2 Aralık 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [2]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Milliyetçilik yükseliyor mu yoksa can mı çekişiyor?

Koray DÜZGÖREN
koray@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Mart 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Son yapılan bir araştırmaya göre milliyetçilik Türkiye’de yükseliyor ve AKP de MHP ile birlikte ‘en fazla milliyetçi’ parti konumunda.

Araştırma 7 coğrafi bölgede yer alan 31 ilde, seçilen yaklaşık 2300 kişi arasında yapılmış.

Bu araştırmanın sağlıklı olup olmadığını, güvenilirliğini tartışmak için bazı bilimsel  değerlere uyulup uyulmadığı, soruların nasıl hazırlandığı ve sorulduğu gibi teknik bazı ölçütlere başvurmamız gerekiyor.

Ama bunlara hiç gerek kalmadan Türkiye’de son iki yıldaki gelişmelere bakarak bu sorunun cevabını vermek de mümkün.

Türkiye’de milliyetçiliğin özellikle son iki yılda yükseltildiğini ( Yükseldiğini değil, yükseltildiğini) görmemek için kör olmak gerekiyor.

Son iki yıldır meydana gelen linç olaylarına, Kürt meselesinde, Ermeni katliamı ile ilgili meselelerde ve genel olarak resmi politkaya ters düşen, tabulara karşı çıkan görüşlerin ifade edilmesi vesilesiyle ortaya çıkan milliyetçi, millici vesaire tepkilere baktığımızda bu durumu çok açık bir şekilde görebiliyoruz.

Hrant Dink cinayeti bu konuda  gelinen noktanın vehameti göstermektedir.

Milliyet’te yayınlanan araştırmaya bakılırsa, AB ile müzakerelerde gelinen nokta, Kuzey Irak'taki gelişmeler ve Hrant Dink cinayeti sonrası yaşananlar toplumda milli refleksleri arttırmış. Halkın yüzde 50.1'i Türkiye'de son zamanlarda milliyetçiliğin yükseldiğini düşünüyor. 'Hayır' diyenler yüzde 30.4 oranındaymış.

Araştırmanın geri kalan bulgularını burada ele alacak değilim.

İlk bakışta bu araştırmayla  iki yıldır gözle görünen gerçekler arasında bir paralellik, bir uyum varmiş gibi görünüyor.

 Bu tesbiti yaparken şunu unutmayalım:

Türkiye bu noktaya adım adım getirildi. Nasıl getirildiğini geçtiğimiz iki yıl içinde yazdığımız çeşitli yazılarda dile getirmeye gayret ettik.

İki yıldır Türkiye’de duygusallığı ön plana çıkarmaya müsait, işsizlik ve ekonimik sıkıntı işinde yaşayan ve geleceğe ilişkin bir umudu olmayan kitleler üzerine medyanın da neredeyse tamamının desteğiyle yoğun bir bombardıman uygulanıyor.

Buna psikolojik savaş deniyor.

Bunu yapanları artık herkes biliyor.

Bunu yapanlar Türkiye’de değişime karşı direnen güçler.

Çünkü son yıllarda Türkiye’de, şimdi bu, ‘milliyetçilik yükseliyor’ tezgahıyla engellenmeye çalışılsa da  birçok şey değişmeye başladı. AB süreci Türkiye’deki bu değişimi tetikliyor. Bu süreç ister istemez Türkiye’deki baskıcı, militarist devlet yapısının da değişimi için  dayatıyor.

Bu dayatmaya ve Türkiye’nin özgürleşerek bir dünya ülkesi olmasına karşı çıkanlar ellerindeki gücün, olanakların azalmasına dahi tahammül edemiyorlar.

Bunların başını silahlı kuvvetler ve onun denetimindeki  yargı, bürokrasi, medya ve üniversitenin önemli bölümü ile kendilerine sivil toplum örgütü adı takan, ama aslında bu güçlerin denetimindeki bazı kuruluşlar çekiyor. 

Bunu, Türkiye’de olanı olmamış, olmayanı da olmuş gibi göstererek ve kamuoyuna kıyasıya yalan da söyleyerek üstelik de vatanseverlik kisvesi altında, milliyetçilik tezgahıyla yapmaya çalışıyorlar.

Milliyetçilik dedikleri şey, aslında bir güç kavgası. İktidarı, güçü elden kaçırmama kavgası. Bu uğurda kitlelerin umutsuzluğunu, çaresizliğini ve iyi niyetli saflıklarını kullanıyorlar.

Bu güçlerin bu uğurda başvurmayacakları yol, yöntem yok.

Güvenlik denilerek, Türkiye’nin sürekli uçurumun kenarında bir ülke olduğu söylenerek ve ortalığa korku salarak, ülkenin sürekli diken üzerinde tulması bu nedenle.

Cumhuriyet’ten bu yana neredeyse hiçbir meselesinin çözülmemesi, Kürt meselesinin, Ermeni meselesinin  ve diğer meselelerinin çözülmeden kalmasının da tek sebebi bu.

Neyseki Türkiye’nin bu noktaya getirilmesinin ardında boyle bir sebep olduğunu söyleyenlerin sayısı giderek artıyor.

Mesela Mehmet Altan bunu eskiden beri dile getirenlerden biri.

Bu konuya ayırdığı son yazısında, Star’daki köşesinde,  “Milliyetçilik yükselmiyor, ölüyor” diyor. Ve soruyor:

“Türkiye epeydir çok hızlı bir şekilde modernleşiyor. Dış ticaret hacmi 222 milyar dolara ulaştı. Cumhuriyet tarihinin en büyük yabancı sermayesi son iki yılda geldi.
Köylülük çözülüyor. Esnaf nitelik değiştiriyor. Tabi ki bunun getirdiği bir sıkıntı var...
Tutunamayanların sıkıntısı... Bunun adı milliyetçilik olabilir mi?”
Sonra da milliyetçiliğin nasıl doğduğunu ve  şimdi geldiği noktayı anlatıyor.

“Milliyetçilik fikri... 1789’da Fransa’da doğdu. Burjuvaların... At koşturacakları bir piyasaya ihtiyaçları vardı. Piyasayı, ulus-devlet sınırları tanımladı...
Dış rekabeti de milliyetçilik engelledi. Burjuvazi gelişti, sermaye böylelikle palazlandı.
Şimdi artık böyle bir dünya var mı? Var ise 643 yıllık Fransız Frangı ne oldu?
Almanya ile Fransa arasında sınırlar neden kalktı? AB neden doğdu? “
Sonra da milliyetçiliğin geldiği noktayı anlatıyor:

“ Milliyetçilik dünün bir gereği idi. İnsan beyninin yaratıcılığı...
Yarattığı zenginlik... Sınırlı bir toprak parçasını çoktan aştı... Küreselleşti, gezegenleşti.
Milliyetçiliğin bir iki ülkedeki hayatiyeti de... Ölmeden evvelki son iyilik gibi...
Ölmeden evvelki son iyilik? Milliyetçiliği doğuran şartlar değişti.
Milliyetçilik yükselmiyor, ölüyor. Hatta öldü...
Ama cenazesi henüz kalkmadı. Bizde... ‘Milliyetçilik yükseliyor’ lafını duyduğumda...
Bunu... Hızlı modernleşme sürecinde sıkıntı duyanların...
Tutunamayanların ıstırabı olarak algılıyorum.
Onlar, üstlerine doğru gelen yeni bir hayattan duydukları korkuyu...
Bir güce sığınma isteğini... Milliyetçilik olarak isimlendiriyorlar.
Aslında istedikleri ümit ve güvence.
‘Dünkü yaşam’ milliyetçiliği doğurmuştu... Bugünkü yaşam ‘dünyalaşmayı’ doğurdu.
Tutunamayan, korkan insanlara... Güvence ve ümit verin...
Bakın ‘milliyetçilik’ kalıyor mu? “ diyor.

Sonra da Türkiye’nin şimdi içinde bulunduğu durumu dile getirerek soruyor:
”Tek soru... Bu ümidi kim yaratacak? Herkes ümitsizlik yarışındayken...
Ümidi yaratan... Bu ülkenin baş tacı olacak.”

Evet Türkiye’nin asıl sorunu da işte bu.

Ancak öyle anlaşılıyor ki o noktaya gelinceye kadar da daha çok acılar çekilecek.

   1084 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Dönüşü olmayan yol’ politikası kimseye fayda sağlamadı
22 Ekim 2008, Çarşamba   Gerginlik gerginliği, şiddet şiddeti körüklerken...
15 Ekim 2008, Çarşamba   Artık deniz bitti. Kimse eski masallara inanmıyor
01 Ekim 2008, Çarşamba   "Bu kriz bizi etkilemez. Bizim yardımlarımız var"
20 Eylül 2008, Cumartesi   "Birisi vurmadan kafanız çalışmıyor mu?"
31 Temmuz 2008, Perşembe   Kapatma ve Ergenekon davaları devam ederken Güngören provakasyonu
25 Temmuz 2008, Cuma   Ergenekon ve parti içi despotizmden güç alan darbe heveslileri
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ergenekon iddianamesi: Ne reddetmek. Ne de çok şey beklemek gerek
03 Temmuz 2008, Perşembe   Toz duman arasında Sivas katliamını unutmayalım
26 Haziran 2008, Perşembe   İsmi nedeniyle sınır kapısından çevrilen bir çocuğun hikayesi



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital