22 Kasım 2008
ARŞIV




ÇOK OKUNANLAR
David Haye fights for heavy weight championship
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu
Day-Mer Yönetim Kurulu güncel gelişmelere ilişkin bir basın bildirisi yayınladı
Simithane de Karadeniz Gecesi
Kıbrıslı Türkler turizmde önemli bir pazar
Federasyondan görkemli Cumhuriyet Balosu
İnşaat sektöründe 50 yıllık güvence
Müzakereler zorlu ama yine de anlaşma mümkün
Bir rüya gerçek oldu
Yerel demokraside temsil sorunu

YORUMLANANLAR
Boris Johnson dan Cumhuriyet Resepsiyonu [1]
David Haye fights for heavy weight championship [1]
Cyprus seeks to extend MoU [1]
C4C event calls all UK Cypriots to discuss a Cypriot-led solution to the Cyprus issue [1]
Conservatives pledge priority for Cyprus [2]



Bethlehem'de güneşi göremeyecek olan çocuklar

Ali KESKİN
ali@toplumpostasi.net

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Şubat 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Filistin’de güneşli bir gün. Oğlunu bir şeyler almak için bakkala gönderen anne, ‘eğer verdiğim para artarsa üstü senin olsun’ diye seslenir arkasında. Çocuk neşeyle annesinin istediği şeyleri almak üzere marketin yolunu tutar. Alışverişten sonra biraz parası artmıştır. Artan parayla kendine biraz şeker almak ister. Bakkalın sahibine şekerlerin fiyatını sorduktan sonra, artan paranın istediği şekerleri almaya yetmediğini fark eder. Her gün alışveriş yaptığı bakkalı çok iyi tanıyan çocuk ona, ‘üstünü yarın ödeyebilir miyim?’ diye sorar. Bakkal sahibi gülümseyerek ‘olur tabii’ der. Çocuk şekerleri alır ve dışarı çıkar. Ama nedense birkaç adım attıktan sonra geri döner: ‘Belki yarın ödeyemeyebilirim. Sen en iyisi bunları geri al’ diyerek şekerleri iade etmek istediğini söyler. Satıcı şaşırıp, ‘Sorun değil. Ben onları sana hediye ediyorum’ der. Çocuk biraz düşündükten sonra bu kez, ‘tamam ama belki gelecekte de bunun karşılığını ödemek adına senin için bir şey yapamayabilirim’ der ve şekerleri iade ederek bakkaldan ayrılır.  Daha sonra Bethlehem bölgesinde, Nativity Kilisesi yakınlarında bir çocuğun vurulduğu haberi kulaktan kulağa yayılır. Çocuk ölmüştür. Anlatılanların detayları birbirinden farklı olsa da ortada gerçek olan tek şey vardır. Küçük çocuk bir İsrail askeri tarafından açılan bir ateş sonucu öldürülmüştür…

Filistin Taban Hareketleri Organizatörü (Palestine Grassroots Organiser) Samer Jaber’in anlattığı bu gerçek öykü, Filistin’de çocuk olmanın öyküsüdür. (Ya da çocuk olamamanın.) Çünkü Filistin’de çocuk olmak, çocuk olmadan büyüklerin dünyasında ezilmektir. Silah sesleriyle, savaşla, elinde taşla büyümektir. Ölümle kol kola yaşamaktır. İsrail’li çocukların imzalı füzelerine karşı savunmasız olmaktır.

Filistinli çocuğun vurulduğu ve Bethlehem olarak bilinen yer aynı zamanda Hristiyanlar tarafından kutsal kabul edilen bir bölgedir. Çünkü Hristiyanlar Hz. İsa’nın burda doğduğuna inanırlar. Arapça House of Meat, ‘Et evi’, İbranice de ise ‘House of Bread’, ‘Ekmek evi’ anlamına gelen Bethlehem dünyadaki en eski Hristiyan yerleşimidir. Bethlehem aynı zamanda  “Massacre of the Innocents” olarak tarihe geçen “Masumların Katliamı” olayının geçtiği yer olarak da  kabul ediliyor.

Binlerce masum çocuğun öldürülmesine neden olan olay Roma Krallığı tarafından, ‘Yahudilerin Kralı’ olarak tanımlanan Herodes döneminde gerçekleşmiştir. O yıllarda Herod'un zalim yönetimi altında insanlar yeni bir ‘Mesih’ umuduyla yatıp kalkmaktadır. Yahudi topraklarının her tarafında Mesih'i bekleyen, onun gelişi için hazırlıklar yapan insanlar vardır. Yığınların bu kurtarıcı beklentisi hem Roma yönetimi hem de Herod'un hakimiyeti için tehlike sinyalleri demekti.  Hareket hem Roma otoritesine hem de ona bağlı Yahudi yönetimine karşıydı. Böyle güçlü bir hareket bütün halkı putperest yönetime karşı ayaklanmaya teşvik edebilir ve bunun sonucunda da hem Herod yönetimine hem de Roma’ya zarar verebilirdi. Bu yüzden her iki yönetim kendilerine göre bazı tedbirler almışlardı. İncil, Herod’un bu nedenle Hz. İsa'nın doğumu ile ilgili haberleri öğrendiğinde Mesih'i henüz beşikteyken öldürmeye karar verdiğini bu iş için de bir katliam yapmaktan çekinmediğini yazar. İsa öldürülmeliydi ve güneşi görmemeliydi. Olay, Matta İncili'nde şu şekilde anlatılıyor:  “İsa, Kral Herodes’in devrinde Yahudiye'nin Bethlehem (Beytüllahim) kasabasında doğduktan sonra bazı yıldızbilimciler doğudan Kudüs'e gelip şöyle dediler: “Yahudilerin kralı olarak doğan çocuk nerede? Doğuda onun yıldızını gördük”... Kral Herodes bunu duyunca bütün Kudüs halkıyla birlikte çok tedirgin oldu. Tüm baş kahinleri ve ulusun din bilginlerini toplayarak onlara Mesih'in nerede doğacağını sordu. “Yahudiye'nin Bethlehem kasabasında” dediler. Bunun üzerine Herodes yıldızbilimcileri gizlice çağırıp onlardan yıldızın göründüğü anı tam olarak öğrendi. “Gidin, çocuğu dikkatle arayın, bulduğunuz zaman bana haber verin...” diyerek onları Bethlehem'e gönderdi. … Herodes, yıldızbilimciler tarafından aldatıldığını görünce büyük öfkeye kapıldı ve büyük bir katliam emri verdi. Onlardan tam olarak öğrenmiş olduğu zamana göre, Bethlehem ve tüm yöresinde bulunan iki ve daha küçük yaştaki erkek çocukların hepsini öldürttü. Böylelikle Yeremya peygamber aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelmiş oldu: “Ramah'ta bir ses duyuldu, ağlayış ve acı feryat sesleri! Çocukları için ağlayan Rahel, teselli edilmek istemiyor. Çünkü onlar yok artık!” Masum Katliamı sonucu kaç çocuğun öldürüldüğü değişik kaynaklara göre farklılık gösteriyor. Bazı kaynaklarda rakamlar binlerle, bazılarında on binlerle ifade ediliyor. Bu olayın doğruluk derecesi bilinmiyor. Ama bilinen bir şey var o da Bethlehem’de o tarihlerde bir katliam yaşandığı ve bu katliamının günümüzde de devam ediyor olduğu.  Bethlehem’de yüzlerce yıl önce İsrail çocuklarına karşı işlendiği söylenen katliam günümüzde Filistinli Müslüman çocuklara karşı devam ediyor. İngiliz Çocuklara Yardım Kuruluşu’nun (Save the Children) bildirdiğine göre Ocak 2007 ile Eylül 2007 tarihleri arasında İsrail askerleri 38 Filistinli çocuğu öldürdü. Eylül 2007 sonunda İsrail hapishanelerinde tutulan çocuk sayısı ise 335.

   1518 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Kasım 2008, Cumartesi   Büyükler günahlarınızın bedelini çocuklara ödetmeyin
22 Ekim 2008, Çarşamba   Çözüm ne değildir?
15 Ekim 2008, Çarşamba   Anlatın bakalım Engin Ceber nasıl öldü ?
01 Ekim 2008, Çarşamba   Thatcher'lı yıllar ve Anti Poll Tax Hareketi
20 Eylül 2008, Cumartesi   Ali Aktaş'ın son mektubu
04 Eylül 2008, Perşembe   Kraliçe'nin Muhafızları 200 yıllık kalpaklarını çıkaracak mı?
28 Ağustos 2008, Perşembe   1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barış çağrısı: Çocuklarımız ölmesin
13 Ağustos 2008, Çarşamba   İngiltere’de yeni dönem
08 Ağustos 2008, Cuma   Önce yeryüzü
01 Ağustos 2008, Cuma   Kanlı Tarih



  Reklam |  Künye |  İletişim |  Sık Kullanılanlara Ekle |  Açılış Sayfası Yap

© 2003 - 2006 Toplum Postası
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@toplumpostasi.net
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Toplum Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital