Ezelden beri, okuma-yazma oranımızın yüksek olmasıyla övünüyoruz. Son on yılda buna bir yenisi daha eklendi: Artık üniversite mezunlarımız da gurur kaynağımız. Peki ama şu an yaşamakta olduğumuz koşullar karşısında söylediklerimizin geçerliliği ve anlamı nedir?
Kıbrıslı Türk’lerin yaşamında büyük değişimleri tetikleyen AB vizyonu, eğitim alanında ağırlığını hissettirmeye başlayalı iki yıl oluyor. Tüm çabalara karşın, ulus ötesi birleşik Kıbrıs’ın AB üyeliği gerçekleşemedi. Ne var ki Rum tarafının tek yanlı üyeliği, Kıbrıslı Türk bireylerin AB vatandaşı olma hakkını engelleyemedi. 1Mayıs 2004’ten itibaren ön lisans, lisans ve lisanüstü eğitim için Türkiye dışındaki AB üyesi ülkelere, daha önce emsali görülmemiş bir akın başladı ve hala devam etmekte.
Bu akından nasibini alan ülkelerin başında hiç kuşkusuz Büyük Britanya gelmektedir.
İngilizce’nin dünya dili olması ve dolayısıyle İngilizce konuşan ülkelerin bilim dünyasını şekillendirmesi en önemli etkenlerin başında gelmektedir. Bir diğer önemli faktör ise, Kıbrıs’ta yaygın biçimde sürdürülen (resmi, gayri resmi) İngilizce eğitim. Bir yanda devlet kolejleri, öte yanda özel kolejler ve hiç kuşkusuz devam eden özel dersler. Yukarıda değindiğimiz nedenlerin toplamı, lise mezunu arkadaşları İngilizce öğretim sunan niversitelere yönlendirmektedir.
Büyük Britanya’da eğitim amaçlı bulunan arkadaşların okul ve bölüm tercihleri, rehberlik servislerimizin başarı aynası gibidir. Günümüz dünyasında önemli olmakla birlikte, her şeyi internet üzerinden çözebileceğimizi düşünmek yapılabilecek en büyük hata olsa gerek. Özellikle liselerimizde sunulmakta olan rehberlik servisleri son gelişmeler ışığında yeniden yapılandırılmalı, diye düşünüyorum. Çok geniş coğrafya üzerinde eğitim vermekte olan yüzlerce üniversite arasında seçim yapmak, sadece 16 yaşındaki öğrencinin ve ailesinin altından kalkabileceği birşey olduğunu düşünmüyorum. Üniversite sonrası, lisans üstü eğitim için gelen arkadaşların yaşadığı sorunlar göz önünde bulundurulursa, durumun ciddiyetini biraz daha fazla anlamamıza yardımcı olabilir.
Büyük Britanya’nın dört bir yanında eğitim olanağı sunan üniversiteler’in birçoğu, her ülkede olduğu gibi ticaridir. Bu yüzden öğrenciler bilinçli yönlendirme olanağı bulduğu oranda başarılı olabiliriler. ‘Başarı’ veya ‘iyi okul’ göreceli olmakla birlikte, genelgeçer ölçütler ışığında yapılan araştırmalar sonucu elde edilen başarı sıralamasının dikkate alınması iyi bir başlangıç olabilir. Tabii, üniversitelerden ziyade, eğitim görmek istediğimiz bölümün başarı sıralaması her şeyden önce gelmelidir. Birey odaklı eğitimin önemini de gözardı etmeden, söz konusu bireyin kendine uygun sihirli karışımı (okul-bölüm-çevre) bulması için gerekli tüm olanaklar zorlanmalı, seferber edilmelidir.
Bu konuda pek başarılı olduğumuz söylenemez. Bir sonraki sayıda konuyu daha fazla deşmek üzere şimdilik noktalıyoruz.
|