Içinden geçmekte olduğumuz süreç, iki ana eksen etrafında şekilleniyor: 24 Nisan Referandumu, politik-stratejik üstünlük aracı ötesinde, Kıbrıslıtürkler’in eskiye ait birçok pratiği dönüştürme girişimi; beri yandan, 1 Mayıs 2004`te yarım ve yaralı Kıbrıs Cumhuriyeti`nin AB üyeliğinden kaynaklanan bireysel haklarımız.
Her iki etmen, arzu ve isteklerimizden bağımsız kendi koşullarını belirleyecektir. Bu noktada bize düşen görev, müdahil olup şekillendirmek, aksi halde, olup bitene seyirci kalacağız.
Başka bir ifadeyle, belirttiğimiz iki etmen toplamda, her şeyi çevreleyen `yeni sistem`in ta kendisidir. Tüm veçhesiyle eğitim sektörü, bu yeni sistem altında/içinde işlev görecektir.
Sistemin birinci oluşturucusu:
Referandum
24 Nisan 2004`te gerçekleştirilen halk oylaması, ada halklarının birlikte yeni bir baslangıç yapmasına olanak sağlayamamıştır. Ne var ki, verilen `evet` oyu, ayni zamanda statuko diye dillere pelesenk olmuş `durum`a karşı `hayır`ı da ifade etmektedir. Bu nedenle, Kıbrıslıtürkler açısından tek yanlı bir yenilenme talebi olarak da ele alınabilir.
Yenilenme talepleri arasında birinci sırayı açık ara önde götüren dünyayla bütünleşme projesi kulağa hoş geldiği kadar, acılı bir süreçtir ayni zamanda . Eğitim sektörümüzün güçlendiği, evrenselleştiği anlamda acılarımız azalacak, daha yumuşak geçiş yapmamıza olanak verecektir. Yüksek öğretime artan talebin, her anlamı ile plansız-programsız seyretmesine daha fazla seyirci kalmamak gerekiyor. Yurtdışında eğitim görmekte olan insan kaynaklarımızla ilgili enformatik bilgi noksanlığımızı kısa sürede aşmalıyız.
Özellikle üçüncü ülkelerde eğitim görmekte olan genç arkadaşlara sınırlı ve adaletsiz burs dağılımının yeniden ele alınması kaçınılmaz gibi görünüyor. Yenilikçi sistem ve siyasetle paralel, üniversite seçimiyle ilgili geniş bir enformasyon merkezinin ve bilgi ağının yapılandırılması , geniş internet servislerinin sunulması, umut verici gelişmelerin kısa sürede yeşermesini de beraberinde getirecektir.
Sistemin ikinci oluşturucusu:
AB uyeliği
‘Yarım ve yaralı’ Kıbrıs Cumhuriyeti`nin 1 Mayıs 2004`te AB`ye üye olması akabine, eğitim ve burs olanakları artmış, öte yandan, okul harçları üçte iki oranında azalmıştır . Özellikle maddı açıdan büyük avantajlar sağlayan sistemin neden olduğu gelişmeleri görmezden gelmek başımızı kuma gömmektir. Benzeri görülmemiş bir akın başlamış, ve hala artarak devam etmekte. Kuşkusuz beraberinde kendi sorunlarını doğuracaktır. Öncelikli amacımız, insan kaynaklarımızın niceliği ve niteliğiyle ilgili geniş bir veri tabanı oluşturmak olmalı. Bu konuyla ilgili çalışmalara hız verildiğini öğrenmemiz bizleri umutlandırmıştır.
Lisans ve lisans
üstü(MA,MSc,PhD) eğitim:
Geçen sayıda yayımladığımız okul sıralamaları baz alınarak yapılacak araştırma iyi bir başlangıç noktası olabilir. Özellikle, lise sonrası lisans eğitimi için araştırma yapan genç arkadaşların önemle üzerinde durması gerekiyor. Nedenleri açık: Okulun bir bütün olarak işlevleri değerlendirilerek yapılan bir sıralama. Kampüsünden öğretmenlerine, kütüphanesinden, yurtlarına, araştırma merkezlerinden düzenlenen konferanslara kadar birçok veri göz önünde bulundurularak yapılan bir değerlendirme. Böyle bir bütünsellik, öğretim etkinliğinin ötesinde, kişisel gelişim açısından epeyce katkısı olacağı aşikar. Ancak, can alıcı nokta, okul sıralamalarından önce, başlamayı düşündüğümüz bölümün sıralaması her şeyden önemli. Ardından, eleyerek seçtiğiniz üniversiteler arasında sunulan müfredata ve öğretmenlerle araştırmaya geliyor sıra. Ayni isimli bölümlerde, konuların farklı işlenebileceğini asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Bölümlerin ismiyle değil içeriğiyle ilgilenmemiz önemli avantajlar sağlayacaktır. Her üniversitenin internet sitesinden elde edeceğiniz müfredat detayı bu aşamada size gerekli bilgiyi sunacaktır.
Evet, görüldüğü gibi bir dizi detaylı araştırma sonucu ortaya çıkabilecek en iyi sonuca ulaşmak hafife alınmayacak ön araştırma süreci gerektirmekte. Bu nedenledir ki, artan talebin düzenlenmesiyle elde edilecek bireysel katkının ötesinde, toplumsal fayda olarak bize geri dönecektir. Başarının sırrı birey-aile-sivil toplum-devlet örgütlenmesinin etkin düzenleyici rol oynasamisnda saklidir.
|