22 Kasım 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Bir rüya gerçek oldu
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [1]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Yaklaşan seçimler ve göçmenler

Ali KESKİN
ali@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Londra. Dünyanın en kozmopolit şehri. Türkiyeliler, Hindistanlılar, Pakistanlılar, Bangladeşliler, Polonyalılar, İranlılar, Iraklılar, Rumlar, Somalililer, Karayiplilier ve diğerleri… Dünyada en fazla etnik, ırk, millet, din ve dilin birarada yaşadığı kent. Londra dendiğinde ilk akla gelen kavramlar “çok kültürlülük” ve “tölerans”. Her ne kadar New York, Paris, Toronto gibi şehirler de kozmopolitan bir yapıya sahip olsa da bunların hiçbirinin Londra kadar güçlü olmadığı bir gerçek. 

Gazeteci Leo Benedictus Londra’nın etnik yapısını incelediği çalışmasında şehrin etnik ve kültürel haritasını çıkarmıştı. Benedictus, Londra\'da yaşayan Türk, Kürt ve Kıbrıslılara da geniş bir şekilde yer verdiği yazısında, Londra\'da yaşayan yabancıları, etnik, kültürel ve dini inançlarına göre gruplara ayırdı ve Londra\'daki Türkiyeli Türk ve Kürt nüfusunun oranını 200 ile 250 bin arasında gösterdi. Londra aynı zamanda İngiltere’nin ve dünyanın finans merkezi. İngiltere’de ülke gelirinin yüzde 7’si bu kentte karşılanıyor. Her ne kadar bazı kesimler Londra’da göçmenlerin ekonomiye katkısını görmezden gelse de, uzmanlar bu katkının olağanüstü büyük olduğunu söylüyor. İşte yaklaşık 300 ayrı dilin konuşulduğu ve nüfusu 10 binden fazla olan 50\'den fazla topluluğun bir arada yaşadığı bu dünya kenti,  1 Mayıs günü yapılacak olan yerel seçimlere hazırlanıyor. Seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı (GLA), Londra Belediye Meclisi (London Assembly) ve  Londra Belediye Meclisi Londra Geneli (London Wide Members) üyelerinin belirlenmesi için oy verilecek. Bu yılki seçimler her ne kadar ‘Kızıl Ken’ lakaplı Ken Livingstone ve Muhafazakar aday Boris Johnson arasında geçiyor gibi gözükse de asıl büyük tehlike faşist parti İngiltere Ulusal Partisi (BNP)’nin bu yılki seçimlerde mecliste sandalye kazanma olasılığının güçlü olması. 

Son yıllarda, İngiltere’de yaşanan işsizliğin ve ekonomik krizin sorumlusu olarak göçmen emekçileri görenlerin sayısı artmıştır. Bu nedenle de kamuoyunun önemli bir kesiminde yabancı düşmanlığı büyümüş ve bütün toplumsal katmanlar arasında da hızla yaygınlaşmaya başlamıştır. Yaşadığımız ülkede ırkçılığı ve yabancı düşmanlığını slogan haline getirmiş ve her geçen gün giderek güçlenen siyasi partilerin varlığını hepimiz biliyoruz. Yabancı düşmanlığını ve ırkçılığı temel politika olarak ele alan bu partiler, genel ve yerel seçimlerde sürekli olarak göçmen emekçileri birer “seçim malzemesi” olarak kullanmaktan da geri durmuyor. Üstelik, ükelerinde güncel olan ekonomik krizin ve işsizliğin en önemli sorumlusu olarak bizleri gördükleri halde.  

 

Son yıllarda dazlak kafalı İngiliz Ulusal Partisi (BNP) taraftarlarının sayısının git gide artmasının asıl nedeni de bu politik anlayıştır. Bu nedenle de Müslümanların İngiltere toplumuna zarar verdiğini savunan radikal milliyetçi BNP adayları Doğu Londra caddelerini dolaşıp, \"eğer Londra\'nın tekrar eski haline dönmesini istiyorsanız BNP\'ye oy verin”  şeklinde yazan broşürleri ellerini kollarını sallayarak dağıtabiliyor. BNP’nin seçim kampanyası için Londra\'da 1950\'li yıllarda ve şimdilerde çekilmiş iki fotoğrafı gösteren bir broşür kullanıyor. Bir sokak partisinde çekilmiş ilk fotoğrafta, gülümseyen onlarca beyaz kadın görülüyor. Diğer fotoğraftaysa, peçeye yüzlerini kapatmış olan ve biri zafer işareti yapan üç Müslüman kadın dikkat çekiyor.   Nazi propagandası saçmalıkları taşıyan bu broşürler şimdi Londra’da özellikle beyaz İngilizlerin yoğunlukta olduğu evlerde posta kutularına atılıyor.

 Ancak yabancıların da kendi sorunlarına yeterince sahip çıkmaması ve aktif olarak politikadan uzak durması BNP’nin güçlenmesini kolaylaştıran bir başka gerçek.  Londra’da etnik azınlık toplumu üyelerinin temsil oranı en düşük grup olduğu belirtiliyor. Bu seçimlerde göçmenlerin bulundukları ülkelerin gelişmişliğine ve ekonomik kalkınmasına önemli katkılarda bulundukları gerçeğini kabul ederek ayrımcılık yapanlara ve ırkçılıktan medet umanlara karşı olan adaylar da var. Şu andaki Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Ken Livingstone bunlardan biri. Her ne kadar kendi partisi bu konuda başarısız bir karneye sahip olsa da Ken’in göçmenler ve sığınmacıların kalbinde her zaman ayrı bir yeri olduğu bir gerçek. Ken dışında göçmenlere en yakın olan diğer adaylar arasında Sol Liste (Left List) adayı Lindsey German ve Yeşiller’den Sian Berry var. Özellikle Güney Londra’da polis şefi olarak çalıştığı yıllarda bölge halkının sempatisini toplayan Liberal Demokrat Brian Paddick’ de göçmenlerin bir diğer tercihi olabilir. Tabii bu arada Belediye Meclisi için bizden olan adayları da hatırlatmakta yarar var. Liberal Demokrat Parti’den Meral Ece’nin bölgesi Waltham Forest. Sol Liste adayı Sait Akgül’ün ise Enfield ve Haringey.

Göçmenler olarak 1 Mayıs günü sandığa giderken özellikle, son yıllarda hem Londra hem de İngiltere genelinde işsizlik, eğitim ve öğretim sorunları, konut edinme, göçmenlere karşı hayatın her alanında uygulanan ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve ırkçılığı göz önünde bulundurarak gideceğiz. Oyumuzu kullanırken de tabii ki adayların etnik kökenine veya dedelerinin etnik kökenine göre değil, bu gerçekleri düşünerek kullanacağız.

 

   1467 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Büyükler günahlarınızın bedelini çocuklara ödetmeyin
22 Ekim 2008, Çarşamba   Çözüm ne değildir?
15 Ekim 2008, Çarşamba   Anlatın bakalım Engin Ceber nasıl öldü ?
01 Ekim 2008, Çarşamba   Thatcher'lı yıllar ve Anti Poll Tax Hareketi
20 Eylül 2008, Cumartesi   Ali Aktaş'ın son mektubu
04 Eylül 2008, Perşembe   Kraliçe'nin Muhafızları 200 yıllık kalpaklarını çıkaracak mı?
28 Ağustos 2008, Perşembe   1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barış çağrısı: Çocuklarımız ölmesin
13 Ağustos 2008, Çarşamba   İngiltere’de yeni dönem
08 Ağustos 2008, Cuma   Önce yeryüzü
01 Ağustos 2008, Cuma   Kanlı Tarih



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital