|
Uzaklık kavramı çoğu zaman canımızı acıtır.
İçimizi yakar...
Yüreğimizi burkar...
Acımızı depreştirir.
Kanatır!
Değememek...
Dokunamamak!
Paylaşımı çoğaltamamak...
Sevgiyi sindire sindire yaşayamamak!
Parmak uçlarımızda uzanıp sarılamamak.
Tutamamak.
Kucaklayamamak.
Derin bir nefesi onun gözlerine bakarak içimize çekememek.
Doya doya tadına varamamak!
Uzaklık böyle birşey işte.
Girdi mi araya herşey hayalden öteye geçemiyor.
Girdi mi araya engelleri koyuveriyor ortamıza.
Hep acabalar kuşatıyor hayatlarımızı.
Göremediğimiz görüntülerin esiri oluyoruz.
Duyamadığımız seslerin sürgününde yaşıyoruz.
Telefonun ucundaki sesle yetinmek zorunda kalıyoruz.
Git gide hassaslaşıyoruz.
Durgunlaşıyoruz, donuklaşıyoruz!
Burnumuzda tütüyor sevdiklerimizin kokusu...
Özlem derken bir de araya korku giriyor.
Özleme korku bulanıyor.
Depresif haller başlıyor!
Tedirginlik gelip başköşeye oturuyor.
Soframızın tadı kaçıyor.
Gözümüzün önünde başka...
Gözden ırakta bambaşka işte...
Olmadık düşünceler yıpratıyor bizi.
Kah ona buna çatıyoruz.
Kah sessizliğe bürünüyoruz.
Üşüdü mü, aç mı sorularını sormadan edemiyoruz.
Televizyonda haberleri dinleyip efkarlanıyoruz.
Hep yarını umut ederek yaşıyoruz.
Umut etmek en güzeli ama bazen yoruyor bizi.
Boyuna günlerin doğmasını, birbiri arkasına geçmesini bekliyoruz.
Günler geçtikçe, uzaklık da daralıyor.
Ama eninde sonunda uzaklık, yeni mesafelere gebe kalıyor...
Bu uzaklık çok tehlikeli.
Girdi mi araya bir daha zor çıkıyor.
Ayrıca hiç de adil değil uzaklık dediğimiz kavram.
Birilerine yaklaşırken, birileriyle aramıza barikatlar yerleştiriyor.
Sağ elimiz tutarken yakını, sol elimiz uzağa mendil sallıyor.
Sonra uzaktakilere gönderilmemiş yığınla mektup yazıyor ellerimiz.
Acıyı çoğaltmamak için yırtıp atıyoruz.
Hep içimize atıyoruz.
Uzaklığa nazireler düzüp durmadan ondan medet umuyoruz.
Uzaklara dalıp dalıp çıkıyoruz.
Bazen yanımızdayken birileri bu uzaklığı hissediyoruz.
Yanımızdakini uzanıp tutamıyoruz, değemiyoruz, koklayamıyoruz...
Ama araya okyanuslar ve kilometrelerce mesafeler girmesi kadar acımasız olamaz hiç birşey!
Gözümüzün önünde başka...
Gözden ırakta bambaşka işte...
|