|
Karar anı çok zor.
Bölünmez parçalanmaz bir insanlık hali.
Tahmin edilenin ötesinde bir yerlerde olduğu için tedirgin edici.
Tehlikel masallar gibi yani.
Kahramanlardan biri her an yan çizebilir.
Yarı yolda kalabilirsiniz.
İki başlı bir dev yolunuza çıkabilir.
Kimle neyle uğraşacağınızı bilmeden sürükleniverirsiniz.
En kuytu dehlizlerde yolunuzu bulmak için bir işaret ararsınız.
İşaret aradıkça kaybolursunuz.
Karar anı kapıya yaklaşır birden.
Derken kapıyı çalar...
Kapıyı açtığınız esnada ya süzülür hayatınıza girer.
Ya da ne olduğunu anlamadan siz; ortadan kayboluverir.
Eeee, boşuna dememişler karar anı diye!
Saliselik hesaplar lazım.
Şaşmayan hesaplar.
Milimetrelik dengeler şart.
Bir öyle bir böyle olmaz.
Hazır hissettiğiniz an tetiği çekmek gibi birşey olsa gerek.
Bir saniye geç kalsanız hedefinize güle güle.
Karar vermek bu kadar zor işte.
Yerinde...
Usulüne göre.
Odaklaşarak.
Nefesi tutarak.
Beyni aynı yörüngede dolaştırarak.
Sınırlardan şaşmadan...
Doğru kararı verebilmek.
“Bizim doğrumuza” ulaşabilmek.
Caydırıcı tüm etkenleri ekarte ederek beyinimizdeki bulanıklığı giderebilmek önemli. Fikrimizde şaşmayan noktalar belirlemeliyiz.
Ne istediğimizi bilmeliyiz.
İstediklerimiz için savaşmalıyız.
Ne rehavete kapılıp yan gelip yatmak kurtarır bizi.
Ne de düşüncesizce adım atmak.
Acele etmeden, şairin dediği gibi ağır ağır çıkmalı merdiven basamakları.
Karar verilecek ana gelinceye kadar, gözden geçirilmeli geçmiş denen geçen giden şey.
Bu şart.
Bu bir kural.
Bu atlanılmaması gereken önemli bir nokta.
Geçmiş geçip gitse de, yaşayacağımız hayata bir şekilde müdahale eder.
Hükmeder.
Onla hesabı doğru kapatmadıkça, hayatlarımıza boyuna burnunu sokup durur.
Geçmiş büyük bir örnek zaten.
İnkar edilemeyecek “dersler”le dolu bir manzara.
Bugünümüzün reçetesi.
Bu nedenle karar anına geçmişe yapılan yolculuktan sonra varmalıyız.
En doğruya ulaşmak için.
En önemlisi de sonradan pişman olmamak için.
Geçmişteki pişmanlıklarımızı hortlatmamak için gözden geçirmeliyiz geçen gidenleri.
|