.
C: İşletme bölümü, 1989 yılında kurulmuş, güçlü kurumsal yapısıyla AMBA tarafından akredite edilmiş bir bölümdür. Özellikle son yıllarda bölüme kattığımız üst düzey araştırma üyeleriyle ülkemizin en iyi Management okulu durumundayız. Üniversitemiz içinde en hızlı büyüyen bölümüz. Ülke genelinde işletme eğitimi veren ikinci büyük kurum. Seksen değişik ülkeden 3000 MBA öğrencisine ev sahipliği yapıyoruz. Ayrica, bölümümüz Association of Business Schools’un da üyesi.
Bölümümüz ,öğrencilerine her alanda destek olmakta. Çok dinamik bir bölümüz, ayrıca yeni gelen öğrencilere barınma garantisi veriyoruz. Yeni başlayan öğrencilerimizden oldukça olumlu tepkiler almaktayız.
S: Leicester`de eğitim görmenin olumlu getirilerinden bahseder misiniz?
C: Gurur duyacağı geçmişi, ve umut vaadeden geleceğiyle, lisans, lisans üstü, ve araştırma çalışmalarını yüksek kalibre eğitim düzeyiyle sunmaktadır. Leicester eğitimde ‘excellence’ payesini 24 üzerinden 22 alarak resmen ıspatlamıştır. Yapılan araştırmalara göre, bitirme düzeyi en yüksek orana sahip okuluz. Dünya çapında en iyi 200 üniversite sıralamasında yer bulabilmiş 17 UK üniversitesinden biri Leicester. Bu nedenle, tüm dünyadan, ve değişik sosyal-etnik arkaplandan insanlara iyi bir eğitim vermektedir.
S: Akademide devam etmeyi nasıl seçtiniz, ve neden işletme?
C: Kariyeriniz hakkında kafa yorarken, en iyi yapabileceğiniz ve en cok faydalı olabileceğiniz yolda yürümeyi seçmelisiniz. Benim için her iki durum da geçerli. Akademik kariyer olarak, basamakları çıkmak, ve belirlenmiş aşamalardan geçmeniz gerekiyor, lisans eğitimindeki başarınız bu noktada çok önemli. Lisans eğitimimi Ekonomi bölümünde yaptıktan ve iyi sonuçlar aldıktan sonra, Master yapmaya karar verdim. Master`i bitirince akademik kariyer yapmak üzere üniversitede kalmayı düşündüm. Leicestre`de PhD yapmak için burs kazandım. Zor olmasına rağmen bu yolu seçtim, çünkü akademi bana zevk veriyor.
S: Management merkezinde sunulan programlar neler?
C: Managment bölümünde İşletme lisansı, Marketing, Finance ve Management Master programları; ayrıca iş ilişkileri, Finans, IT Marketing, Organisational Development ve Total Quality Managment konularında uzman kişilerce en üst kalitede MBA programıyla öğrencilerimize en yüksek seviyede eğitim olanağı sunuyoruz. Bu kursların birçoğuna, uzaktan öğretim ve yarı zamanlı öğretimle katılmak da mümkün.
Ayrıca, müthiş araştırma olanakları ve bilginin sınırlarını zorlayan oldukça verimli araştırma çalışmaları için PhD programı sunmaktayız. Dünya çapında merkezlerimiz var, ve şu an toplam 3000 MBA mezunu vermiş durumdayız.
S: Leicester Üniversitesi’nin çok kültürlü olduğunu söyleyebilir miyiz?
C: Bize olan talep yoğunluğunun önemli bir nedeni zaten bu. Dünyanın değişik yerlerine gitmenize gerek yok. Çünkü sunduğumuz çok etnikli ve çok kültürlü nüfus yapımız ile dünyayı ayağınıza getiriyoruz. Toplam 350 bin nüfusa sahip Leicester, sunduğu coğulcu etnik-kültürel yapısıyla, yurt dışından gelen öğrencilere gayet uygun koşullar yaratmakta.
S:UK hayatına nasıl uyum sağladınız?
Lisans üstü eğitim için ODA bursuyla geldim. Bölümden ciddi destek gördüm ancak, takdir edersiniz ki yeni ortama ayak uydurmakta doğal olarak zorluk çekiyordum. Kaldığım yurttaki arakadaşlarımdan, derste tanıştığım ve edindiğim sosyal çevremdeki herkes bu zorlukları aşmamda önemli katkı koymuştur. Gelmeyi düşünenlere tavsiyem, akademik hayata olduğu kadar, sosyal yaşantılarına da önem vermeleri; adaptasyon/entegrasyon açısından en iyi çözüm bu bence. Önceleri, kültürel şok yaşıyorsunuz, unutmayınız ki herkes bunu yaşamakta, yani yalnız değilsiniz. Arkadaşlarınızla konuşmak , ayrıca okutman ve öğretim görevililerinen yardım talep etmek, onlarla dertleşmek, daha kolay adapte olmanızı sağlayacaktır. Kıbrıs`tan geliyorsanız, UK`in eski kolonisi olduğunu düşünürsek ciddi bir kültürel şok yaşayacağınızı sanmıyorum, ancak dil problemi olabilir tabii. Dil ve enformasyon alanındaki sorunları gelmeden önce yapacağınız küçük hazırlıklarla aşabilirsiniz. Kıbrıs`ta öğretilen İngilizce, okul-formel İngilizce olduğundan, burada karşılaşacakları konuşma diline uyumda zorluk çekebilirler. Öğrencilere gelişlerinden önce, gidecekleri yer hakkında bilgi edinmelerini, yapısı, çevresi, yaşantısıyla ilgili bilgi edinmelerini tavsiye ederim.
S: Başlamayı düşünenlere ne gibi tavsiyeleriniz olacak?
C: Öncelikle eğitim görmek istedikleri bölümle ilgili detaylı araştırma yapmaları gerekiyor. İyi ve doğru karar vermeliler ki bitirdikten sonra pişman olmasınlar.
Okulun beklentileri, ingilizce dil hakimiyeti. İngiltere`de klasik eğitim sistemi devam etmekte, yani uzun essayler, okumalar, oldukçca detaylı materyaller....
Dil problemini çözmek, akademik başarı için olmazsa olmaz, problemlerin yaşanmaması açısından dil problemini aşmak şart. Sıkı çalışmak ve yaptıkları işe kendilerini adamaları gerekiyor, ayrıca akademik ve sosyal hayatta arkadaş edinmeli, ve her yönüyle sosyal ve akademik ortama entegre olmalıdırlar.
S: Müfredat dışı aktiviteler neler?
C: Üniversitemiz, uygun ücret dahilinde sunduğu geniş aktivite imkanarıyla eğlenmenizi sağlarken, ileride hatırlanacak güzel anılar bırakıyor belleklerde. Öğrenci birliğimiz bu anlamda önemli fırsatlar sunmaktadır. Öğrenci geliştirme merkezimiz de organizasyonları ile çok yönlü etkinlikler düzenliyor. Turkish Society yanında, Japanese Animation Society, Motorcycle society, tartışma grubu, sayılabilecek birkaç aktivite. Ayrıca, öğrencilerimiz tarafından Amserdam, Dublin, Berlin ve UK içinde çeşitli yerlere gezi turları düzenleniyor. Kampüste bulunan gym merkezi, ve geniş sportif aktiviteler, zinde kalmak açısından önemli imkanlar sunmakta.
S: Sizinki ile benzer bir kariyer planı yapan öğrencilere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
C: Yukarıda ifade ettiğim gibi, akademik kariyerin aşamaları vardır. Tam anlamı ile kendini akademik kariyere adamaya hazır kişilere bu konuda tavsiyelerim olabilir. Akamedik kariyer, uzun bir yol. Ancak oldukça zevkli ve denemeye değer, sonuçta işinizi sevmelisiniz. Hem öğretmekten, hem de araştırmaktan zevk almalısınız, tabii yönetsel görevleriniz de olacak. Dolayısiyle, sabırlı, anlayışlı ve merhametli olmalısınız. Ayni derecede meraklı, eğlenceli ve güçlü güdü gerekiyor .Öğrencilere neyi düşünmeyi değil, nasıl düşünebileceğini öğretmelisiniz ve işinize saygılı ve bağlı oldugunuzu hissettirmelisiniz; bunun öğrenciler üzerinde olumlu etkisi olacaktır. Benzer kariyer yapması konusunda ancak böyle etki yaratabilirsiniz. Lisans üstü öğretim yani PhD, son değil sadece bir başlangıç. Bugün geldiğimiz noktada PhD, öğretim üyesi olabilmek için yeterli değildir, devamlı araştırma yapmalı ve bunları yayımlamalısınız. Akademi`de çok geçerli olan `yayımla ya da yok ol` düsturu geçerli, bundan ötürü öğretim üyeleri yayımların kalitesi ve miktarı oranında seçilmekte ve değer bulmaktadır.
|