2 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Kıbrıs'ta sağda güç operasyonu ve UBP'nin marjinalleşme eğilimi...

Hasan HASTÜRER
hasturer@kibris.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Nisan 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

LEFKOŞA- Kıbrıs’ta her bakımdan taşların yerinden oynayıp, yerini yeniden bulacağı bir sürece girdik.

Kıbrıs sorununda olağanüstü bir sürpriz gelişme olmazsa çözüm Kaf Dağının ardından da öte.

Kuzey Kıbrıs’ta AB üzerine seçim kampanyaları kurarak başarılı olan siyasi yapı, doğrudan ticaret tüzüğünde istenilen noktaya gelinememesi halinde yeni bir yol haritası hazırlığında. Bu konuyu önümüzdeki haftalarda daha ayrıntılı ele alacağım.

*              *          *

CTP’nin siyasi gücünü aşmak isteyen derin unsurlar Kuzey Kıbrıs’ta sağda bir seri operasyon başlattı.

Marjinal unsurları UBP içinde etkili konuma getiren bu merkezler UBP’yi sağdaki tek adres yapma çabasında.

Tahsin Ertuğruloğlu’nun, UBP Genel Başkanı seçilmesinin hemen sonrasında şunları yazmıştım...

“... Bazı arkadaşlar için kendi siyasi görüşlerini temsil eden siyasi partilerin dışındaki partilerin sağlıklı ve başarılı bir örgütlenme içinde olması arzu edilen değildir.

Benim görüşüm ise tam tersidir. Siyasi tercihlerimin en uzağında olan ve hayatım boyunca asla oy vermeyeceğim partilerin de çok başarılı bir çalışma içinde olmasını arzu ederim.

Çok partili demokratik sistemin vazgeçilmez unsuru olarak tanımlanan partiler çağdaş anlamda ne kadar sağlıklı ve güçlü olurlarsa topluma sunulacak siyasi seçenekler o kadar fazla olur, siyasetin kalitesi yükselir.

Bizdeki siyasi anlayışı azıcık incelediğiniz zaman karşımıza çıkan tablo şudur. Partiler enerjilerinin önemli kısmını öteki partileri karalamada harcar. Futboldan bir benzetmeyle güzel oynayarak değil, rakibinin kötü oyunuyla, kötü organizasyon zaafiyetiyle kazanmak isterler. Böyle olduğu içindir ki kalitesiz futbolun tribünleri boşaltması gibi kalitesiz politika da toplumun siyaset meydanlarını boşalttı.

* * *

Tahsin Ertuğruloğlu, konuştuğu zaman ne söylediği bir defada anlaşılan bir politikacıdır.

Türkçe konuşurken ne söylediği için tercümana ihtiyaç yoktur.

Siyasi çizgisi ve genel dünya görüşü benim uzağımdadır. Ama o görüşlerin sahibi olan partinin siyasi yelpazede yeri var. UBP merkez sağda köklü bir partidir. Sağlıklı bir parti olarak siyasi yaşamımızda var olmasında hem ülke hem de demokrasimiz açısından yarar olduğunda objektif yaklaşım içinde olan herkes mutlaka hemfikirdir.

Ertuğruloğlu, UBP'nin toparlanmasını sağlarsa öteki partiler de kendini daha fazla toparlamak zorunda kalacak.

Nasıl olsa kazanırım diye sahada laubali bir futbol sergileme eğilimleri de silinir böylece.

Bu yaklaşım ve beklentilerle koyu Fenerbahçeli Tahsin Ertuğruloğlu'na başarılar dilerim.”

*               *           *

Aradan yaklaşık üç buçuk ay geçti.

Tahsin Ertuğruloğlu’nun liderliğindeki UBP’nin yol haritası iyice ortaya çıktı.

Ertuğruloğlu’nun kendi tercihi mi, yoksa başkalarının, “derin” unsurların “hayır” diyemediği telkini mi bilmem ama ortaya çıkan tablo UBP’nin sağda marjinal parti olma tercihini yansıtıyor.

Siyasette kabul gören ortak bir yargı var. KÜÇÜK OLAN MARJİNAL DAVRANIR, MARJİNAL DAVRANAN KÜÇÜLÜR.

*             *          *

Ertuğruloğlu’nun Genel Başkan seçildiği UBP Kurultayı sonrası oluşan UBP yetkili kurullarında dikkat çeken isimler vardı.

UBP MYK’sına giren üç isim Çavlan Süerdem, Eyüp Zafer Gökbilen ve Zorlu Töre, dünya görüşleri ve siyasi duruşları çok iyi bilinen üç isim.

Bu üç ismin etkili olduğu, ya da bu üç ismi UBP en etkili organa taşıyan bir siyasi yapının demokrasi sınırları içinde geniş kesimleri kucaklayarak güç toplaması çok zorun ötesinde imkansız gibidir.

UBP’nin Londra’daki örgütündeki fanatik unsurları daha kötü kopyaları şimdi UBP’nin kaptan köşküne yerleşmiş gibi.

*           *          *

Bu satırların yazarı olarak Tahsin Ertuğruloğlu’ndan genel başkan seçilmesi sonrası çizgisinden sapma beklemezdim.

Sapma yapmadan UBP’nin muhafazakar bir parti çizgisinde görüşlerini daha kucaklayıcı bir dille seslendirmesini bekliyordum.

Şu ana kadar ki gözlemlerim yanıldığımı gösteriyor.

*            *          *

Birileri UBP’yi sağda en güçlü parti olarak gösterip, sağdaki kadroları UBP’de toplamaya çalışıyor anlaşılan. Ve de UBP’nin bu günkü yönetimi de o merkezlerin desteğinin halkın iradesini yönlendirmede etkili olacağını sanıyor.

Kısa vadede vaziyeti kurtarma olasılığı ne olur bilmem ama orta ve uzun vadede marjinalleşen bir UBP’nin küçülmesi kaçınılmazdır.

Bazıları bu süreçte DP’nin altını oymaya da çalışıyor.

DP kadrolarındaki fanatik sağa yakın isimlerden bazılarının DP’den istifa ederek UBP’ye geçmeye hazırlandıkları da kulaklarımıza gelen bilgiler arasında.

UBP, bana göre ciddi bir kumar oynuyor, ya da kumara sokuldu. Sağda marjinalleşen bir UBP mi yoksa daha demokrat bir DP’mi daha güçlü olacak?

Marjinalleşen UBP’nin işi kolay değil.

DP, ilk zamanlar kan kaybeder gibi olsa da kendini toparlayıp daha güçlü konuma gelebilir.

Siyasi kulislerde CTP’nin yeniden DP ile koalisyon kuracağı konuşulsa da DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, bunu inatla reddediyor.

*          *         *

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, çeşitli nedenlerle siyasete olabildiğince geriden başladı.

Kişisel kapasitesinin yeterliliği de tartışıldı.

Senelerce, bazıları Serdar Denktaş’a , “çocuk” muamelesi yapmak istedi.

Çok hataları olduğunda hiç kuşkum yok.

Ancak gelinen noktada siyaset gündemine nitelikli konu aktarımı dahil pek çok konuda en olgun siyasi tavrı DP ve lideri Serdar Denktaş’ın izlediğini söyleyebilirim.

Serdar Denktaş’ın söyledikleri kendi içinde tutarlıdır.

Geleneksel siyasi bir çizgisi vardır. O çizgisini terk etmeden pek çok konuya cesaretle yeni yaklaşımlar getirebiliyor.

En önemlisi kendi konumu güçlenecek diye demokrasi dışı yöntemlere, dış sayılacak müdahalelere itibar etmez.

İşte bu yanı Serdar Denktaş’a farklı düşünmeme rağmen saygımı besliyor.

*           *          *

Serdar Denktaş’ın Soyer’le Korgeneral Sarışık arasındaki “tokalaşmama” krizi sonrası yaşananlardan rahatsız olduğunu öğrenmiştim.

UBP ve DP’li belediyelerin son eylemlerinde rahatsızlığının en uç noktalara yükseldiği de bilgilerime geldi.

DP’li Belediye Başkanlarının, parti ile istişare yapmadan, DP’yi yok sayarak farklı yorumları besleyecek eylemlerin içinde yer alması Serdar Denktaş’ı DP Genel Başkanlığından istifa noktasına kadar getirdi. Olayı aktaran güvenilir bir kaynak, “Son anda eşi Müge Denktaş’ın engelleyici tavrı olmasaydı Serdar Denktaş, geri adım atmama koşuluyla DP Genel Başkanlığından istifa edecekti” dedi.

*            *         *

Tüm bunlar yaşanırken ÖRP’nin konumu ne olur?

ÖRP için farklı yorumlar yapılıyor. ÖRP içinde farklı çıkar gruplarının etkinlik savaşı partiyi daha yolun başında yaralarken, bir başka görüşe göre UBP’yi güçlendirme operasyonunu başlatan merkezlerin ÖRP’yi iyice gözden çıkardı.

   1053 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Bunun adı olsa olsa KKTC demokrasisi
22 Ekim 2008, Çarşamba   Kuzey Kıbrıs'tan çeşitleme
15 Ekim 2008, Çarşamba   Kıbrıs'ta görüşmleler devam etmesine ediyor da...
20 Eylül 2008, Cumartesi   Kıbrısımız adına, endişe duyuyorum, korkuyorum...
04 Eylül 2008, Perşembe   "Ne olacak bu Kıbrıs meselesi?" diye, diye...
28 Ağustos 2008, Perşembe   “Ya Taksim, Ya ölüm” el değiştirdi.....
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Yüz değil, bin fırın ekmek da yetmez...
08 Ağustos 2008, Cuma   En kötü barış en iyi savaştan iyidir
31 Temmuz 2008, Perşembe   Bir yanda Kıbrıs görüşmeleri, öte yanda CTP’nin sancıları...
25 Temmuz 2008, Cuma   "Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor"



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital