli bir mesele.

Dünyaya pozitif veya negatif bakan gözleri yansıtıyor.

Yaşamdan ve yaşamaktan gerçekten zevk alanları ortaya çıkarıyor.

Belki kimi zaman yarısı boş olan bir bardağı, yarısı dolu bir bardak olarak görmek 'polyanacılık'tır.

Veya kişinin kendisini kandırması olarak değerlendirilebilir.

Ama benim için, sürekli kötü bir tabloya bakıp da hüzünlenmekten daha iyidir!

İnsanın olumsuzluklara karşı hazır olması ve ağır bir zırhla dolaşması kesinlikle geçerli bir savunma mekanizmasıdır.

Fakat bu mekanizma kısa süre içinde kendini yok edecek kadar da tehlikelidir.

Yani bardağın boş tarafına bakmak bir süre sonra can yakabilir.

Önemli olan bardağın yarısının boş olduğunu bilerek dolu olan kısmını göz ardı etmemek!

 

 

   1201 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   İnsanlara değerinden fazlasını vermeyeceksin
04 Eylül 2008, Perşembe   Vermesini de bileceksin almasını da!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Alışmakla alışmamak birdir!
31 Temmuz 2008, Perşembe   Beklentiler, beklenilmeyenleri getiriyor bir bir.
25 Temmuz 2008, Cuma   Yargılamak yerine anlamaya çalışmak önemli!
17 Temmuz 2008, Perşembe   Hayat, hiç birşeyi hafife almayacak kadar ciddidir!
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Hayat bu işte, her an herşey olabilir.
03 Temmuz 2008, Perşembe   Bulunamadığınız an unutuluyorsunuz!
19 Haziran 2008, Perşembe   Neden bu bana necilik; niçin bu hep banacılık?
13 Haziran 2008, Cuma   Poyrazın hışmına uğrarsanız, savrulup sürüklenirsiniz!



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital