2 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Beyrut'tan mektup (Gönderen: Raida Hatoum*)

Ali KESKİN
ali@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Ağustos 2006, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 

“Sevgili arkadaşlar,

Cesaret verici ve destekleyici sözleriniz için hepinize teşekkür ederim. Bugün daha iyiyim. Dün kızkardeşim ve üç çocuğu yanımızda kalmak için buraya taşındılar. Evleri İsrail’in yakınlardaki bir köprüyü bombalamasından ötürü zarar görmüştü ve bu nedenle bir sığınakta yaşamaktaydılar. Ufaklıklar gelen bombaları ve jetleri duydukça dehşete kapılıyorlar. Evde çocuklarla bulunmak, benim gibi diğer kişileri de birbirimize sarılmaya ve daha güçlü durmaya zorladı. Bu soykırımın hemen bugün bitmesini istiyorum. Hâlâ saldırıların sonuçlarıyla, yaralılarla, yerinden edilenlerle, yollarda öldürülen insanların cesetleriyle ve evlerin kalıntılarıyla ilgilenmemiz gerekiyor. Denizdeki ve karadaki kirlenmeden söz etmek bile gereksiz… Bombardımandan sağ çıksak bile ileride hepimiz kanserden öleceğiz. Bombardıman dün ve bugün Tyre’deki Raşidiye Kampı’nı hedef aldı. 300 Filistinli mülteci Tyre’deki Borj el Şemali Kampı’nı terk ederken, Sida’daki 200 aile oradaki Ayn el Helveh Kampı’na yerleşti. Yarından itibaren Najdeh Derneği’ndeki arkadaşlarıma katılarak güneydeki ve Beyrut’taki yerlerinden edilmiş kimselere acil yardım ve kurtarma desteği için çalışacağım. Bu konuda da sizleri bilgilendireceğim. Bugün hastaydım fakat ağrılarıma ve yorgunluğa karşın yazdım: Bu yazılanları yararlı bulabilirsiniz – lütfen onu, ABD ile ABD’nin sağladığı gelişmiş bombalarla “kendisini savunan” medenî İsrail devletinin masum çocuklara yaptıklarını gösteren bu mektuba ekli fotoğrafları başkalarıyla paylaşın. Bugün 24 Temmuz 2006. İsrail’in Lübnan’a karşı başlattığı savaş, bir ulusun soykırıma maruz bırakılması ve bir ülkenin yıkılması sürüyor. Bugüne değin 750,000 kişi evsiz kaldı. Bu kişilerin çoğu güney ve doğu Lübnan’daki evlerini, Beyrut’un güneydeki gecekondularını terk etmek zorunda kalarak okullara, kiliselere ve camilere mülteci olarak yerleşiyor. Bugüne değin 362 sivil öldü, 1500’den fazla yaralı var.  Radyoda insanlar ailelerinin diğer üyelerinden haber alabilmek amaçlı çağrılar yapıyorlar; bu kişilerin çoğu birbirlerini köylerini terk ederken, yaralandıkları için ya da farklı hastanelere götürüldükleri için kaybetmişler, aradıkları kişinin ölü ya da sağ olduğundan habersizler… Tyre’de İsrail bombalarının öldürdüğü 72 çocuk, kadın ve erkek toprağa verildi: cesetlerin bir bölümünün kimliği belirlenemedi… Radyoda doktorlar hastanelerde ilaç kalmadığını, su kalmadığını, yer kalmadığını ünleyip duruyorlar; fakat her geçen gün hastanelere gelen yaralı sayısı daha da artıyor. Tonlarca İsrail bombası hâlâ insanları öldürüyor ve Lübnan’ı yıkıyor. Tonlarca gıda ve ilaç yardımı Lübnan’a gönderildiği hâlde, İsrail öyle istediği için Lübnan’a sokulamıyor. Geçen hafta İsrail ilaç yüklü bir kamyonu bombaladı, bir diğer bombalanan kamyon ise yerlerinden edilenler için şilteler taşımaktaydı. Aynı hafta İsrail serum ve diğer sağlık ürünleri üreten bir fabrikayı bütünüyle yıktı. Dün İsrail Apaçi helikopterlerinden ve F16’larindan atılan bombalar askerî olmayan fabrikaları, camileri, sağlık ve toplum merkezlerini hedef aldı. 12. ve en berbat günde bombalar sivilleri evlerinde, arabalarında ve ambulanslarda sistemli bir öldürme planının nesneleri yaparak avlamayı sürdürdü. Yakılmış ve lime lime edilmiş cesetler Tyre bölgesinin yollarında yatmakta hâlâ. Cesetler ve yaralı insanlar hâlâ güneyde, sınırın yakınlarındaki evlerin yıkıntıları altındalar. Oralardan gelenler cesetlerin kesif kokusunun nasıl da her yana sindiğini ve hayvanların bu cesetleri yemeye başladığını aktarıyor. İsrail bombaları Kana’daki bir sokakta arabasını kullanmakta olan bir gazeteciyi avladı. Cumartesi günü Lübnan’ın güneyindeki iki televizyon istasyonunun antenleri de hedef alındı, fakat bu televizyonlar yayınlarını hâlen sürdürebiliyor. Dün yine sivil bir araç İsrail güçlerince hedef alındı. Bir ambulans gelip araçtaki üç sivili aldı. Ambulans hastaneye doğru yol almaktayken İsrailliler bu ambulansı da bombaladı. Üç kurtarma görevlisi bu saldırı sonucu yaralandı.  Bir saat sonra, gece 00:30 sularında İsrail bombaları Şeyhiyen köyündeki bir evi içindeki sekiz kişinin üzerine yıktı ve köyün diğer sakinleri bu sekiz kişiyi kurtarmaya çalışırken İsrail bombaları köye yağmaya devam etti. Akşam yediye değin kimse onları evden çıkaramadı. Çıkarıldıklarındaysa, iki kişi hayatını kaybetmiş ve diğer altısı ağır yaralı durumdaydı. Tyre hastanesinin önünde İsrail bombaları sivil bir arabayı hedef alarak içindekileri yaraladı ve arabayı yaktı. Hayatta kalabilenler bir bir ilan edilmemiş ölümler listesine ait hikayelere ekleniyor. Aşağıdaki raporlar yerel gazetelerden alındı… Hastanede, anne babaları ile kardeşlerini soran yaralı çocuklar. Yedi yaşında bir kız çocuğu olan Hüveyda, sağ gözünü kaybetti ve kardeşlerini soruyor; babasının, yedi aylık erkek kardeşinin ve on yaşındaki kız kardeşinin, Marjeioun’daki köylerinden kaçarlarken onları hedef alan bombalamadan sağ çıkamadıklarını henüz bilmiyor. Annesi ile başka bir kız kardeşi de yaralanmış. Bu aileden hayatta kalmış olan bu kişileri bundan böyle nasıl bir gelecek bekliyor? Hüveyda’nın yanındaki diğer yatakta 12 yaşındaki Fatma’yı görüyoruz. Vücudunda oluşan 3. derece yanıkları iyileştirmek için bir gün önce 7 saatlik bir ameliyattan çıkmış. Annesi aynı hastanenin başka bir odasında tüm vücudu yanıklarla kaplı olarak yatıyor; yanında Fatma’nın üç yaşındaki kız kardeşi Aya, ellerinin bir kısmını kaybetmiş ve bir yaşındaki kız kardeşi Ola, başından yaralanmış. Fatma’nın bombalamada her iki bacağını da kaybeden babası tekerlekli sandalyesinde ailesini günde en az bir kez ziyaret etmekten vazgeçmiyor. Kızları ona, "Babacım, İsrail neden bize bunu yaptı?" diye soruyor.

 

* Raida Hatoum, Beyrut Indymedia oluşumunun kurucularından; Şatila mülteci kampında faaliyet gösteren Filistin dayanışma ağlarında ve Najdeh Derneği bünyesinde gönüllü çalışıyor, Lübnan’ın Al-Yasari gazetesini yayınlayan grubun üyesi ve adanmış bir Sosyalist.
   1707 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
26 Kasım 2008, Çarşamba   Temel Demirer in ifade özgürlüğü
13 Kasım 2008, Perşembe   O Afrika nın Annesi ydi
08 Kasım 2008, Cumartesi   Büyükler günahlarınızın bedelini çocuklara ödetmeyin
22 Ekim 2008, Çarşamba   Çözüm ne değildir?
15 Ekim 2008, Çarşamba   Anlatın bakalım Engin Ceber nasıl öldü ?
01 Ekim 2008, Çarşamba   Thatcher'lı yıllar ve Anti Poll Tax Hareketi
20 Eylül 2008, Cumartesi   Ali Aktaş'ın son mektubu
04 Eylül 2008, Perşembe   Kraliçe'nin Muhafızları 200 yıllık kalpaklarını çıkaracak mı?
28 Ağustos 2008, Perşembe   1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barış çağrısı: Çocuklarımız ölmesin
13 Ağustos 2008, Çarşamba   İngiltere’de yeni dönem



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital