







|
|
|
Erdoğan'dan medyaya: Abdestimizden şüphe etmiyoruz ki, namazımızdan da şüphe edelim
|
|
|
|
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP Erzurum il kongresinde iktidarın icraatlarını anlattı ve muhalefete yüklendi. Yolsuzluklla mücadelelerini anlatırken, 'Bazılarının hortumları kesildiği için vaveyla kopardıklarını' öne süren Başbakan Erdoğan, muhalefet edenlere 'Kimse kalkıp milleti aldatmasın. Samimi, dürüst olsunlar'' dedi.Başbakanlığa ait uçakla saat 12.30'da Erzurum'a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'le birlikte Erzurum hava limanı sivil terminal binasının kordelasını besmele çekerek kesti. Olağan Genel Kurulun yapıldığı Cemal Gürsel Spor Salonu'na alkışlar arasında giren Başbakan Erdoğan, delegeleri ve partilileri selamladı. AKP İl Başkanı Ömer Tanfer yaptığı konuşmada, sadakati şeref olarak kabul ettiklerini belirterek, Başbakan Erdoğan'ın emrinde olduklarını söyledi. Genel kurulda bir konuşma yapan Sağlık Bakanı Recep Akdağ da Erzurum'un siyasi, ekonomik durumunun bir değerlendirmesini yaptı. MEDYAYA DA ÇATTISaat 13.45'te kürsüye gelen Başbakan Erdoğan ceketini çıkararak yaptığı konuşmada, yolsuzluğa öncelik verdi. Yolsuzluklarla ilgili olarak bazılarının hortumlarının kesildiği için vaveyla kopardıklarını savunan Erdoğan, kongrede yaptığı konuşmanın en ücra köşelere kadar götürülerek vatandaşlara anlatılmasını istedi. Erdoğan, şunları söyledi:"Yazılı ve görsel medya yaptıklarımızı hiç bir zaman anlatmıyor. Bakın bugün göreceksiniz 15'e yakın açılış yapacağız. Yarın gazeteyi açtığınız zaman, hemen hemen hiçbirinde istisnalar hariç açılışlarla ilgili bir haber duyamayacaksınız. Neden? Çünkü onlar bu heyecanı duymuyorlar, duyamıyorlar. Görsel medyada da bir çoğunda aynı şekilde, dedikoduları duyabilirsiniz ama bu açılışları izleyemezsiniz. Çünkü onlar da bu heyecanı duyamıyorlar. Erzurum'da az önce kordelayı kestik, Erzurum havaalanının yeni terminal binasının resmi açılışını yaptık. İnanıyorum ki Türkiye'de kimsenin böyle bir terminal binası yapıldığından haberi yok. Göreve geldiğimizde 3 Y'den bahsettik. Neydi bunlar, yolsuzluklar, yoksulluk ve yasaklar. Bunlarla mücadele edeceğiz dedik ve değerli kardeşlerim biz bu mücadeleye başladık. Önce yolsuzluk mücadalesi dedik ve tek tek hortumları kesmeye başladık. Hani zaman zaman bazılarının kopardığı vaveyla varya, işte bu vaveylanın altında yatan gerçek, hortumları kesiliyor da onun için. Bazıları bununla da kalmıyor, acaba Ak Parti'ye, Ak Partili yerel yöneticilere acaba nasıl iftira atabiliriz gayreti içine giriyorlar. Biz abdestimizden şüphe etmiyoruz ki, namazımızdan da şüphe edelim. Biz bu noktada kararlıyız.'' "BU İŞ KURUSIKI ATMAKLA OLMAZ''Zorunlu Tasarruf Mevduatı'nın 1988 yılından 2000 yılına kadar çalışanlardan kesildiğini hatırlatan Erdoğan, "Devlet, işcisine, memuruna borçlu olamaz'' diyerek geçtiğimiz 20 Haziran'a kadar 14 milyar YTL ödeme yaptıklarını belirtti. Şimdiye kadar hiçbir hükümetin Zorunlu Tasarruf Mevduatı'nı ödemeye yanaşmadığına işaret eden Başbakan Erdoğan, "Hükümetler niye bu parayı ödemedi? ANAP, DYP, CHP, DSP, MHP niye bu parayı ödemedi? Hani bunlar halkın yanındaydı? Bu iş kurusıkı atmakla olmuyor. Millet icraat istiyor'' dedi.Ardından İmar Bankası olayına değinen Başbakan Erdoğan, 'Zadeler' ve 'Zedeler'den bahsetti. Zadelerin saltanat sürdüklerini, zedelerin ise perişan olduklarını savunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İmar Bankası mağdurlarına 7 Milyar YTL ödediklerini, 1.5 milyar YTL borçlarının kaldığını anımsattı. İktidara geldiklerinde 'Merkez Bankası'nın kasasında 26 milyar dolar bulunduğunu, şimdi ise kasada 60 milyar dolar olduğunu anlattı. Yolsuzluklara batan bir iktidarın bu kadar parayı ödemesinin, tasarruf etmesinin mümkün olamayacağına işaret eden Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğunu tekrarladı. "KİMSE MİLLETİ ALDATMASIN''Yaklaşık 3 yıldan beri ilköğretim okullarında öğrencilere kitap verdiklerini, önümüzdeki öğretim yılında lise öğrencilerine de kitap vermeye başlacaklarını kaydeden Erdoğan, bu konuda muhalefetin eleştirisine, "Öğrencinin zengini, fakiri olmaz'' diye yanıt verdi. 'Haydi kızlar okula' kampanyasını başlattıklarını da kaydeden Başbakan Erdoğan ilköğretim, lise ve üniversite öğrencilerine ödedikleri burs miktarlarını tek tek sıraladı. Öğrencilere yapılan yardımları anneye teslim etmelerinin gerekçesini, "Babalar parayı duman etmesin'' diye açıkladı."Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyip yedirtmeyiz'' diyen Erdoğan, iktidara geldiklerinde IMF'ye 23.5 milyar dolar olan borcun 11.5 milyar dolara düştüğünü belirtti. "Ana ve yavru muhalefetin, iktidarları döneminde IMF'den akıl aldıklarını hatırlatan Erdoğan, "Halep ordaysa, arşın Erzurum'da. Kimse kalkıp milleti aldatmasın. Samimi, dürüst olsunlar'' dedi. 'Türkiye seninle gurur duyuyor' diye slogan atanlara, "Biz sizlerle gurur duyuyoruz'' diye karşılık verdi. DEMİREL'E GÖNDERMEÖzellikle gençlerin 'Tayyip baba' diyerek slogan atmaları üzerine Erdoğan, üstü örtülü olarak 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e gönderme yaparak, "İsterseniz sloganı değiştirelim. Çünkü bu ülkede çok babalar geldi geçti. Sonra biliyorsunuz, babaların çok çeşitleri var. Çok çeşitli babalar var. Ben onlardan olmak istemiyorum. O sınıfa beni koymayın. Ben bir kardeşinizim. Biz efendi olmaya gelmedik, hizmetkar olmaya geldik'' diye konuştu, Erzurum'un sağlık sorunlarını gidermek için çalışmaları anlatırken, Sağlık Bakanı Erzurumlu Recep Akdağ'ı uyaran Başbakan Erdoğan, "Recep bey, iyi dinle. Yanlışlık yapmayalım'' diyerek pratisyen, uzman doktor sayılarını verdi. Yaptırılan hastanelerin hizmete girdiğini anlatan Erdoğan, gençlerin yoğun tezahüratları karşısında, "Gençler durmak yok. Çok çalışacağız. 30 yaş altındaki gençleri bu salonda toplayın bir gece yapalım'' dedi. "BİZE İNANIN, GÜVENİN''Önümüzdeki yıl sonuna kadar hiçbir köyün yol ve içme suyu sorunu kalmayacağını ifade eden Erdoğan, "Sevgili anacığımın ayaklarını çamurdan kurtaracağız ki mutlu olalım'' diye konuştu. Deprem ve sel gibi doğal afetler nedeniyle dara düşen vatandaşların her zaman yanında olacaklarını söyleyen Erdoğan, Doğu Karadeniz'deki 6 kişinin hayatını kaybettiği selin ardından bakanların bölgeye gittiğini belirtti.Tarım ve hayvancılıkta ciddi adımlar attıklarına dikkati çeken Başbakan Erdoğan, 2006 yılı Doğurudan Gelir desteği, gübre ve mazot desteğini tek kalemde iki kerede ödeyeceklerini bildirdi. Erdoğan, "Biz sizi seviyoruz. Biz size inanıyoruz. Siz de bize inanın, güvenin. Bizi yalnız bırakmayın. Bu hükümet Ahmedin, Mehmedin değil. milletin iktidarıdır dedi.Alkışlar arasında konuşmasını tamamlayan Erdoğan, salondakileri ayağa kaldırarak 'Beraber yürüdük biz bu yollarda' şarkısını söyletti. Erdoğan'a Oltu İlçe Başkanı Kuddusi Aykut oltutaşı işlemelerden oluşan tesbih ve isimlik hediye etti. |
|
| 14 Mayıs 2008, Çarşamba |
23:46 |
Düzensiz uyku obezite nedeni! |
| 14 Mayıs 2008, Çarşamba |
23:44 |
Basralı babanın pişmanlığı |
| 14 Mayıs 2008, Çarşamba |
23:41 |
Anne sütü daha zeki yapıyor! |
| 08 Mayıs 2008, Perşembe |
00:53 |
Nergis, Burma'yı yerle bir etti! |
| 30 Nisan 2008, Çarşamba |
23:54 |
Manyak herif! |
| 16 Nisan 2008, Çarşamba |
21:38 |
BM'nin yeni Kıbrıs özel Temsilcisi Etiyopyalı Zerihoun |
| 09 Nisan 2008, Çarşamba |
22:03 |
Türk Hava Yolları Star Alliance'ın 20. üyesi |
| 26 Mart 2008, Çarşamba |
23:35 |
Ban Ki-Moon mutlu! |
| 30 Ocak 2008, Çarşamba |
21:02 |
Rio Karnavalı başladı |
| 16 Ocak 2008, Çarşamba |
21:51 |
Mona Lisa, Lisa del Gioconda! |
| Yorum Sayısı: 1 |
|
aysun özcura - kütahya- küyü bitmemi |
31 Ağustos 2006, Perşembe |
15:19 |
TÜRK'ÜM DİYEN SONUNA KADAR OKUSUN !!!!!!!!!!!!
Binlerce insanın hayatını almış ama karşılığında ömür boyu hayatta kalma
hakkı verilmiş olan şahıs yeniden yargılanacakmış. Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor...
Al bayrağa sarılı her şehit cenazesinde öne eğilmiş başları ve titreyen
sesleriyle "kanınız yerde kalmayacaktır" şeref sözünü verenler suskunlar
bugün.. Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor...
21 yaşında Mehmet gençliğinin baharında demir gibi sapasağlam çıktığı
köyüne belden aşağısı sakat ve tuvaletini bile tutamayacak halde geri
döndü. Yeniden yargılanacak şahsın döşettiği mayına basmıştı. Mehmet
yeniden yürüyemeyecek, Mehmet nişanlısı Fatma'yla aynı yastığa baş
koyamayacak ama onu o hale sokan yeniden yargılanacak. Neden ?
Çünkü Avrupa öyle istiyor...
Gençliklerinin baharında vatanlarını savunmak için silah altına giren ve
geçit vermez dağlarda teröristle savaşırken tertemiz alınlarından vurulup
toprağa düşen askerler yeniden yaşayamayacak ama onları vurduran şahıs
yeniden yargılanacak. Neden ?
Çünkü Avrupa öyle istiyor...
Alışveriş merkezinde hiçbir şeyden habersiz bakınırken içeri atılan yangın
bombalarıyla feci şekilde yanan kadın hayatının sonuna kadar yanık yüzüne
bakacak ama o bombayı oraya attıran yeniden yargılanacak. Neden ?
Çünkü Avrupa öyle istiyor...
Kocasıyla yeni tayin edildiği yere özel otomobilleriyle giderken yolları
kesilen ve kocası gözleri önünde taranarak şehit edilen Figen hemşirenin
gözleri hep yaşlı kalacak ama kocasını vurduran yeniden yargılanacak.
Neden ?
Çünkü Avrupa öyle istiyor...
Yıllarca terörle mücadeleye akıtılan milyarlar yüzünden binlerce gencimiz
işsiz,fakir ve aç. Hayatları boyunca eğitim görmelerine rağmen yere
serilen ekonomi yüzünden işsiz kalanların hayatları mahvolurken onların o
hale gelmelerine sebep olan terör belasını yaratan yeniden yargılanacak.
Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor...
Peki ya bu millet ne istiyor? Bir Allah'ın kulu da çıkıp bu milletin ne
istediğini sormayacak mı ? Ezilen, hor görülen,hakkı verilmeyen tersine
hep haksız çıkarılan her zaman bizler mi olacağız ?
Sandığa oy verip tepemize çıkardıklarımız, vergilerimizle okutup makam ve
rütbe verdiklerimiz,canımızı,malımızı ve namusumuzu kendilerine emanet
ettiklerimiz bir kere olsun bizim hakkımızı savunmayacaklar mı ?
Kanlarınız yerde kalmayacak sözlerine inandığımız halde baş katile hak
ettiği cezayı verdirmeyenler şimdi bir de karşımıza çıkıp bunu yeniden mi
yargılayacaklar. Böyle bir durumda bizler yerimizde uslu çocuklar gibi
oturup "Ölen öldü, giden gitti kalan sağlar bizimdir" mi diyeceğiz.
Karakol baskınında iki gün roket ve havan ateşi altında kaldıkları halde
direnip daha sonrada, "Daha fazla direnemeyeceğiz. Vatan sağ olsun "" son
mesajını geçtikten sonra birer birer şehit olan koçların telsizden gelen
seslerini unutup hayatımıza devam mı edeceğiz.
Hiç sanmıyorum.
Neden mi ? Çünkü TÜRK MİLLETİ BÖYLE İSTİYOR!!
|
|

|