Örneğin, “Allaha şükür ben homoseksüel” değilim” ya da “İyi ki bizim oğlan i... değil” gibi lafları birçoğumuz ederiz, kullanırız.
Birine şaka olsun diye “homoseksüel”in argosu olan çok kelime kullanmaz mıyız?
Efendim samimiyetimizdendir!
İçimizden gelen bir şey değil!
Evet, samimiyetten ya da kızgınlıktan da olsa, birini “cinsel özgürlüğü”nü kullandığı gerekçesiyle “ayrı bir sınıfa” koymak, o cinsiyeti ya da cinsel tercihi “kötü” saymak suçtur.
Cinsel ayrımcılık yapmak ciddi bir hatadır.
Cinsel ayrımcılık gibi, ırksal ayrımcılık, yaşa bağlı ayrımcılık da yapamazsınız.
Cinsiyet ayrımı da yapamazsınız.
Mesela Türkiye ve KKTC’de gazetelere, “askerliğini bitirmiş 35 yaşından küçük erkek ve ehliyeti olan şoför aranıyor” diye ilan verirsiniz ama bu ilanı gören bir kadın sizi çatır çatır dava edebileceği gibi; 64 yaşında askerliğini bitirmiş erek bir şoför de dava edebilir.
İngiltere’de birçok kural değişti son zamanlarda.
İlk geldiğim yıllarda “black cofee” derdik!. Size sütsüz kahve verirlerdi. Ya da “white please” yani “beyaz lütfen” diye isterdiniz, sütlü kahveniz gelirdi.
Şimdi, “beyaz” ve “siyah” kelimelerini kullanmanız “hoş” değil!
Sütlü ya da sütsüz istediğinizi belirtirsiniz, o kadar!
Çok ilginç ve çok renkli bir kıyafet giyen “travesti” bir vatandaş çıktı karşınıza diyelim!
Vatandaş o kıyafeti zaten ilgi çekmek için giymiş!
Siz de o kadar ilginç ki, dayanamıyorsunuz. dönüp dönüp bakıyorsunuz!
“Bakışlarından rahatsız oldum, beni taciz etti” dese, inanın ki polis sizi sorgular!
Daha da önemlisi, “bana ayrımcılık içeren bir laf söyledi” dese, hapı yutmuş durumdasınız!
Ve Emre Belözoğlu!
Emre, Türk futbolunun önemli isimlerinden biri.
Son yıllarda Avrupa’nın en yetenekli oyuncuları arasında adı sayılıyor.
En büyük kulüplere transfer olma şansı bulunuyor.
Ama bu şansını kendi kendine yok ediyor!
Dediğim gibi ya bilerek, ya da bilmeyerek!
Emre’ye doğup büyüdüğü yerde, “Kürtlere, Ermenilere, Ruslara, İranlılara, Araplara, Yunanlılara” küfretmek öğretilmiş!
Evet!
Tarih kitaplarında hem de resmi kitaplarda Türkiye’nin birçok komşusu için “ırkçı” ifade yok mu?
Türkiye’de birçok gazetede, birçok siyasi partide “ırkçı” yazılar, konuşmalar yapılmıyor mu?
Emre de bu “ırkın” bir çocuğu!
Bu eğitimin bir yeteneği!
Belki de Türkiye’nin dünyaya ihraç ettiği en büyük yetenek!
Ama geçtiğimiz hafta bu yeteneği bitirdiler!
Daha doğrusu Emre kendi kendini bitirdi!
“Hayır yapmadıydım” diyor.
Kendisi de acentesi de “yapmadım”da ısrar ediyor!
Ama, önce Everton ile bir maçta “Afro Karayip” kökenli bir oyuncuyla ilgili söylentiler çıktı!
Sonra Bolton’da oynayan El Hadji Ousseynou Diouf’a ırkçı ifade kullandığı ortaya atıldı.
Bu oyuncuya da “maymun” demiş! Ama “maymun” kelimesinin öncesine, her Türkün İngiltere’ye geldikten sonra öğrendiği “fu…g” kelimesini eklemiş!
Yargısız infazın anlamı yok!
Ancak Daily Mirror El Hadji Ousseynou Diouf ile ilgili iddiayı ortaya attıktan sonra, Cumartesi günü Watford’lu başka bir futbolcuya da Emre’nin ırkçı hakaret yaptığını savundu ve spor sayfasının yani arka kapağının manşetini Emre’ye ayırdı!
Hiç tereddütsüz de, “Şutlayın gitsin” gibisinden başlık attı!
Neden?
İngiltere gerçekten ırkçılığa müsamaha göstermiyor.
Irkçılık yok mu?
Vardır elbette.
Örneğin polis, Müslüman sakallıları ve siyah renkli insanları daha sık durdurup yokluyor.
Afro Karayip ve Asya kökenli sanıklar, beyaz sanıklara oranla daha çok hapis cezası alıyor.
Örneğin hakim karşısına çıkan her 10 beyazdan üçü hapse gönderiliyor ama hakim karşısına çıkan Afrikalıların onda dokuzu kodese gidiyor!
Elbette ırkçı İngiliz sayısı da çok fazla!
Ama “ırkçılık yapmak” suç!
Bence Emre bilmiyor!
Emre’ye bir sezon için birkaç milyon Sterlin veren işvereni, yani kulübü, ırkçılıkla ilgili eminim sözleşmesine madde koymuştur!
Yani Emre eğer Futbol Federasyonu tarafından suçlu bulunursa, bir kuruş tazminat almadan “şutlanabilir”.
Eğer Emre’nin sözleşmesinde “ırkçılık”la ilgili madde yoksa, o zaman kurallar yine kulüpten yana olur!
Emre ırkçılık yaptığı ispat edilirse, tıpış tıpış Türkiye’ye döner ve Avrupa’da hiçbir takım, çok istese bile O’nu transfer edebilme cesaretini gösteremez!
Tekrar ediyorum, bizim argo kültürümüzde, Türkiye’de ve KKTC’de “şaka” saydığımız, örneğin Kıbrıs’ta esmer olan herkese “n’apan be Arap?” diye hal hatır sorduğumuz seslenişler, Avrupa’da suç sayılır.
Küfür etmiş gibi olacağım ama “n’oldu be i…. da dün gelmedin?” gibi soruları çok kullanmaz mıyız?
Evet!
Irkçılık bir kültürdür!
Ve bu kültür dünyada bizdekinden çok farklıdır!
Kültürler, birbirine çok uzak, birbirinden çok fraklı olabilir ama önemli olan uyum içerisinde yaşayabilmeleridir…
Size şaka gelen, başkaların ciddi gelebilir!
Emre, ırkçılığın zaman zaman şaka olarak rahatlıkla kullanıldığı bir kültürün parçasıdır.
Dikkat etmek, öğrenmek zorundaydı!
Profesyonellik bunu gerektirirdi!
Şimdi tüm Galatasaraylılar kızacak ama, Emre’nin oynayabileceği tek takım Galatasaray!
Emre, bana göre önce bilgisizliğinin sonra profesyonel hizmet aldığı acentesinin ama hepsinden öteye, ırkçı Türk kültürünün kurbanı oldu!
Emre, bitti!
Değil ayaklarıyla, çok affedersiniz ama cinsel organıyla penaltı çekme yeteneği olsa, Avrupa’da hiçbir takımda artık forma giyemez!
Üstelik de suçu ispat edilmediği halde! |