Dünyanın en iyi üniversitelerinin Amerika’da olduğu biliniyor. Avrupa Üniversiteleri, Amerikan üniversiteleri ile kıyaslandığında, “ikinci sınıf” olarak kabul ediliyor... Ve uzmanlar günümüzde, İngiliz üniversiteleri başta olmak üzere, Avrupa’daki üniversitelerin, Amerika’dakilerden daha başarılı olup olamayacaklarını soruşturuyor, araştırıyor.
Küresel sıralama listelerine göre, dünyanın en iyi 10 üniversitesinin sekizi Amerika’da. Harvard listenin başında. İngiliz Cambridge yedinci, Oxford ise onuncu sırada.
Şanghay’daki Jiao Tong Üniversitesi, dünyadaki ilk küresel üniversiteler ligini hazırlayan kurum. Bazı uzmanlara göre bu üniversitenin sınıflandırmasının tartışılması gereken çok yanı var çünkü sınıflandırma ya da sıralama yapılırken, subjektif değerler ele alınmış. Örneğin Nobel ödülü kazananların sayısı gibi sınıflandırma kriterleri var. Ya da akademisyenlerin yayınladığı article veya akademisyenlerin performansları değerlendirilmiş. Ancak bazı uzmanlar, başka kriterlerin de üniversiteleri yargılarken ele alınması gerektiğini kaydediyor ve sıralamayı pek geçerli bulmuyor.
Ama elde olan en bilimsel sıralama tablolarının başında yine de bu geliyor.
2005 yılı değerlendirmesine göre 36 en iyi üniversite sıralamasında sadece dokuz tanesi Avrupa’dan. İngiltere ilk 36’ya beş üniversitesini sokabilmiş. Fransa, İsveç, İsviçre ve Hollanda’nın birer üniversitesi listede yer alıyor.
Bazı üst düzey şirket yöneticilerinin değerlendirmelerine göre de özellikle bilgisayar, yüksek teknoloji ve ekonomide Amerikan üniversiteleri açık ara önde.
Peki Avrupa, bu farkı kapatabilecek mi?
Evet! Kapatacak. Çünkü AB’nin en büyük üç ekonomisine sahip ülkesi olan Almanya, Fransa ve İngiltere, yüksek öğrenime bütçelerinden büyük pay ayırmaya başladılar. Hollanda, Danimarka ve İspanya’da da müthiş ilerlemeler kaydediliyor ve çok kaliteli üniversiteler ortaya çıkıyor.
Dolayısıyla uzmanlar, önümüzdeki beş – on yıl içerisinde, Avrupa’da birçok üniversitenin Amerika’dakilerle rahatlıkla yarışabileceğini kaydediyor. |