Evet, Londra’ya yaklaşık 35 – 40 kilometre uzaklıkta, yemyeşil ve tertemiz bir alan içerisine kurulu küçük bir kasaba olan Guildford, dünyaca ünlü üniversitelerden birine ev sahipliği yaparken; Surrey Üniversitesi adlı bu eğitim kurumu, 36 yaşında profesör ünvanı almış bir de Kıbrıslı Türk profesörü bünyesinde barındırıyor. Meluşalı ya da yeni adıyla Kırıkkaleli Profesör Ahmet Kondoz, üniversitenin Fizik ve Elektronik Bilimleri Okulu’nun İletişim Sistemleri Araştırmaları Merkezi’nde Başkan Yardımcısı, Multimedia İletişimleri Araştırma Grubu Başkanlığı ve ayrıca I Lab adlı ülkenin iletişim teknolojisi alanında araştırma yürüten en ünlü laboratuvarlarından birinin de sorumlusu olarak görev yapıyor...
Profesör Kondoz, 1958 yılında Meluşa’da doğdu... Lefkoşa’da Sedat Simavi Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Surrey Üniversitesi, Essex Üniversitesi derken yine Surrey’de, 36 yaşında profesör oldu. Kondoz, 40 yaş altı olup da bu üniversitede profesörlük ünvanı alan ilk ve tek öğretim görevlisi olma özelliğini de taşıyor.
Gerçek bir Kıbrıs aşığı... Köyünde evi, içinde binlerce zeytin ağacı bulunan bahçeleri, tarlaları var... Bir ara, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde de görev yaptı ama o günleri pek konuşmayı sevmiyor..
Şu anda iletişim teknolojileri alanında İngiltere’de en üst düzey uzmanlardan biri... Sadece İngiltere’de mi? Avrupa Birliği’nde de öyle...
Aklında sürekli “Kıbrıs” olsa da, O şimdilerde onlarca çok önemli araştırmanın yapıldığı bir okulda görevine devam ediyor... Üzerinde çalıştıkları dev ve karmaşık projelerin yanısıra, çok popüler olanları da var. Örneğin 2012 Olimpiyat Oyunları’nın güvenliği ile ilgili çalışmalarda, Kondoz ve ekibinin iletişim teknolojileri ile ilgili çalışmalarından da yararlanılacak.
Kıbrıs’ta traktörünün üzerinde, aya-ğında çizmeler, zeytin ağaçlarını sürerken çok dinlendiğini ve Gulidford yakınlarındaki evinin bahçesinde de Akdeniz ağaçları ve meyveleri yetiştirerek dinlenmeye çalış-tığını kaydeden Kondoz’dan, üniversite ve kendi bölümüyle ilgili olarak bilgiler aldık.
Kondoz, Surrey Üniversitesi’nin elektronik bölümünün dünyaca ünlü bir bölüm olduğunu, bunun sebebinin de bölümdeki elemanlardan kaynaklandığını kaydetti.
Sorumlusu olduğu I Lab adlı laboratuvarda, iletişim teknolojisi, internet, çeşitli buluşlar ve uluslararası üne sahip birçok şirkete ait projelerle ilgili çalışmalar yapılı-yor.
Bu laboratuvarda sadece teknik elemanlar çalışmıyor. Aynı zamanda üretilen birşeyin tüketici üzerindeki etkileri, tepkileri de incelendiğinden, psikolog ve sosyologlar da görevli...
I Lab, tamamen Kondoz’un hazırladığı bir proje üzerine kuruldu. Resmi açılışı 31 Mayıs 2005’te gerçekleşti. Zamanının önemli bölümünü bu laboratuarda geçiren Kondoz, aynı zamanda bölümünde ders de veriyor tabiiki... I Lab’ın yıllık kazancı yaklaşık 3.5 milyon Sterlin... Avrupa Birliği bünyesinde 50’den fazla projeye imza atıyorlar... Cep telefonları, broadband internet aracılığı ile evlere hizmetler verilmesi gibi alanlar dahil, çeşitli projeler var, ki tümünü anlayabilmek için, o alanda eğitimli olmak şart!
Profesör Kondoz’un en büyük amacı, 2008 yılına kadar, I Lab’ı kendi alanında Avrupa’nın gözbebeği yapmak...
Biz Kondoz hocaya, “Kıbrıs’tan öğrenciler gelmeli mi, gelecek olan öğrenciler ne yapmalı?” gibi, oldukça geniş bir konuda görüşlerini sorduk. Neler söylediğini kendi ağzın-dan dinleyelim:
“Buraya gelecek olan öğrenci bir karar vermeli... Okuyup da diploma mı alacak yoksa okuyup da birşeyler mi öğrenecek? Aileler de buna önem vermeli... Öğrenci, öğrendiklerini ileride bir alanda kullanacak mı yoksa sırf bir diploma mı almak istiyor? Eğer amaç diplomaysa, sakın gelmesin. Nereye isterse gitsin! Bu çok önemli... Malesef bizim çok iyi niyetli olan insanımız bu konuyu bilmeyebilir. Oğlum üniversite mezunudur, master yaptı falan diye övünür... Bu bir statü meselesi oldu. Ancak gerçekten hayatını üniversite eğitimi ile kazanacak olmaya karar verip vermemektir önemli olan.”
Profesör Kondoz, “öğrenci sizin okulunuzu, ya da bölümünüzü nasıl seçmeli? Hangi kriterlere göre seçmeli?” sorularına da özetle şöyle yanıt verdi:
“Research Assesement Exercise denilen bir sınıflandırma ya da sıralama mekanizması var... İyi bir eğitim için önemli olan iki şey var. Biri hammadde, diğeri de o hammaddeyi işleyecek usta... Hammadde öğrenci, usta da öğretmendir. Öğretmenler iyi olmalı ama öğrenciler de iyi olmalı.. Buna bağlı olarak, Research Assesement Exercise denilen değerlendirmede, hocaların kalitesi baz alınır. Hocaların yaptığı yayınların sayısı; bu yayınların en önemli dört tanesi değerlendirilir. Bu yayınların kaliteli yerlerde yayınlanıp yayınlanmadığı, bu yayınların teknolojiye etkisinin olup olmadığı değerlendirilir. Ayrıca her hocanın yetiştirdiği doktora öğrencileri önemlidir. Doktora öğrenci sayısı. Doktora bitirme süresi... Eğer süre uzarsa, değerlendirme de düşük not durumu ortaya çıkar mesela. Hocaların hangi kurumlarda, şirketlerde görev aldıkları, neler yaptıkları da çok önemlidir. Kısacası akademisyen kalitesi bir okulun seçilmesinde çok önemlidir. Teknolojiyle ilgili değerlendirmelerde, değerlendirilen bölümlere 1 ile 5 arasında puan verilir. 5 puan alanlar iyi okullardır. Ancak 5 ve yanına bir de yıldız alanlar daha iyilerdir. O da yetmez 5 puan, bir yıldız ve A harfi ile sınıflandırılmış olanlar, tercih edilmelidir. Şunu söyleyeyim; okuyup da adam olacaksan 5 puanlı ve 5 puan artı yıldızlı olanlar tercih edilmelidir. Yok amaç diplomaysa, daha önce söylediğim gibi, nereye gidersen git!”
Profesör Ahmet Kondoz, okulun eğitim ve araştırma kalitesinin yanısıra, öğrencilerin bir yeri tercih ederken dikkat etmeleri gereken diğer unsurlar konusundaysa şunları kaydetti:
“Ulaşım ve barınma çok önemlidir. Örneğin bizim okulun Londra’ya çok yakın olması bir avantajdır. Heathrow ve Gatwick havaalanları dibimizdedir. Ancak Londra’dadır ya da Londra’ya yakındır diye kalitesiz okul seçmek de olmaz tabii ki Surrey ulaşım açısından çok iyi bir konumdadır. Sosyal yanı iyidir. Suç oranı düşüktür. İklimi daha yumuşaktır. Kalitesi yüksek bir bölgedir. Ama tekrar ediyorum, teknoloji alanında bir okul bir üniversite seçilecekse, araştırma alanında çok iyi olması, en başta gelen tercih sebebi olmalıdır. Eski birçok politeknik şimdi üniversitedir. Buralarda araştırma değil daha çok öğretim vardır. Araştırma olmadan, bilgi vermek olmaz.”
Ahmet Kondoz, öğrencilerin bir okuldaki bölümü tercih ederken dikkat etmesi gereken önemli hususlardan birinin de, mezunlarının yüzde kaçının iş bulduğuna bakmaları olduğunu da ekledi. Kondoz, “bizim bölümden mezun olanların % 99.9’u iş bulmaktadır. Aslında bu rakam %100 dür ama öğrencilerimiz yurtdışına gittiği zaman bize bilgi vermiyor ya da alamıyoruz, bundan dolayı % 99.9’da kalıyoruz” dedi.
|