Markalaşma ve patent konsunda istenilen seviyeye gelinemese de girişimci, gayretli ve çalışkan Anadolu insanı emeğe dayalı küçük ve orta boy işletmeleri ile büyük işler başarıyor. Bir çok ürünün marka hakkını başkalarına kaptırmakla birlikte hali hazırda “Kebab” denince akla ilk Türkler geliyor. MacDonald başta olmak üzere bir çok fast food endüstirisini geride bırakan sectör büyümeye devam ediyor. İngiltere’nin başkenti Londra’da sadece bir kaç metre karelik satış yerinde belki de Avrupa’nın en güzel döner kebabını üreten The Best Turkish Kebab, harikalar yaratıyor. İngiltere’de ücra köylere, küçük adalara kadar yayılan binlerce kebab dükkanı da şüphesiz güzel işler çıkarıyorlar ama Best Kebap, sektördeki haklı ününü kimseye kaptırmıyor. BBC dahil onlarca İngiliz basın yayın kuruluşunda haber olan The Best Turkish Kebab’da bir defa döner yiyen mutlaka bir daha geliyor. Dükkan önünde kesintisiz devam eden müşteri kuyruğu bu başarının en güzel kanıtı olsa gerek.
125 Stok Newington Road London, N16 8BT adresinde bulunan küçük dükkan 1983 yılında Osman Çinik tarafından kurulmuş. Damak tadı ve kalitasi de yine Çinik Usta tarafından oluşturulan dükkan kısa süre içinde Londra’da beğenilen kepabçılar arasında yeralmış. Bir porsiyon kebap yemek için kilometralarca uzaktan insanlar gelmeye başlamışlar. 1989 yılında Maraş Afşin’den Londra’ya gelen İsmail Demir, yıllarca Osman Usta’nın yanında çalıştıktan sonra 2000 yılında dükkanı devralmış. Toplam 19 yıldır aynı mekenda çalışan İsmail Demir, ustasının kurduğu sistemi sürdürerek işyerinin başarısını artırarak devam ettirmiş. Köklü Anadolu gelenekleri arasında bulunan usta çırak ilişkisinin halen Best Kabab’da devam ediyor. Yaklaşık altı yıl önce işyerini satan Osman Usta, her sabah gelerek yapılan işleri denetliyormuş. Uyarıları çırakları tarafından emir kabul edilip yerine getirilmeye çalışılıyor ve kesinlikle ustaya saygıda kusur yapılmıyor.
“Her gün bir porsiyon kebap yemezsem doyduğumu hissetmiyorum”
Binlerce dükkanda her gün yeni dönerler kuruluyor. Sizin farkınız nadir? Diye sorduğumuzda işyerinin yeni sahibi İsmail Demir, işlerini severek yapmak olduğunu söylüyor. Etler mutlaka kuzu şovderinden yapılıyormuş, bir gün buzlukta bekletilen etler ertesi akşam çıkarılarak dönere hazırlanıyor, metrelerce çevresi olan dönerleri tutturmak için ortasına bolca parça ette ekleniyormuş. İşin en önemli sırrının tüm malzemelerin mutlaka taze olması ve bir gün öncesinden kalan malzemelerin ertesi gün müşteriye verilmemesiymiş.. Gece yarısından sonra müşteriler dükkanda ne bulurlarsa satın aldıklarından The Best Turkish Kebap’ta ne döner nede diğer malzemeler ertesi güne kalmıyor. Lezzeti bir kez tutturduktan sonra temizlik ve müşteriye davranışında çok önemli olduğunu belirten Demir, nasıl Maraş Dondurması’nı herkes yapamıyorsa kebabıda herkes aynı kıvamda yapamaz diyor. Altı yılı patron, toplam on dokuz yıl aynı yerde çalışan İsmail Usta, “Her gün bir porsiyon döner yemezsem doyduğumu hissetmiyorum” diyor.
Henüz 33 yaşında olan ve ustasının hakkını teslim etmekten çekinmeyen biz O’nun yolundan gidiyoruz diyen İsmail Demir, arı kovanı gibi çalışan dükkanında günde yaklaşık on beş saat çalışıyor. Bir kaç metre kareyi geçmeyen satış bölgesinde çalışan altı yedi usta arasında en çok yine kendisi çalışıyor.The Best Türkish Kebap’ta işe başlayan ortalama en az sekiz dokuz yıl çalışıyormuş. Çalışanlar arasında saygının ve ekip çalışmasının çok önemli olduğunu belirten Demir, tüm hazırlık ve satış işlemlerinde birfiil çalışıyor. Genellikle müşterilerin kendisinin patron olduğunu bilmediğini belirten İsmail, biz ustamızdan mütevaziliği öğrendik, çalışanlarımıza da onu aşılamaya çalışıyoruz diyor. Hafta sonları daha yoğun olmakla birlikte Best Kebab gündüz ve hafta içide hep yoğun. Gündüz 11.30 da başlayan servis gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam ediyor. İstese 24 saat açık tutacağını ve hazır müşterisinin bulunduğunu belirten Demir, herşeyin para olmadığını, aileye de zaman ayırmak gerektiğini ifade ediyor. Dört çocuğu olan Demir, çocuklarına hafta sonları dört beş saat vakit ayırabiliyormuş. Bu yüzden gece çalışma saatlerini azaltmaya başlamışlar. Sadece kebab değil sadece salata almak için bile Best Kebap’ı tercih edenler bulunduğunu açıklayan Demir, bazı müşterilerin bir porsiyon alabilmak için yarım saat sırada beklediklerini söylüyor.
Her işyeri bir alan yönelse birbirlerini kesmezler ve işlerinde ustalaşırlar.
The Best Turkish Kebab’da en çok et döner satıyorlarmuş, bunun yanında adana, tavuk göğsu, ızgara köfte ve burger de bulunuyor. Talep olmasına rağmen tavuk döner yapmadıklarını belirten Demir nedenini şöyle açıklıyor:”Bazı lokantalar, hem döner, hem sulu yemek, hem ızgara, hem da lahmacun yapıyorlar. Bizim prensibimiz ise sadece bir iş yapmak ama temiz yapmak. Benim anlayışıma göre aynı bölgede çalışan insanlar değişik alanda uzmankaşmalı biri sulu yemek, biri lahmacun pide, diğeride örneğin ızgara yapmalı. Böylece hem bir birlerini kesmezler hemde alanlarına yoğunlaşarak, kaliteyi artırıp başarılı olurlar. Bu yüzden en iyi yaptığımız et üzerine yoğunlaşmayı tercih ettik. Şükür mahcup olmadık” diyor.
Best Turkish Kabap’ta çalışan ustaları çoğu zaman müşterilerle göz göze anlaştıklarını belirten Demir, üzün süre gelen ve damak tadını çok iyi öğrendiğimiz müşterilerimiz bize her zamankinden ya da tam porsiyon olsun demelerinin anlaşmaları için yererli olduğunu, zaten onların ne istediğini bildiklerini söylüyor. Evlere servis yapmıyorlar, ama Londra’nın her bölgesinden müşteri Stoke Newington’a taşınıyor. The Best Turkish Kebab isim hakkının kendilerine ait olduğunu ifade eden Demir, bir çok benzer isimde yer açıldığını fakat hiç biri ile uğraşmadığını belirterek,”Herkes kısmetini yer, keramet isimde değil emekte. Ayrıca ben toplum olarak herkesin çok kazanmasını ve daha iyi yerlere gelsini istiyorum” şeklinde sözlerini tamamlıyor.. |