|
Şöyle sırtı rahatça dönmek.
Gözleri kapamak.
Derin bir oh çekmek.
Deliksiz bir uyku uyumak.
Karşı dağları yıkmak.
Güne tasasız uyanmak.
Yeni doğan güne karşı gerinmek!
Kaygıları kapı dışarı etmek...
Ayakları üst üste atmak.
Yan gelip yatmak.
Ayaklarımızı uzatıp en çok sevdiğimiz programı tadına vararak seyretmek...
Ve uzayıp giden bir liste!
Peki bu listenin ne kadarına sahibiz?
Kendim için söylüyorum; hiçbirine...
En azından şu an için hiçbirine.
Sakın yanlış anlamayın, dert yanmıyorum!
Hayatın neresinde durduğumuz asıl önemli olan.
Ve bundan da önemlisi nerede durmak istediğimiz.
Seçme hakkı bizimse nedenlerden ve sonuçlardan şikayetçi olmamalıyız.
Hele hele sonuçlardan hiç şikayet etmemeliyiz.
Bir kervansa bizimkisi, hangi handa durup soluklanacağımız bizim tercihimiz.
Şimdi, şu anda yüzümü nere dönsem “karmaşa”nın bir mıknatıs gibi beni çektiğini görüyorum.
Ve hemen akabinde ben çekiyorum karmaşanın ta kendisini.
Bundan zevk alıyorum.
Tarfisiz bir haz benimkisi.
Gözlerime girmeyen uykuyu özlemekten büyük zevk alıyorum.
Hiç şikayet etmiyorum.
İçten içe söyleniyorum ama dışımı hala gülümsetmeye çalışıyorum.
İç içe geçmiş dairelerin beni kuşattığını hissediyorum.
Etrafım yığın yığın telaşla kaplı!
Çekip alamıyorum kendimi.
Atamıyorum uzaklara.
Dalgalarla boğuşuyorum adeta.
Fakat o dalgaları hep istiyorum hayatımda.
Onlarsız tadım tuzum eksik gibi.
Bazen beni aşıyor karşımdaki tablo.
Ulaşamıyorum, yetişemiyorum.
Beni içine alıyor kimi zaman kayboluveriyorum.
Eğilmeler bükülmeler başlıyor bir süre.
Derken adımlarımı yeniden denkleştiriyorum.
Aklıma getiriyorum “tercihlerimi”.
Ve hemen kendime geliyorum.
Tasasız bir güne özlem duyarak tan vakti dalıyorum uykuya.
En güzeli huzurumdan hiç birşey eksiltimiyorum.
Ufalanıyor bazen kurduğum sistem.
Çarkın dışına çıkıveriyorum aniden.
Sonra yeniden toparlanıyorum.
Bildiğim ahenk söz konusu.
Ben bu nakaratı defa defa yaşıyorum.
Tercihlerimi hatırlatıyorum kendime önce.
Sonra da şikayetçi olmamam gerektiğini.
Hayatın neresinde isek o kadar gitmişizdir.
Ve neresinde olmak istiyorsak o kadar gitmemiz gerektiğidir önemli olan.
Gerisi boş.
İster dere tepe düz.
İster az veya uz!
Hiç farketmez.
Yan gelip yatmaktansa dosdoğru gitmek en güzeli.
|