|
Karanlığın sol perdesiydi.
Yalnızlığın son nağmesiydi.
Az sonra pencereden gün ışıyacak.
Ömrümüzden baharlar eksilecek.
Önce hıçkırık sesleri.
Sonra asırlık suskunluklar.
Eksileceğiz neticede!
Son demde miyiz?
Yeni başlangıçların eşiğinde miyiz?
Bilemiyorum.
Pejmurdeyiz.
Karanlık, bir şemsiye gibi koruyor bizi...
Karanlık, siyah bir el gibi boğazımızı sıkıyor...
İki arada bir deredeyiz.
Elden ne gelir şimdi?
Kalkıp gitsen gidemezsin ki...
'Maalesef' denilen sözcüğün en vurucu nakaratı tekrarlanıyor.
Aynı nakarat boğuyor!
Ayaklardaki dermansızlık 'nafile' dedirtmemeli yine de.
Tükenmişlik esir almamalı ruhlarımızı.
'Yeniden' demeliyiz gün doğarken!
Her doğan gün bir 'şans' bizim için.
Gerçi bir şans daha verselerdi hangi yollara sapardık kimbilir...
Zamanı geri getiremezsin ki!
Sil baştan olmuyor...
Bu nedenle modern melankolikler olarak yaşama tutunma telaşı içindeyiz.
Melankolik olmamalıyız ama öyleyiz!
Bir yanımız karanlık şimdi...
Bir yanımız hala karşı koyuyor.
Ne de olsa yalnızlığın son nağmesindeyiz!
Bir yerlerde meydan okuyabiliyoruz hayata!
Umutlar tükenmez.
Tükenemez; tükenmemli!
Baktığımız çerçeve çok dar şimdi!
Ama çerçevenin içindeki resim anlamlı.
Çok şey anlatıyor.
Resimdeki çocuklar çok mutlu.
Sisler arasında saklambaç oynayan çocuklar değil onlar!
Yüzlerinde tomurcuk açan sevdalılar...
Kimilerimiz sobelemeye çalışıyor.
Kimilerimiz bulunmayı bekliyor.
Bir kısmımız ise ne olduğunun farkında değil hala!
Anın tadını çıkarıyorlar...
Oyun gibi birşey 'yaşamak'...
Kaybedenler için gözyaşı...
Kazananlar için büyük bir haz.
Zafer...
Karanlığın sol perdesinden habersiz bir şekilde karışıyorlar hayata...
Derken resim değişiveriyor...
Karanlık bir el karışmaya başlıyor hayatımıza...
İster istemez olgunlaştırıyor bizi.
Giderek yalnızlaştırıyor.
Ama bu yalnızlık bitecek.
Başka nağmeler yükselecek çizdiğimiz resimlerde.
Karanlığın sol perdesini çekeceğiz büyük bir hışımla.
Karartma günlerine veda edeceğiz.
Şans yüzümüze güler mi gülmez mi bilmem ama 'maalesef' sözcüğünü lugatimizden çıkartacağız.
Farklı nakaratlar bulacağız kendimize.
Kalabalıklaşan nağmeler arasında 'umut' çığlıklarını atacağız.
Resimdeki çocuklar olamayız belki ama modern melankolikler de olmamalıyız.
|