1. Yüksek öğreniminiz için İngiltere’yi seçmenizdeki en önemli etken ne olmuştur? Geliş maceranızı biraz bizimle paylaşır mısınız?
Cemre Erel: İngiltere’yi seçmemdeki ilk ve en önemli etken ailem oldu. Babam, ablam ve amcamın Manchester’de okumuş olmasından dolayı İngilteredeki eğitim sisteme yakinligim vardi. Yurtdisinda eğitim almak istedim, tercihim Avrupaydi ve İngiltere’yi en uygun yer olarak gördüm.
Ezgi Özbeşer: Yüksek öğrenimim için İngiltere’yi seçmemdeki en buyuk nedenlerden biri ingilizcemi gelistirmekti. İngiltere’yi seçmemdeki ikinci buyuk neden ise hukuk okumak istememdi ve ingilterede aldigim hukuk eğitimi bana ilerdeki is hayatima cok yardimci olacagini dusundum. Tabi bunlarin yani sira kendi ayaklarimin usdunde de durabilme istegi vardi.
Aslinda buraya gelmem cok ani oldu butun arkadaslarim UCAS la basvurularini yaptmis kabullerini almisti benim hic aklimda yoktu buraya gelmek fakat lisede en sevdigim hocalarimdan birinin bana destegi ve yol gostermesiyle anladim ki benim için de en iyi secim ingiltereydi.
Esra Günsoy: İngiltere yi seçmemdeki en önemli etken yabancı dil. Ingilizce bilindiği gibi globalleşen dünyamızda uluslararası iş alanında resmi dil olarak kabul ediliyor. Ingilizce pratik kazanabilmek, lisanımı geliştirebilmek benim için başlıca sebepti. Ayrıca burdaki eğitim kalitesi de her gecen yıl artmakta ve eğitim İngiltere için diğer ülkelere oranla gelişen ticari bir sector halini almaktadır. Burdaki eğitim kalitesi hakkında gerek internetten gerekse katıldığım eğitim fuarlarından elde ettiğim bilgiler beni İngiltere yönünde seçim yapmamda cesaretlendirdi. Son olarak, kendi ülkem dışında farklı, kültürel açıdan bünyesinde birçok farklı kültürü barındıran gelişmiş bir ülkede deneyim kazanmak da önemli bir etken olmuştur. Buraya 2005 yılının Eylül ayında geldim. Gelmeden once yaklaşık bir sene gelecegim yerle ilgili internetten arastırma yaptım ve üniversite yetkilileriyle telofon görüşmesi yaptım. Her şey belirli bir plan dogrultusunda gelişti.
2. Devam etmekte olduğunuz okulu seçme nedeniniz hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?
Cemre Erel: Ucas uzerinden basvurmak için üniversite ve kurslari arastirirken, su an mezun olmak uzere oldugum kursu bulmus olmam ve ilgimi cekmesi.
Ezgi Özbeşer: Şu anda devam ettigim okulu tavsiye nedeniyle sectim.
Esra Günsoy: Devam etmekte oldugum okulu seçmemdeki en önemli neden işletme alanında son yıllarda gelişme gösteren iyi bir üniversite olması ve burda tam burs alabilme imkanımın olmasıydı. Ayrıca şehrin güvenli, ekonomik açıdan uygun bir ögrenci kenti durumunda olması da bu bölgede olan bir üniversiteyi seçmem konusunda bir etken olmuştur.
3. İngiltere`deki ögrenci yaşamı ve okul ortamı ile ilgili edindiğiniz olumlu ve olumsuz görüşlerinizi alabilir miyiz?
Cemre Erel: İngilterede ogrencinin hayati Kibristakina göre daha kolay. Ozellik Manchester gibi ogrenci bolgelerinde hersey ogrencilere göre ayarlanmistir. İkincisi, aileden uzakta kendi basina yasamaya calismak ogrenciye cok seyler katar. Birde okul ortaminda ogrenci ve ogretim görevlileri arasindaki iletisimin daha kolay ve rahat bir zeminde olması cok olumlu bir yon bence. Yani hem ogretmenlere ulasip yardim almak kolay hemde arada kurulan iliski rahat bir iliski. Bunun yaninda olumsuz olarak; aileden ve arkadaslarindan uzakta yalniz basina yasamanin getirdigi bir takim zorluklar var. Birde farkli bir kulture alismak zaman aliyor.
Ezgi Özbeşer: Ingilteredeki ogrenci yasami eglenceli görunsede bazi zorluklari var. ozellikle bizler için zorluklari daha fazla cunku kendi basinizasiniz ve kimseden yardim almadan her isinizi halletmeyi ogrenmeniz lazim. Okul ortami sikici degil hele de sectiginiz bolumu seviyorsaniz.
Esra Günsoy: İngiltere deki ögrenci hayatı Kıbrıs taki Ögrenci hayatına göre tabi ki daha farklı ve daha zor. Tabi system farklılıgı, sisteme alışkın olmamamız da buna bir etken. Burdaki en önemli tecrübe farklı kültürlerden kişilerle birlikte okumak ve iletişim kurmak. Okul ortamında pratige, iletişim kurmaya, kendi görüşlerinizi belirtip savunmaya ve girişimci yönlernizi geliştirmeye önem veriliyor. Bu da kişinin kendine olan güvenini arttırıp daha yaratıcı, iş hayatında daha başarılı olmasını sağlıyor bence. Olumsuz olarak benim karşılaştıgım pek fazla zorluk olmadı, tabi burdaki farklı kültüre adapte olmak dışında.
4. Gelisinizle birlikte ne gibi önemli sorunlarla(varsa) karşılaştınız?
Cemre Erel: Foundation okulundaki kursu tamamladiktan sonra Ucas uzerinden üniversiteye girecegimi bilmiyordum. Bu konuda yeterince bilgilendirilmedigimden hatta yanlis bilgilendirildigimden kurs bunyesinde bir sene hazirlik okuyup ertesi sene kursa direk giris yapacagimi saniyordum. Fakat, hazirlik kursuna baslatiktan sonra Ucas uzerinden üniversitelere basvuru yapmam gerektigini ogrendim ki buda kolay bir sistem deil, ozellikle bizim gibi bu sisteme yabanci olanlar için. Bunun hariçinde, bircok kisi tarafindan ilk karsilasilan sorun sanirim lisandir. İngilizce konusulmayan bir ulkeden İngiltereye gelince ilk zamanlar insanlarin dediklerini anlamakta zorluk cekilir. Bir de burada eğitim sisteminin alisik oldugumuz sistemden farkli olması; tolerasin daha az olması, ilk zamanlar ogrencileri zorlar. Kibrista aldigimiz eğitim sistemi icerisinde, derslere katilimdan, odev teslimine kadar bircok sey goz ardi edilerek esnek tutuluyor. Boyle bir sistemden cikip İngilterede daha kati sistemin icerisine girince ilk baslarda zorluk cekiliyor.
Ezgi Özbeşer: Geldigim ilk yil ailemden uzak olmanin verdigi zorluklarla karsilastim. Ikinci yil ise ev bulma sorunlari yasadim, birileriyle ayni evi paylasmak oldukca zor. Bu sene ikinci evimi degistirdim ama su andaki evimde mutluyum.
Esra Günsoy: Buraya gelişimle birlikte karşılaştığım en büyük sorun, sorun değil de zorluk diyelim, daha once de belirttiğim gibi burdaki farklı kültüre adapte olmaktı. Ailemizden, arkadaşlarımızdan, alıştığımız ortamdan uzak olmak ve kendimizi bambaşka bir kültürün yaşam tarzının içinde bulmak ilk anda insanı cok zorluyor. Bir de aslında en önemli sorun yemek. Sunderland, merkez olan Londra ya oranla daha kendine özgü bir kültür barındırıyor ki bu yemek tarzına da yansıyor. Burda Türk mutfağı bulmak pek mümkün değil. Bu da bir sure sonar sorun haline gelebiliyor. Vakit açısından da sürekli fast food kültürüne ayak uydurmaya çalışmamız sağlık açıcından önemli bir sorun olarak algılanabilir.
5. İngiltere`de öğrenim görmek için hazırlık yapan arkadaşlara ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?
Cemre Erel: Bir üniversiteye basvuru yapmadan once arastrmalarini, bir üniversiteyi sadece adi ile deil okumak istedikleri kursdaki basarisi ilede degerlendirmelerini tavsiye ederim. Daha once o üniversitede okumus olan yada İngilterede baska bir üniversitede eğitim gören kisilerle konusmalarida yararlidir.
Ezgi Özbeşer: Bence ingilterede okumak butun zorluklarina ragmen guzel bisey ne kadar da ailenizi arkadaslarinizi ozleseniz da burda da edineceginiz arkadasliklar olacak. Ilk zamanki bazi zorluklar cekebilirsiniz ama guclu olup bunlara alistiktan sonra ingiltereye gelmekle cok iyi yaptiginizin farkina varacaksiniz her yonden. Alacaginiz eğitim her ne dalda olursa olsun ilerisi için cok iyi bir baslangic olacak ve en önemlisi da herkesin bu gunlerde bilmesi gereken, ingilizcenizi gelisdireceksiniz.
Esra Günsoy: Ben şu anda ögrenim gördüğüm üniversiteden ve aldığım eğitimden çok memnunum. Şu anda kurulan arkadaşlık ilişkileri de ileride iş ilişkileri şeklinde de gelişebilir ki buda uluslararası iş yönetimi veya ticaret konusunda uzmanlaşmak isteyen arkadaşlar için önemli bir unsur bence. Benim tavsiyem mutlaka İngiltere de eğitim deneyiminden yararlanmaları. Bunun içinde gereken tüm hazırlıkları öneceden, en az bir sene öncesinden yapmaları ki buraya gelince beklenmedik bir sorunla karşılaşmasınlar. |